Dr. Ful Uğurhan: Ucube sağlık sisteminin ceremesini çekiyoruz
- 09:30 3 Kasım 2017
- Güncel
Filiz Zeyrek
ADANA- Son bir hafta içerisinde iki hekim ile bir tıp öğrencisinin yaşamına son vermesine ilişkin konuşan Mersin Tabipler Odası Başkanı Dr. Ful Uğurhan "Kendileri korumalarla gezen yetkililer, bizleri yarattıkları ucube sağlık sisteminin getirdiği olumsuzlukların ceremesini çekmeye mahkûm bırakıyorlar” diyerek sağlık sektöründe düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade etti.
Mersin Tabipler Odası Başkanı Dr. Ful Uğurhan uzun çalışma saatleri, her geçen gün artan hasta yoğunluğu, fiziksel, sözel, duygusal şiddete maruz bırakılmak gibi etmenlerin sağlık personelleri intihara sürüklediğini kaydetti. İstanbul'da Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olan Yağmur Çavuşoğlu, Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi'nde görev yapan Pediatri bölümü asistan hekimi Dr. Ece Ceyda Güdemek ve Batman Bölge Devlet Hastanesinde görevli Kalp Damar Uzmanı Dr. Engin Karakuş arkalarında yoğun çalışma saatlerinin getirmiş olduğu yorgunluktan bahseden notlar bırakarak yaşamlarına son verdi.
Hükümetin “Sağlıkta devrim yaptık" sözlerini hatırlatan Ful, bir an önce bu sorunların çözülmesi noktasında bir şeyler yapılması gerektiğini belirtti. Devasa hastaneler yapılması yerine önce sağlık personellerinin sorunlarının çözülmesi gerektiğine vurgu yapan Ful, duydukları intihar haberlerinden dolayı sarsıldıklarını dile getirdi.
‘Bizleri savunmasız bırakıyorlar’
Ful, devamında şöyle konuştu: “Büyük emekler harcayarak kazandıkları tıp fakültesi, hekimlik mesleğine büyük umutlarla attıkları adım daha ilk başta kâbusa dönüşmüştü."
‘Şiddetsiz tek bir günümüz yok’
İnsan yaşamının sorumluluğunu taşımanın zaten başlı başına bir yük olduğunu bir de üstüne bozuk sağlık sisteminin getirdiği yükleri taşımak zorunda kaldıklarını ifade eden Ful, "Kendileri korumalarla gezen yetkililer, bizleri yarattıkları ucube sağlık sisteminin getirdiği olumsuzlukların ceremesini çekmeye mahkum bırakıyorlar, savunmasız bırakıyorlar. Şiddetsiz tek bir günümüz, tek bir saatimiz, hatta tek bir anımız geçmiyor. Çok yakın zamanda ilimizde yaşanan birkaç örnek bile durumun vahametini gözler önüne sermeye yetiyor" dedi.
Sermaye gruplarına değil halk sağlığına yatırım!
Ful hastanelerde can güvenliği sıkıntısını yaşadıklarını belirterek, şu örnekleri verdi: "Toros Devlet Hastanesi’nde bir uzman hekim 52. hastasını muayene ettiği sırada kapıda beklemekten sıkılan bir hastanın ‘siz öldürülmeyi hak ediyorsunuz’ sözlerine maruz kaldı. Bir aile hekimi, kimliğini kanıtlayamayan bir hastaya ilaç yazmayı reddettiği için bıçaklı saldırıya maruz kaldı. Gösterişli törenlerle açılan Türkiye’nin ilk şehir hastanesinde bir hemşire hasta yakınının bıçaklı tehditine maruz kaldı."
“Dışı boyalı, içi ise virane bu sağlık sisteminden derhal vaaz geçilmelidir” diye aktaran Ful, kaynakların büyük sermaye gruplarına değil halk sağlığına ve sağlık çalışanlarına aktarılması gerektiğine değindi.
‘Mücadeleyi büyütelim’
Ful, sağlık çalışanları ve yetkililere şu çağrıyı yaptı: “Bizleri hizmet verdiğimiz insanlarla karşı karşıya getiren, baskı altında tutan, uzun ve yoğun çalışma saatleri boyunca çalışmaya zorlayan, canımıza kast eden, tüketen bir çalışma ortamı yerine; bizim de sağlığımızı gözeten, işimizi verimli, bilimsel temellere göre yapmamızı sağlayan bir ortamı yaratmak öncelikle iktidarın görevidir. Bugün buradan tüm sağlık emekçilerini, bu görevi ısrarla yerine getirmeyenlere görevlerini hatırlatmak için yürüttüğümüz mücadeleyi büyütmeye davet ediyoruz."
Ful, son olarak yaşamını yitiren meslektaşlarının aileleri, yakınları ve sağlık emekçilerine baş sağlığı diledi.







