Alev Özkazanç: Kadın ve feminizm kazanımlarına saldırı var
- 15:18 3 Kasım 2017
- Güncel
İSTANBUL - "Yeni Küresel Feminizmin Yükselişi ve İmkanları" konulu konferansta konuşan Prof. Dr. Alev Özkazanç, Gezi ve 7 Haziran’ın bir umut yarattığını, ancak 2015’te yeniden bir ayrışmanın yaşandığını belirterek, kadın ve feminizm kazanımlarına bir saldırının olduğunu söyledi.
Heinrich Böll Stiftung Derneği, Taksim'de bulunan Nippon Otel'de "Duvarları Yıkmak, Köprüleri Kurmak: Yeni Küresel Feminizmin Yükselişi ve İmkanları" konulu konferans gerçekleştirdi. Konferans çok sayıda kadının tarafından dinlendi. Açılış konuşmasını kadın ve milliyetçilik alanındaki çalışmaları ile tanınan Yazar Nira Yuval Davis yaptı. Nira, bu konferansın olması ileriye gitmek için önemli bir çalışma olduğunu söyledi. Neo liberalizm üzerinde durarak örnekler veren Nira, “Neo- liberalizm, insanların kendi başarısızlıklarını kendisindeymiş gibi göstermeye çalışıyor” dedi.
‘Sınırların ötesinde bir dayanışma kurmalıyız’
Neo liberalizmin hastaneler olmazsa ayakta kalamayacağını sözlerine ekleyen Nira, “Bizim küresel feministler olarak görevimiz bunu görünür hala getirmektir. Bakım siyaseti, uzun vadeli yapıcı bir sosyal doku için geçerlidir. Her şeyden önce ne oluyor ne bitiyor bunu anlamalıyız. Sınırların ötesinde bir dayanışma kurmalıyız” diye belirtti.
Daha sonra medaratörlüğünü Doç. Dr. Sevgi Uçan Çubukçu’nun yaptığı “Kesişimsel feminizmin imkân ve sorunları” başlıklı oturuma konuşmacı olarak Prof. Dr. Alev Özkazanç, Prof. Dr. Andrea Petö katıldı. Alev, “Türkiye’de kadın hareketleri ve kesişimsellik sorunları” başlığını açarken, Andrea ise, “Kesişimsellik ve küresel dünyada feminist hareketlerin akıbeti” başlıklı sunum yaptı.
‘Gezi direnişi ve 7 Haziran umut olmuştu’
Prof. Dr. Alev Özkazanç, “Türkiye’de kadın hareketleri ve kesişimsellik sorunları” başlığını anlatarak, kesişimsellik kelimesinin 90’lı yıllardan bu yana kullanılan eski bir kavram olduğunu hatırlattı. Yakın bir tarihe değinen Alev, “Türkiye toplumu ve siyaseti çok belirgin milli, etnik, dinsel, cinsiyete dayalı sahne olan bir yer. Çok sert aidiyet siyasetine sahne olan bir yer. 2013 yılında Gezi direnişi ile başlayan ve 7 Haziran’da HDP’nin başarısı ile devam eden süreçte bir umut oluştu. Bu dönemde çok yönlü bir siyaset ile tanıştık” dedi.
‘Kadın kazanımlarına saldırı’
2013-2015 yılları arasında kadın hareketleri ve feminizmin özel bir rolü olduğunu vurgulayan Alev, bu süreçte muhalif alanın feministleştiğini gördüklerini dile getirdi. Bu tarihler arasında feminist hareketin rolünü açan Alev, “Türkiyeli feministler ve Kürt hareketleri açısından önemli bir etkileşim alanı ortaya çıktı” dedi. 2015 yılından sonra ağır bir sürecin başladığına dikkat çeken Alev, şunları ifade etti: “2013-2015 yılları arasındaki etkileşim, 2015 yılından sonra iktidarların sınırlar, bariyerler kurmak tecrit kurmak üzerinden ilerlediği bir süreç başladı. Bu yeniden bir ayrıştırmayı getiriyor. Kadın ve feminizm kazançlarına saldırılar var. Feminizm kesimler arası büyütmek ve genişleteceği katkıdır. Sınırların aşılması ve köprülerin kurulması için feminizmin daha özel bir katkısı olabilir” diye konuşmasını sonlandırdı.
Panel, Prof. Dr. Habil. Andrea Petö’nün, “Kesişimsellik ve küresel dünyada feminist hareketlerin akıbeti” içerikli sunumu ile devam etti.
Konferans, diğer panellerle devam ediyor.







