'Yeni Küresel Feminizmin Yükselişi ve İmkanları' konferansı sona erdi
- 17:12 4 Kasım 2017
- Güncel
İSTANBUL - İstanbul'da 'Yeni küresel Feminizmin yükselişi ve imkanları' konferansının son gününde kadınlar, mücadele ve barış çalışmalarına dair deneyimlerini paylaştı.
Heinrich Böll Stiftung, İstanbul'da küresel çapta demokrasi ve barış mücadelesindeki feminist ivmeyi sürdürmek amacıyla düzenlediği "Yeni Küresel Feminizmin Yükselişi ve İmkanları" konferansı ikinci gününde Taksim'de bulunan Nippon Otel'de devam etti. Uluslararası katılımcıların yer aldığı konferansın son günü "Yerel ve Küresel Olarak Örgütlenmek ve Direnmek 1" başlıklı oturum ile başladı.
'İnsan hakları söylemi geçerliliğini yitirdi'
Esen Özdemir'in Moderatörlüğünde başlayan ilk oturumda Kadın Hakları aktivisti Rima Athar, "Müslüman Dünyada LGBTİ Hakları için Örgütlenmek ve Direnmek" başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Ardından Aylime Aslı Demir, "Türkiye'de Sağ Popülizmin Yükselişi ve LGBTİ Hareketi" başlıklı sunumunda Türkiye deneyimlerini aktardı. Aylime, bugün açısından insan hakları söyleminin geçerliliğini yitirdiğini belirterek, bu anlamda uluslar arası kuruluşların da etkisini yitirdiğine dikkat çekti.
Son olarak Japon Amerikan asıllı Aktivist Emily Morgan Waszak ise, "İrlanda'da Kürtaj-Karşıtı Yasaya Karşı Kadın Protestosu" adlı sunumunda İrlanda'da Kürtaj mücadelelerini, örgütlenme ve mücadele deneyimlerini aktardı. Emily'nin İrlanda'da hazırladıkları bir videoyu gösterdiği sunumun bitmesinin ardından konferans, kadın ve feminist mücadelenin yöntemlerini, olanaklarını ve çeşitli bölgelerde ne şekilde sürdürüldüğüne dair yürütülen tartışmalarla devam etti.
'Müzakerelerde kadınlar çok etkili'
"Yerel ve Küresel Olarak Örgütlenmek ve Direnmek 2" oturumu ile devam eden konferansta Feminist Sosyolog Virginia Vargas, "Küresel Adalet, Demokrasi ve Latin Amerika'da Kadın Hareketi" başlığıyla bir sunum gerçekleştirdi.
Ardından "Türkiye ve Dünyada Kadınların Barış Hareketi" adlı sunumuyla söz alan Feminist Aktivist Feride Eralp, Kolombiya ve İrlanda'daki toplumsal kesimlerden, ilişkilerden ve çatışmalardan bahsetti. Feride, "Tüm bu çatışma süreçlerinde kadınlar gidip müzakereci oluyorlar. Yerel müzakereler var mesela kadınlar burada çok etkililer. Merkezi müzakerelerde kadınlar yoksa da yerel müzakerelerde ve pek çok müzakerede kadınların etkisi çok fazla" diye konuştu.
Feride, Türkiye'deki kadınların barış çalışmalarına dair ise, "Biz Barış İçin Kadın Girişimi'ni kurduğumuzda tam da Barış sürecinin yeni yeni başladığı, pek çok farklı kesimden kadının bir araya geldiği bir oluşumduk" diye kaydetti. Feride, barış sürecinin sonlanması ile birlikte bölgede ağır çatışmalı bir sürece girildiğine dikkat çekerek, kendilerinin de ülkenin batısında pek çok eylem ve dayanışma kampanyası örgütlediklerini sözlerine ekledi.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından ülke genelinde daha ağır bir süreç yaşatıldığını dile getiren Feride, "Biz savaşın Kürt bölgesinden her birimizin hayatının içine girdiğine tanık olduk. Sokakta karşıdan karşıya geçerken bile birbiriyle kavga eder hale geldik" diyerek, toplumda yaratılan çatışmacı- kutuplaştırıcı politikalara dikkat çekti.
'Suriyeliler bize ayna da oldular'
Ardından Sosyolog Aktivist Sanem Öztürk'ün, "Küresel Mülteci Krizi Karşısında Feminizm ve Dayanışma sunumuna geçildi. Sanem, dünya genelinde mülteci ve göç meselesine değinerek, konuyu Türkiye üzerinden anlattı. Sanem, "Suriyeliler aslında bize biraz ayna da oldular, kendimize bakmamızı sağladılar. Aslında Suriyeli mülteciler göçün de bir cinsiyeti olduğunu aklımıza getirdiler. Bu anlamda feministlere büyük görev düşüyor" dedi.
Ülkedeki Suriyeli kadınlarla yaptıkları anket ve araştırma çalışmalarından söz eden Sanem, "Biz Türkiyeli kadınlara taleplerini sorduğumuzda, 'Ulaşım ücretsiz olsun, 24 saat olsun, sokaklar aydınlatılsın' gibi şeyler geldi, ama aynı soruları Suriyeli kadınlara sorduğumuzda 'Ev bodrum katında olmasın, hava alabilsin, rutubetli olmasın' gibi cevaplar veriyorlardı" diye konuştu.
Sanem, Suriyeli kadınların yaşadıklarını ve kendisinin de çalışma yürüttüğü bir dernek ile birlikte Suriyeli kadınlara dair yaptıkları çalışmaları, tanık olduğu hikayeleri anlattı.
Soru-cevap şeklinde devam edilen konferans, yapılan forumun ardından kapanış değerlendirmesiyle sona erdi.







