25 Kasım’a giderken: Örgütlülüğü büyütmek için alanlara!

  • 09:18 7 Kasım 2017
  • Güncel
Beritan Canözer
 
İSTANBUL - Taleplerinin, kadınların gücü ve kararlılığı kadar büyük olduğunu dile getiren KCDP avukatlarından Leyla Süren, “Örgütlülük bizim için çok önemli. 25 Kasım’da kadınlar olarak örgütlülüğümüzü büyütmek için alanlara çıkacağız” dedi. 
 
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla eylem takvimi hazırlıklarına başladı. 25 Kasım’da tüm kararlıkları ile alanlarda olacaklarını söyleyen kadınlar, bu yıl her geçen yıldan daha güçlü ve örgütlü bir eylemsellikle sokakları zapt edeceklerinin mesajını verdi. 
 
25 Kasım’ın kadınlar için büyük anlam taşıdığını ve bu nedenle eylemlerin çok değerli olduğunu söyleyen KCDP üyesi Sultan Gürbey, “Toplantılar alarak, nasıl eylemsellikler yapacağımızı tartışıyoruz. Kadınlar olarak aylarca geçmesini istemediğimiz için eylemler yaptığımız, direndiğimiz müftülük yasası Meclis’ten geçirildi. Bu yüzden 25 Kasım ayrı bir önem taşıyor. Onlara, kadınlar olarak susmadığımızı, yasaya karşı olduğumuzu ve asla kabul etmeyeceğimizi göstereceğiz” dedi. 
 
‘Daha büyük örgütlenmeliyiz’
 
Sultan, kadınların bulundukları her alanda eylemlere katılmaları gerektiğini ifade ederek, “Kimse bizim adımıza söz sahibi olamaz, buna izin vermeyeceğiz. Bizim için en önemli şey örgütlenmek. Hükümetin ve erkeğin bizim hayatımız hakkında söz sahibi olmaması için biz daha büyük örgütlenmeliyiz. Alanlar en iyi örgütlenme yerleridir. Bu nedenle her kadının 25 Kasım’da bizimle olmasını istiyoruz” diye konuştu. 
 
‘Canımız daha çok yanıyor’
 
Kadınların sadece 25 Kasım ve 8 Mart’ta değil her zaman mücadele ettiğini dile getiren KCDP avukatlarından Leyla Süren, “Kadın sorunu sıcak bir konu olarak can yakmaya devam ediyor. Bu canların yalnızca sayı olarak görülmesi, canımızı daha da çok yakıyor. 2016’da 328 kadın yitirdik. 2017’de de Ekim sonuna kadar yitirdiğimiz kadın sayısı, geçen yılın Ekim ayının sonuna göre çok daha fazla. Çocuk istismarı da keza aynı durumdadır” diye konuştu. 
 
Leyla, iktidarın kadına karşı kullandığı dilin her geçen gün sertleştirdiğine dikkat çekerek, “Bir tane kadın bakanımız var fakat yüzünü gören, sesini duyan yok. Kadınlar herhangi bir şikayet, tutanak için emniyete ve ya karakola gittiklerinde kolluk kuvvetleri veya orada bulunan memurlar ‘meşgulüz, yoğunuz işimiz var’ diyerek kadınları başlarından gönderiyorlar. Sonrasında o kadın ya tecavüze uğruyor ya şiddete uğruyor ya da katlediliyor” diye belirtti. 
 
‘Örgütlülüğümüzü büyüteceğiz’
 
Kadınların hem hukuki anlamda hem de ekonomik anlamda şiddete maruz bırakıldıklarına dikkat çeken Leyla, “Hükümetin kadını evine kapatma politikasından vazgeçsin istiyoruz ve bunun için sokaklara çıkacağız” dedi.
 
25 Kasım’a giderken taleplerinin ne olacağını da anlatan Leyla, şöyle konuştu: “Bu 25 Kasım’da taleplerimiz daha büyük ve biz daha kararlıyız. Kadının özel alana hapsedilmesini istemiyoruz. Müftülük yasasından vazgeçsinler istiyoruz. Müftülük yasasına boyun eğmeyeceğimizi ve kabul etmeyeceğimizi söylemek için alana çıkacağız. Kadının ne isterse onu yapacağını söylemek için çıkacağız. Yaşamıyla ilgili her şeye kadın karar verecek. Ne giyeceğine kadın karar verir. Kadının eğitim hakkı olduğunu söyleyeceğiz. Örgütlülük bizim için çok önemli. 25 Kasım’da kadınlar olarak örgütlülüğümüzü büyütmek için alanlara çıkacağız.”