Şiddetle yaşamaya mecbur bırakılmak: Arabuluculuk

  • 09:06 8 Kasım 2017
  • Güncel

Evrim Kepenek

İSTANBUL- Nezir Türkoğlu'ndan boşanmak isteyen Neriman Türkoğlu bir süredir oğlu Yiğitcan ile birlikte ayrı bir evde yaşıyordu. Çocuğun Nezir tarafından katledilmesinin ardından akıllara “Eğer arabuluculuk sistemi olursa kadınlar ve çocukları Nezir Türkoğlu örneğinde olduğu gibi şiddet içeren bir ortamda yaşamaya mecbur bırakılmış olmayacak mı?” sorusu geldi. 
 
İstanbul Fatih'de geçtiğimiz günlerde Nezir Türkoğlu isimli erkek 9 yaşındaki oğlunu katletti. Nezir tarafından katledilen Yiğitcan isimli çocuk, babasından boşanmak isteyen annesi ile yaşıyordu. İstanbul’un Fatih İlçesi Çinili Sokak'ta oturan ailenin bulunduğu apartmandaki komşuları, 9 yaşındaki çocuğun olayın en masum tarafı olduğunu söylüyor. Komşuların anlatımına göre Nezir’in çocuğu katletmesinin sebebi kendisinden boşanmak isteyen eşine zarar vermek.
 
Erkek devlet adım adım şiddetin içine sürükledi...
 
Mahallenin esnafı da Nezir ve eşinin boşanma aşamasında olduklarını bildiklerini belirterek, "Çok şaşkınım. Şoktayım. Halen daha inanamıyorum" diyor. Mahallenin esnafı şokta olsa da, Neriman yaşanan katliamın ardından verdiği bir demeçte uzun zamandır Nezir tarafından şiddete maruz bırakıldığını ve boşanmak için girişimlerde olduğunu ifade ediyor. Nezir'in daha önce de oğlunu öldürmeye çalıştığını söyleyen Neriman, polisin kendisine "Niyeti seni getirtmekti, çocuğu öldürmek değildi. Biz çok rastladık böyle vakalara” dediğini ve Nezir'i serbest bıraktığını aktarıyor. Tüm bunlara rağmen savcılık tarafından Nezir'de "Ayda iki defa oğlunu görebilirsin" yazılı bir belge veriliyor. Yiğitcan ve annesi erkek devlet tarafından adım adım erkek şiddetinin içine itiliyor.  
 
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, geçtiğimiz haftalarda boşanmak isteyen kişilerin mahkemeye gitmeden ‘arabulucuya’ gitmesini önerdi. “Eğer arabuluculuk sistemi olursa kadınlar ve çocukları Nezir T. örneğinde olduğu gibi şiddet içeren bir ortamda yaşamaya mecbur bırakılmış olmayacak mı?” sorusunu avukat Züleyha Gülüm yanıtladı. 
 
Bu süreçte şiddet artacak
 
Yargıda her türlü davanın zaten çok uzun sürdüğüne özellikle boşanma davalarının yıllara yayıldığına dikkat çeken Züleyha, "Arabuluculuk sistemi getirildiği taktirde kadınlar boşanmak için çok daha uzun süre bekleyecekler. Bu süreçte de her zaman boşanmak istedikleri erkeklerin hedefinde olacaklar. Bu süreç kadınlara yönelik şiddetin artacağı bir dönem olacak.” 
 
Amaç aileyi korumak!
 
Arabuluculuk sistemi ile aslında kadınların boşanmaktan vazgeçirilmeye çalışıldığına vurgu yapan Züleyha, amacın kadını ya da çocuğu değil ‘aile’ kavramını korumak olduğunu söylüyor. 
"Aslında arabuluculuk sistemi kadınları, erkeğe ve aileye mahkum etmenin bir aracı haline gelecek" diyen Züleyha son olarak şunları söylüyor: "Zaten çok zor koşullarda ekonomik ve psikolojik olarak boşanmaya karar vermeye çalışan kadınlar bu mekanizma ile bıktırılacak."