İHD'den bir yıllık Yüksel Caddesi raporu

  • 16:08 10 Kasım 2017
  • Güncel
ANKARA - İHD yöneticileri dün gözaltına alındıkları için yayınlayamadıkları ve yazılı olarak açıkladıkları raporda, Yüksel Caddesi'nde bir yıldır yaşanan hak ihlallerine ve polis şiddetine dikkat çekildi. 
 
İnsan Hakları Derneği (İHD), "İşimizi geri istiyoruz" eyleminin birinci yıldönümünde Yüksel Caddesi'nde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde polisin gözaltına almasıyla açıklayamadığı raporu yazılı olarak yayımladı. "Birinci yılında Yüksel direnişi raporu" başlığıyla yayınlanan 31 sayfalık raporda Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın KHK ile işlerinden atılmalarına ve eylemlerine başlama süreçlerine ve geçtiğimiz bir yılda yaşananlara dair şu bilgiler paylaşıldı:
 
'Nuriye gözaltına alınmasına rağmen eyleminden vazgeçmedi'
 
"Nuriye Gülmen işinden ihraç edildikten sonra 9 Kasım'da basın açıklaması için Yüksel Caddesi'ne gitti, ancak yüzlerce polisin önce önlem alması ve sonra gözaltı yapması ile eylem sona erdi. Nuriye 10 Kasım'da da saat 13.30'da basın açıklaması yapmak için yine Yüksel Caddesi'ne geldi, fakat tekrar gözaltına alındı. Nuriye, her gün gözaltına alınmasına rağmen eyleminden vazgeçmedi. Eylemin 6. gününde 20 yıllık öğretmen iken KHK ile görevden atılan Acun Karadağ, 13. gününde Mardin'de sınıf öğretmenliği yaparken KHK ile işinden atılan Semih Özakça, 14. gününde 5 Temmuz 2000 tarihinde Burdur Cezaevi'nde iken mahkûmlara yönelik operasyon sırasında kepçe ve dozerlerle cezaevi duvarlarının yıkılması sırasında sağ kolunu kaybeden, cezaevinden çıktıktan sonra Ankara İçişleri Bakanlığı Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü'nde memur olarak çalışmaya başlayan ve KHK ile işinden olan Veli Saçılık katıldı.
 
'11 Mart'tan itibaren açlık grevine başladılar'
 
9 Kasım tarihinden beri her gün (20 gün) gözaltına alınan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ilk defa 28 Kasım günü gözaltına alınmadılar. Polisin müdahalesi olmaksızın açıklamalarını yaptılar. Ancak devam eden günlerde işkenceli gözaltılar devam etti. 2016 yılı işkenceli gözaltılar ile geçerken 2017 yılında da aynı uygulamalar devam etti. Nuriye ve Semih 9 Mart'ta yaptıkları açıklama ile 11 Mart'ta yani eylemlerinin 120. gününde açlık grevine başlayacaklarını duyurdu. Bu yapılan açıklamanın ardından savcılık talimatı ile gözaltına alındılar. Ancak kararlarından vazgeçmeyen eğitimciler 11 Mart'tan itibaren açlık grevine başladılar.
 
 Vekiller de destek verdi
 
10 Mayıs 2017'de CHP'li vekiller Orhan Sarıbal ve Ali Şeker, 63 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın durumlarına dikkat çekmek için Meclis'te açlık grevine girdi. 12 Mayıs 2017'de 103 edebiyatçı, KHK ile ihraç edildikleri işlerine geri dönmek için 65 gündür açlık grevinde olan akademisyen Nuriye ve öğretmen Semih'in taleplerinin yerine getirilmesi için yetkililerin acilen devreye girmesi çağrısında bulundu.
 
Halktan da destek geldi
 
Nuriye ve Semih, açlık grevlerinin 75. gününde evlerinden alındılar ve 23 Mayıs Salı günü tutuklandılar. Açlıkla hak arama yolunu seçmek zorunda kalan Nuriye ve Semih'e destek dalga dalga yayıldı Türkiye'nin hemen, hemen her köşesinden yurttaşlar eğitimcilere destek oldular.
 
Aileler da greve dahil oldu 
 
13 Mayıs 2017'de açlık grevinin 66'ncı gününü geride bırakan Nuriye Gülmen'in kardeşi Beyza Gülmen de Eskişehir de ablasına destek amacıyla açlık grevine başladı. 23 Mayıs 2017'de İşlerine geri dönmek için 175 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile birlikte eşinin tutuklanmasının ardından Esra Özakça ve annesi Sultan Özakça da açlık grevine başladı.
 
 Destekler gün geçtikçe büyüdü
 
Onlarca kurum, insan hakları örgütleri, milletvekilleri, sanatçılar, gazeteciler açıklamalar yaparak sağlık durumları kritik seviyeye ulaşan Nuriye ve Semih için yetkililerin devreye girmesini istedi. Onlarca kişi hem işlerini geri istedikleri hem de Yüksel Caddesi eylemcilerini destekleyen eylemler yaptılar Türkiye'nin çeşitli kentlerinde. Ancak hemen hemen hepsinin yaşadığı gözaltı, darp ve kötü muamele oldu. Malatya'da, Aydın'da, İstanbul'da, Kayseri'de, Muğla'da, onlarca açıklama, yüzlerce gözaltı yaşandı.
 
 Kalp yetmezliği başladı
 
7 Haziran 2017'de iki eğitimcinin tutukluluk öncesi muayenesini yapan Doktor Benan Koyuncu, kalp yetmezliğine gidişlerinin başladığını söyledi. 25 Eylül 2017'de Nuriye, akşam Numune hastanesine sevk edilerek yoğun bakıma alındı. 20 Ekim 2017'de Semih, tahliye edildi ancak Nuriye hala cezaevinde. Nuriye ve Semih ile birlikte sadece "işimizi geri istiyoruz" diyerek yola çıkan Acun Karadağ ve Veli Saçılık eylemlerine devam etti.
 
Yüksel Caddesi ablukaya alındı
 
23 Mayıs 2017'de Ankara Yüksel Caddesindeki İnsan Hakları Anıtının çevresi bariyerlerle kapatıldı. Yüksel caddesi, Konur Sokak ve civar esnafı polis ablukası nedeniyle iş yapamaz hale geldiklerini, kendi yaşamlarını sürdürebilmek için işyerlerinin devamına nasıl ihtiyaçları varsa, bu insanların işlerini geri istemelerinin de hak olduğunu ve bunun için dövüldüklerini görmek istemediklerini sıklıkla dile getiriyor.
 
 Avukatları da tutuklandı
 
Nuriye ve Semih'in duruşmalarından 2 gün önce avukatları gözaltına alınıp tutuklanarak savunma hakkı engellendi. Tutuklanan avukatların isimleri: Didem Baydar, Şükriye Erden, Ayşegül Çağatay, Ebru Timtik, Aytaç Ünsal, Zehra Özdemir, Yağmur Ereren, Engin Gökoğlu, Süleyman Gökten, Aycan Çiçek, Naciye Demir, Behiç Aşçı, Barkın Timtik ve Özgür Yılmaz.
 
Direnişçilere kullanılan gaz zehirli
 
Nuriye ve Semih, açlık grevi eylemine devam ederken onlara destek olmak için ve işlerine geri dönmek isteyen emekçiler "işimizi geri istiyoruz" eylemine devam etti. Ankara'nın en merkezi yeri olan bölgede neredeyse her gün polisin biber gazlı müdahalesine rastlanıyor. Polis müdahaleler sırasında kapsüllü gaz yerine sadece eylemcileri yakın mesafeden hedef alan 'Model 5' adlı tüp içine sıkıştırılmış, turuncu renk ve yapışkan özelliği olan, omuzdan sıkılan bir biber gazı türü kullanıyor. Ankara Tabip Odası'nın (ATO) incelemeleri sonucu, 'Model 5' adlı tüpten çıkan biber gazının eylemcilerin sindirim sistemine zehirli etkide bulunduğu ortaya çıktı.
 
Direnişçilere para cezası kesildi 
 
Yüksel Caddesi eylemlerinin simge isimlerinden olan Veli Saçılık bugüne kadar 50'den fazla gözaltına alınıp, serbest bırakıldı. Veli'ye kesilen para cezası 7 bin TL'yi aştı.
 
Her gün eylemlere gelen ve günde 2 kez gözaltına alınıp serbest bırakılan bir diğer eylemci Mehmet Dersulu'ya kesilen para cezası ise 6 bin TL.
 
İhraç edildiği öğretmenlik mesleğine geri dönmek için Yüksel Caddesi eylemlerinin müdavimi Acun Karadağ 50'yi aşkın gözaltına alındı. Acun'a kesilen para cezası ise 6 bin TL civarında.
 
Nazan Bozkur'ta ise bugüne kadar yaklaşık 4 bin 500 TL para cezası kesildi.
 
Yüksel eylemlerini sürdüren Sultan Aydoğmuş'a 2 bin TL para cezası kesilirken, Mustafa Keçeli, Simge Aksan, Gülnaz Bozkur ve 75 yaşındaki Perihan Pulat'a da ortalama bin TL para cezası kesildi."
 
Raporda, para cezalarının yanı sıra eylemcilere 2911 sayılı yasaya muhalefetten onlarca dava da açıldığı da belirtildi.