'Rojava Devrimi, hakiki bir devrimdir'

  • 18:50 12 Kasım 2017
  • Güncel

İSTANBUL - HDK'nin Ekim Devrimi Sempozyumu'nun kapanış oturumuna bağlanan Demokratik Suriye Meclisi, Eş Başkanı İlham Ahmed "Rojava'da büyük emeklerle devrim yapıldı. Bu devrime karşı büyük engellemeler ve krizler var. Fakat bu çıkan engeller, devrimin kendisini üzerine inşa ettiği prensiplerle aşıldı" dedi.

Halkların Demokratik Kongresi'nin (HDK) düzenlediği "Kapital'den Ekim Devrimi'ne, Ekim Devrimi'nden Devrimlere" sempozyumu sonlandı. Günün ilk oturumunda "Yeni Devrimler" konusu tartışıldı. Yazar-akademisyen Metin Yeğin'in moderatörlüğünü yaptığı oturumda yazar Sibel Özbudun "Zapatistaların 33 Yılı: Bir Değerlendirme", Londra University of Westminster'dan Dr. Radha D'Souza "Ekim Devrimi ve Güney Asya'da Anti-Kolonyal Hareketler", Filipinlerde gerilla hareketi olan Yeni Halk Ordusu'nda 10 yıl kalan ve Filipinler hükümeti ile Yeni Halk Ordusu arasında başlatılan barış sürecinde yer alan Jose Danilo Borjan ise "Kapital ve Ekim Devrimi, Filipinler Devrimine Etkileri" konuları tartışmaya açıldı.  
 
Sibel Özbudun, "Zapatistaların 33 yılı: Bir değerlendirme" konusuna ilişkin hükümetin tanımadığı özerkliği Zapatistaların inşa ettiğini söyleyerek, 5 merkezden bu özerkliğin yönetildiğini dile getirdi. Sibel, özerk yönetimler içerisinde Zapatistalar dışındaki yapıların da yer aldığını belirterek, devletle olan ilişkilerini mümkün olduğunca minimalize ettiklerini, askerlik ve vergi gibi konuları boykot ettiğini belirtti. 
 
'Halklar aynı cephede savaştı'
 
Rojava Devrimi'nin de tartışıldığı sempozyumda, sykpe bağlanan Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Foza Yusif, ulus devletlerin iktidarlarını sağlamak için halkları birbirine düşman etmeye çalıştığını söyledi. Foza, halkların özgüveninin gelişmesiyle ortak yaşamın kurulması için mücadele ettiklerini dile getirerek "Demokratik ulus kavramı bu konuda önemli bir rol oynadı. Halklar aynı cephede savaştılar. Önemli bir mesafe kat edildi ama daha çok çalışmamız gerekiyor. Hala kirli oyunlar oynanıyor halklar için. Araplar Kürtlere, Türkmenler Araplara karşı kışkırtılmaya çalışılıyor. Bunun için öz savunma çok önemli bir rol oynuyor. Savunma olmadan özgürlük, eşitlik ve demokrasinin sağlanamayacağı görüldü" dedi.  
 
'Halkların hakları garanti altına alındı'
 
Toplumda kendi kendine yetme, özgücüne dayanarak ilerleme fikrinin geliştiğini ifade eden Foza, savunmanın sadece silahlı savunma olarak anlaşılmaması gerektiğini, kültür, değerler, özgürlük, ulusal ve diğer hakları savunmak anlamına da geldiğinin altını çizdi. Kuzey Suriye demokratik sistemin toplumsal bir sözleşmeye dayandığını ve ekolojik demokratik bir toplum inşa etmeye çalıştıklarını söyleyen Foza, seçimlerin demokratik bir yöntemle yapıldığını ve kültürel tüm kimliklerin bu sistemde haklarının garanti altında olacak şekilde yer aldıklarını dile getirdi. 
 
'Önder Abdullah Öcalan'ın emeğidir'
 
Dünyadaki federasyonları taklit etmediklerini, fakat miraslarından yararlandıklarını belirten Foza, "40 yıllık Kürdistan özgürlük hareketinin emeği, önder Abdullah Öcalan'ın emeğidir. Bu devrimin oluşmasında önemli bir role sahiptir. Kobanê'de tüm dünya bir oldu. Kuzey Kürdistan halkının ve demokrasi güçlerinin Rojava devrimi ve Kuzey Suriye devrimini koruma noktasında büyük bir emeği oldu. Tüm insanlığın bu devrimde emeği var" şeklinde konuştu. 
 
'Milliyetçi çıkarlara dayalı ittifakların sonu yenilgidir'
 
Oluşturdukları komünler hakkında da bilgi veren Foza, savaşın halen devam ettiğini ve komünlerin inşa sürecinde olduğunu söyledi. Kuzey Suriye devriminin ekolojik, demokratik ve kadın gücüne dayalı bir paradigmaya dayandığını kaydeden Foza, "Komünal, demokratik bir toplum yaratma iddiamız var. Bu konuda ciddi bir çaba ve emek var. Biz sadece Kürt özgürlük hareketi değiliz. Bir Kürt olarak ve bu coğrafyanın üyesi olarak diğer halklarla nasıl ortak bir yaşam yaratabiliriz, bunun arayışı içerisindeyiz. Ayrılma her zaman bağımsızlık olmuyor. Kendi özgücüne dayalı, eşit ve özgürlükçü bir ilişki temelinde bu projeyi geliştiriyoruz. İttifak olur ama halkların, kadınların çıkarlarına dayalı, prensipler üzerinden şekillenmiş bir ittifak olması farklıdır. Sadece dar bireysel ya da partisel, milliyetçi çıkarlara dayalı ittifakların sonu yenilgidir" diye ekledi. 
 
'Pek çok çalışma halkın dahilinde gerçekleşti'
 
'Rojava'da Halk Devrimi' başlığında konuşan Demokratik Suriye Meclisi Eş Başkanı İlham Ahmed, Rojava'da önemli adımların atıldığını hatırlattı. Engelleri aşmada Rojava'da yaşayan halkların önemli bir irade gösterdiğini kaydeden İlham, " Bu devrime karşı büyük engellemeler ve krizler var fakat bu çıkan engeller, devrimin kendisini üzerine inşa ettiği prensiplerle aşıldı. Askeri kültürel siyasal ekonomik alanlarda toplumun kendi iradesini gösterebildi ve bu noktada adım atabildi. Bölge halkları kendi iradeleri ile yaptı bunları. Ekonomiden, kültüre toplumsal alanda pek çok çalışma halkın dahilinde gerçekleşti" dedi. 
 
 'Halk oluşturulacak sistem için günlerce tartışma yürüttü'
 
İlham toplumda pek çok kesimin kendi kültürel değerlerini yaşadığını, sistemin bunu kapsar şekilde inşa edildiğini dile getirerek "Rojava'da kararlar Komünden alınmakta, en üst düzeye gidene kadar devam ediyor ve orada da uygulanıyor. Bunlara bakarak toplumda büyük bir devrim olduğunu görebiliriz. Kendi kaderini belirleme noktasında bu toplum tüm Suriye için nasıl bir sistem getirecek, Rojava da nasıl bir sistem oluşacağını, oradaki halk günlerce oturup konuştu, tartıştı. Bu halk için de büyük bir moral ve motivasyon oldu" ifadelerini kullandı. 
 
Bölgedeki güçlerin Rojava'daki bu sisteme karşı mücadele yürüttüğünü ifade eden İlham, Rojava'da inşa ettikleri sistemin gerçek bir halk devrimi olduğunu vurguladı. 
İlham daha sonra kendisine yöneltilen soruları cevapladı. 
 
'Kadın deneyimini göz önünde bulundurmalıyız'
 
Ardından HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Besime Konca 'Kadın Devrimi ve Rojava Deneyimi' konusu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Besime, Rojava Devrimi'nin, Ekim Devrimi ve Marksist-Leninist külliyatın kavramlarıyla kabaca tartışılmayacağını belirterek bu deneyimin çok yeni ve farklı aynı zamanda kadın devrimini barındıran bir deneyim olduğunu belirtti.  Besime "Toplumsallığın birinci doğasının kadın olduğunu düşünüyoruz. Kadın mücadelesi ve devrimine bakarken kadınların bugüne kadar ki deneyimini göz önünde bulundurmak gerekir. Bunun için aşığa çıkan Jineoloji'dir. Kadın erkek eşitliği sağlamadan, aslında sosyalizmi yüzyıl da tartışsak, bir boyutunu gerçekleştirecek, bir boyutunu da değiştiremeyeceğiz. Biz sosyalizm devriminin insansız olmayacağını söylüyoruz ve özgür kadın mücadelemizi bu çerçevede yürüteceğiz" dedi. 
 
Besime, gelen soruları cevapladıktan sonra konuşmasını sonlandırdı. 
 
Ardından yapılan konuşmalar ile sempozyum sonlandırıldı.