'Sayın Öcalan'ın özgürlüğü bizim direnişimizden geçer'
- 19:03 12 Kasım 2017
- Güncel
İSTANBUL - "Tecrit kaybedecek özgürlük kazanacak" konulu panelde konuşan TBMM Başkanvekili ve İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan , açlık grevlerinin değerli bir eylem olduğunu fakat bundan sonra daha aktif eylemlerin gerçekleşmesi gerektiğini söyledi. Pervin, "Türkiye'nin barışı Sayın Öcalan'ın özgürlüğünden geçiyor. Sayın Öcalan'ın özgürlüğü de bizim direnişimizden geçer" dedi.
İstanbul Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın sağlık ve güvenlik koşullarının sağlanması, üzerindeki ağırlaştırılmış tecridin son bulması ve özgürlüğüne amacıyla başlatılan süreli dönüşümlü açlık grevlerinin son ayağı olan Esenler, Küçükçekmece ve Sancaktepe ilçelerinde eş zamanlı yapılan basın açıklamalarıyla grev sona erdi. Açıklamadan önce Halkların Demokratik Partisi (HDP) Esenler ilçe Örgütünde, "Tecrit kaybedecek özgürlük kazanacak" konulu panel düzenlendi. HDP İl Eşbaşkanı Esengül Demir'in moderatörlüğünü yaptığı panele TBMM Başkanvekili ve İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan ve Abdullah Öcalan'ın avukatlarından Ebru Günay konuşmacı olarak katıldı. "Eşit, özgür ve ortak bir yaşam için Öcalan'a özgürlük", "Tecrit kaybedecek, özgürlük kazanacak" ve "Kadın direnişi ile özgürlük kazanacak" yazılı pankartlar asılırken, bir çok kişi katıldı. "Bijî Serok Apo", "Direne direne kazanacağız", "Jin, jiyan, azadî" ve "Siyasi tutsaklar onurumuzdur" sloganları atıldı. Öte yandan HDP Esenler İlçe binası önünde çok sayıda polis, TOMA ve zırhlı araçlar bekletildi.
'Tecrit savaşı derinleştiriyor'
Avukat Ebru Günay, Abdullah Öcalan'ın ülkedeki savaş ortamının ortadan kalkması için önemli bir kişi olduğuna dikkat çekerek, Sur, Cizre, Nusaybin ve diğer Kürdistan illerinde yaşanan katliamların tecritten bağımsız ele alınamayacağını vurguladı. Ebru, İmralı sürecini ve Abdullah Öcalan'ın tutuklanma sürecini hatırlatarak, "Savaş tecridi, tecrit savaşı derinleştiriyor. Bir an önce güvenlik ve sağlık koşullarının iyileştirilmesi gerekiyor. Tecridi bizler parçalayacağız. Biz avukatlar olarak hukuki süreci devam ettiriyoruz ama en büyük iş halkın omuzlarına düşüyor" dedi.
'Türkiye küçük bir cezaevi olmuş durumda'
Ebru'nun ardından konuşan Pervin Buldan, İmralı'daki tecrit koşullarını anlatarak, "Tecrit bir insanın hayatla tüm bağının koparılması anlamına geliyor ve şuan Sayın Öcalan'ın dünyayla ilişkisi kesilmiş durumda. Şuan ne koşullarda olduğunu bilmediğimiz yeni bir sürece girmiş bulunuyoruz. Bizim bildiğimiz cezaevi koşulları neyse onun 2-3 katı İmralı Cezaevinde uygulanıyor. Kendi gözümüzle görmediğimiz sürece Sayın Öcalan'ın sağlığının iyi olduğuna dair 3'üncü ağızdan yapılan açıklamaları ciddiye almayacağız. Derhal kendisiyle görüşmelerin sağlanmasını istiyoruz. Sayın Öcalan ile yapılacak müzakereye bu ülkenin ihtiyacı var. Küçük bir cezaevinden ibaret olmuş bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Hepimiz bu ülkede rehiniz" diye konuştu. Pervin'in konuşmasının ardından panele katılanların soruları yanıtlandı.
'Sayın Öcalan'a karşı tavır asla kabul edilemez'
Panelin ardından vekiller ve açlık grevi eylemcileri basın açıklaması gerçekleştirdi. Burada açlık grevi eylemcilerini selamlayarak konuşmasına başlayan Pervin Buldan, eylemcileri kutladığını belirtti. Pervin, açlık grevlerinin tecridin kaldırılması talebi ile başladığına değinerek, "Sayın Öcalan ile ne ailesi ne avukatları ne de heyetimiz görüşemiyor. En son ailesinden Mehmet Öcalan kendisi ile görüştü ve bir daha da haber alamadık. Darbe sürecinde bile ilk hedef alınan İmralı Cezaevi idi. Sosyal medyadan Sayın Öcalan hayatını kaybettiğine dair haberler okuyoruz ve sıradan açıklamalar ile bizi tatmin etmeye çalışıyorlar. Barışın teminatı olan Sayın Öcalan bu ülkenin demokratikleşmesi için ilk adımdır. Sayın Öcalan'a karşı tavır asla kabul edilemez. Her kriz sürecinde en doğru çözümü Sayın Öcalan sunmuştur. Bu tecrit kaldırılmadan ülkedeki hiç bir kriz ve savaş politikası ortadan kalkmayacaktır" diye belirtti.
'Özgürlüğü direnişimizden geçer'
Pervin konuşmasının devamında şunları belirtti: "Türkiye iyi bir yere gitmiyor ve Türkiye'nin bu krizin içinden çıkabilmesi için de bir an önce İmralı kapılarının açılması gerektiğine bir kez daha vurgu yapıyoruz. Sayın Öcalan'a tecrit uygulanması Kürt halkına tecrit uygulanmasıdır. Demokrasiye ve barışa tecrit uygulamaktır. AKP'ye çağrımızdır: derhal İmralı önündeki engelleri kaldırıp görüşmenin adımlarını atsınlar. Grevdeki arkadaşlara saygı duyuyoruz ama bu da yeterli değil. Türkiye'nin barışı Sayın Öcalan'ın özgürlüğünden geçiyor. Sayın Öcalan'ın özgürlüğü de bizim direnişimizden geçer. Alacağımız tüm kararlara katılmanızı ve dahil olmanızı istiyoruz."
Açlık grevi eylemcileri de grevi bugün sonlandırdıklarını fakat daha güçlü eylemler ile alanlarda olacaklarına dikkat çekerek "Önderlik özgür olmadığı sürece bizim de özgürlüğümüz söz konusu değildir. Sokaklarda, meydanlarda tecrit kalkana kadar direneceğiz" dedi.







