‘Türkiye'nin Abdullah Öcalan ile görüşmekten başka şansı yok’
- 09:03 16 Kasım 2017
- Güncel
Şehriban Aslan
DİYARBAKIR - PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde ağırlaştırılan tecride ve özgürlük koşullarının sağlanmasına dikkat çekmek amacıyla birçok yerde hayata geçirilen eylemler devam ediyor. Tecride ilişkin değerlendirmelerde bulunan DBP Eşbaşkan Yardımcıcı Seher Tümer, görüşme ve özgürlük taleplerinin karşılanması halinde kazananın ‘barış’ olacağını söyledi.
PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın üzerindeki ağırlaştırılan tecride ilişkin Kürdistan, Türkiye ve Avrupa'da eylemler devam ediyor. Abdullah Öcalan ile görüşmelerin başlaması ve özgürlük koşullarının sağlanması noktasında mesajların verildiği eylemleri değerlendiren DBP Eşbaşkan Yardımcısı Seher Tümer görüşmelerin bir an önce yapılamaması durumunda kaosun derinleşeceğine dikkat çekti.
'Savaş kendini barışa bıraktı'
Abdullah Öcalan'ın 99 yılından bu yana dönem dönem ağır tecritler yaşadığına değinen Seher, son dönemdeki gibi bir tecridin daha önce uygulanmadığını kaydetti. Seher, 2012 yılında da ağır bir tecridin uygulandığına dikkat çekerek, açlık grevlerinin başladığını hatırlattı. Seher, "Açlık grevleri neticesinde bir görüşme yaşandı. Devamında 2013 Newrozu’nda Sayın Abdullah Öcalan'ın gönderdiği bir mektupla barış süreci başlamıştı. Ortadoğu toplumlarında dünyada barışa olan yaklaşım umut vermişti. Savaş ortamı kendisini barış ortamına bırakmıştı. Hiçbir yere cenaze gitmiyordu. 2015 yılı Nisan'ına kadar kazanan halklar ve barış olmuştu. Fakat ardından yeniden bir tecrit uygulanmaya başlandı. Tecrit devreye girdikten sonra ağır savaş süreci yaşanmaya başladı " dedi.
'Bu sürecin iki ucu var'
Sürece dair ciddi eleştirilerin olduğunu kaydeden Seher, eleştirilerin hem devlete, hem HDP'ye, hem de DBP'ye dönük olduğunu belirtti. Seher, "2016’daki açlık grevi sonrası gerçekleşen görüşmenin ardından Sayın Öcalan’dan haber alamadık. Şimdi de sosyal medya üzerinden yine farklı söylemler yayılıyor. Bu da devlet eliyle yayılıyor ve devletten bağımsız bir şey değildir. Bu da ya yeniden savaşı tırmandıracak ya da savaşı barışa evirtecek bir süreç olacak. İki ucu var bunun başka bir yolu ve yöntemi yok" diye ifade etti.
'Barışın anahtarıdır diyoruz'
Son dönemlerde yine açlık grevlerin ve bir takım eylemlerin başladığını belirten Seher konuşmasını şöyle sürdürdü: "Eğer bir görüşme sağlanmazsa halkta bunun karşılığı bulacaktır. Halk bunun karşısında yeniden daha büyük eylemler yapacaktır. Biz şunu söylüyoruz; Abdullah Öcalan barışın anahtarıdır. Kendisiyle ne zaman görüşülse devletler, Ortadoğu ve dünya açısından ön açıcı perspektifler sunuyor. Sadece Kürt özgürlük hareketine veya partilerine değil tüm dünyaya özellikle Türkiye'deki iktidarlara perspektifler sunduğunu da görüyoruz. Bu durumunda kazanan halklar ve barış olacaktır. Ortadoğu'da yaşanan savaşta her iktidar kendini ayakta tutmaya çalışıyor buda Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi ağırlaştırıyor."
'Kürtler sistemli bir şekilde değişiyor'
Rojava’da Kürtlerin artık yeni bir sistem ile dünyada bambaşka bir değişim uyandırdığına vurgu yapan Seher, bu yeni sistemin tüm dünyaya umut verdiğini söyledi. Seher, "Kapitalist sistemler de aslında bunu ortadan kaldırmak istiyor. Yıllardır yürütülen ve içselleştirilmiş bir mücadele var. Dünya, Ortadoğu ve Türkiye'nin Abdullah Öcalan ile görüşmekten başka şansı yok. Aksi halde bu süreç çok daha büyük savaşlara ve kırımlara gebe olacaktır" diye konuştu.







