Kadınlar, 'OHAL'de kadınlar neler yaşıyor' panelinde buluştu
- 15:49 19 Kasım 2017
- Güncel
DİYARBAKIR - Diyarbakır'da kadınlar 25 Kasım etkinlikleri çerçevesinde 'OHAL'de kadınlar neler yaşıyor' başlıklı panel gerçekleştirdi. Kadınlar, OHAL'in kadına ve kazanımlarına olan yansımalarını tartıştı.
KESK, DİSK, TMMOB, DTO ve DİK Diyarbakır Şubeleri üyesi kadınlar "OHAL değil demokrasi istiyoruz, OHAL'de Kadınlar Neler Yaşıyor" konulu panel düzenledi. Diyarbakır SES şubesinde gerçekleştirilen panele çok sayıda kadın dinleyici olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü, Diyarbakır Şubesi Eğitim-Sen 2 Nolu Yönetim Kurulu Üyesi Saliha Zorlu yaparken, avukat ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin, KESK Genel Merkez Kadın Sekreteri Gülistan Atasoy, DBP MYK Üyesi Hediye Karaaslan konuşmacı olarak katıldı.
Açılış için kısa bir konuşma yapan Saliha Zorlu, her darbenin bir karşı devrim doğurduğunu söyleyerek, OHAL ve KHK'lar birlikte kazanımlarının ellerinden alındığını belirtti.
'Cinsel şiddet bir savaş politikası olarak uygulanıyor'
Ardından konuşan İHD Eş Başkan Genel Başkanı Eren Keskin, Kürdistan'da OHAL uygulamalarının yıllardır yürütüldüğünü dile getirerek, Kürdistan'ın özel bir hukuk ile yönetildiğini söyledi. Eren, konuşmasını şöyle sürdürdü: "1990'lı yıllarda birçok kadın işkenceye maruz kaldı. Ancak o tarihlerde anlatılmayan bir işkence biçimi olduğunu bilirdik. Oda cinsel işkenceydi. Kadınlara nasıl bir işkenceye maruz kaldığını sorardık, kaba işkenceyi anlatırdı. Ama hiç cinsel işkenceyi anlatmazdı. Bu konu hep gizli kalıyordu. Aslında biz avukatlar olarak da sormaya cesaret edemiyorduk. Doksanlarda gözaltına alınan her kadın çırılçıplak sorgulanıyordu. Cinsel şiddet bir savaş politikası olarak uygulanıyor."
'Şiddet devlet eliyle meşrulaştırıldı'
Doksanlarda cinsel saldırı ile cinsel taciz fiilinin suç tanımı olmadığını hatırlatan Eren, "Sarkıntılık diye bir tanım vardı. Çırılçıplak sorgulanıyordunuz bunun bir tanımı yoktu Türk Ceza Kanu'nunda. İşkencenin ve cinsel işkencenin belgelenmesi sorunu bu gün hala devam ediyor. 2005 yılına da TCK'da bir değişikliğe gitti. Cinsel saldırı, taciz bir suç tanımı olarak yasalara girdi. Şiddet devlet eliyle meşrulaştırıldı. Eskiden bir red vardı. Devlet bir şekilde inkar ediyordu. Ama şimdi sosyal medyaları var. Kadın gerillaların resimlerini bizzat kendi elleriyle yayınlıyorlar. Devlet eliyle nasıl meşrulaştırdıklarını görüyoruz" dedi.
Eren, son olarak da kadınların şiddete karşı seslerini yükselterek duyurması ve durdurması gerektiğini kaydetti.
'Ekonomik şiddet' konusu hakkında konuşan KESK Genel Merkez Kadın Sekreteri Gülistan Atasoy, OHAL ile birlikte emek alanında kadınlara bir yönelim olduğunu ve kadınların eve kapatılmak istendiğini söyledi.
'Belediye binalarını fethedilecek alan olarak gördüler'
Ardından söz alan DBP MYK Üyesi Hediye Karaaslan, OHAL ile birlikte kapanan kadın kurumlarının değerlendirdi. Hediye, şu ifadeleri kullandı: "Kürdistan'da kadın örgütlü bir güç olarak açığa çıktı. Demokratik siyaset alanında biz örgütlü güç olarak kendimizi ifade ediyoruz. Sistemin bize müdahalesini tamda örgütlü güçlere müdahalesi olarak ele alıyoruz. Örgütlü güce müdahaledir. 43 belediyede kadın merkezlerimiz vardı ve bu mekanlara kadınlar rahat olarak gidebiliyordu. Kayyımların neden atandığının sorulması gerekiyor. Kürtlerin örgütlü gücüne saldırıdır. Kürtlerin örgütlü gücünü kabul edemediler. Kapılar kırılarak belediyelere girdiler. Aramalar bittikten sonra belediye önünde koca koca bayraklar astılar. Beton bariyerler kurdular. Fethedilecek bir alan olarak görüyorlar belediye binalarını. Korkunç bir tabloyla korkunç bir manzarayla karşı karşıya kaldık."
'Kadın merkezlerinin içini boşalttılar'
Kayyımların kültür ve kadın çalışmalarına yönelik yaklaşımlarına dikkat çeken Hediye, "Kadın merkezlerimizin içini boşalttılar. Kendi noktalarına evirdiler. İşlevsizleştirdiler. Diyanetten müftülükten atamalar yaptılar. Kadın şiddet birimlerinin başına erkek polis getirdiler. Kadını toplumsal anlamda özgürleştirmeye çalıştığımız çalışmalarımıza tamda bunun üzerinden müdahale edildi" şeklinde konuştu.
Panel, soru-cevap bölümüyle devam etti.








