Ankara Kadın Platformu: Haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkıyoruz

  • 13:05 20 Kasım 2017
  • Güncel
ANKARA - Ankara Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'nde, "Haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkıyoruz" diyen tüm kadınları Ziya Gökalp Caddesi Çankaya Belediyesi önünde buluşmaya çağırdı.
 
Ankara Kadın Platformu,  25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'ne ilişkin İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi'nde basın toplantısı düzenledi. "Haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkıyoruz" pankartının açıldığı a toplantıda kadınlar adına açıklamayı Ankara Kadın Platformu Üyesi Fatoş Erol yaptı. 
 
'Eşit bir yaşam kurana kadar…'
 
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'nün Mirabel kardeşlerin diktatörlüğe ve erkek şiddetine karşı direnişinin kadınlara mirası olduğunu belirten Fatoş, "Biz kadınlar bu 25 Kasım'da da ilan ediyoruz ki, isteseniz de istemeseniz de haklarımızı alıncaya kadar; eşit, özgür, insanca bir yaşam kurana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Kadın mücadelesi köklü ve direngendir; yasalarla, yasaklarla, polis şiddetiyle engellemeye gücünüz yetmez. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de, kadınlara yönelen şiddete ve bu şiddeti besleyip büyüten düzene ve tek adama karşı sesimizi daha fazla yükselteceğiz" dedi. Fatoş, her fırsatta kadın düşmanı fetvalar veren müftülere nikah yetkisi veren yasanın yıllarca mücadele ederek kazandıklarına haklarına dönük ciddi bir saldırı olduğuna vurgu yaptı. 
 
'6284 sayılı yasa uygulanmadığı için kadınlar öldürülüyor'
 
"Evlilikte medeni hukuk yerine dini referansları temel alan düzenlemelerin önünün açılmasından sonra, şimdi de boşanmanın önüne dolaylı bir engel çıkaran 'arabuluculuk' düzenlemesi üstünde çalışıyorlar" diye konuşan Fatoş, haklarına dönük saldırıların bunlarla sınırlı olmadığını belirtti. Geçtiğimiz günlerde de şiddet tehdidinin varlığında evden uzaklaştırmayı düzenleyen 6284 sayılı yasanın, "Yuva yıkıyor; özel hayata, aile içine karışılıyor" gerekçesiyle hedef alındığını söyleyen Fatoş, 6284 sayılı yasa gereğince uygulanmadığı için pek çok kadının öldürüldüğünü hatırlatarak , "'Aileyi koruma' hassasiyeti ile kadına biçilen rol yeniden gösteriliyor" dedi. 
 
'OHAL ve KHK ile kadına yönelik şiddet faillerine güç veriliyor'
 
Toplumsal muhalefeti susturmak ve sindirmek için OHAL ve KHK'lerle en temel hakların askıya alındığını dile getiren Fatoş, şiddetin temel araç haline getirilerek kadına yönelik şiddet faillerine güç verildiğini vurguladı. Fatoş, "Kolluk kuvvetleriyle karşılaşan, gözaltına alınan, tutuklanan kadınlar, taciz ve tecavüz ile tehdit ediliyorlar. Cezaevlerinde kadınlara dönük şiddet artarak devam ediyor. Savaş politikaları nedeniyle ülkelerinden uzakta kalan mülteci kadınlar şiddette en çok maruz kalan ve yine en çok yok sayılan kesim. Kadınları aşağılayan açıklamalar ve kadın düşmanı uygulamalar, kadına yönelik şiddetin, tacizin, tecavüzün cezasız kalması, hem şiddetin dozunu hem de şiddete maruz kalan kadın sayısını artırmaktadır" diye konuştu. 
 
'Kadın iradesine saldırı sürüyor'
 
Baskı ve yasakların OHAL keyfiyetiyle hüküm sürmeye devam ettiğini belirten Fatoş, şöyle devam etti: "Meclis'te kadınların yaşamını doğrudan etkileyen yasalar görüşülürken, kadınlara Meclis'e girme yasağı konuyor, sözünü söylemek isteyen kadınlar gözaltına alınıyor! Düzenlediğimiz kadın eylemlerinden dolayı bizlere davalar açıldı. Kadın mücadelesinin sesini kısmak amacıyla, kadın ve çocuk hakları için yıllardır mücadele veren dernekler ve kadınların mücadelesinin sesi olan yayınlar kapatıldı. Seçilmiş kadın belediye başkanlarının ve milletvekillerinin tutuklanması ise kadınların iradesine ve siyasette söz hakkına dönük bir saldırıdır."
 
'Kadın mücadelesine yönelik saldırıları kabul etmiyoruz'
 
"Ucuz emek gücü olarak çalıştırılan, kayıt dışı istihdam edilen, kriz anında işten ilk atılacaklar listesinin başında olan kadınlar için çalışma yaşamını iyileştirecek tek bir düzenleme yapılmadığı gibi anneliği kutsayan, çocuk doğurun dayatması ile kuşatılan kadınlar toplumsal yaşamdan dışlanarak eve hapsedilmeye çalışılmaktadır. Kadınları ayrıştıran ırkçı, cinsiyetçi ve nefret dili, 'terör örgütlerinin 5,10,15 çocuğu var, sizler de nikâhlanın, evlenin, çoğalın' söyleminde vücut bulmuştur" diyen Fatoş, kadınlar ve LGBTİ bireyleri olarak özgürlüklerine, bedenlerine, hayatlarına, kadın mücadelesine yönelik saldırıları ve nefret dilini kabul etmediklerini ifade etti. 
 
'Biliyoruz, korkuyorsunuz'
 
"Yaratmaya çalıştığınız korku ve baskı ortamına karşı en çok kadınların mücadelesinden korktuğunuzu biliyoruz" diyen Fatoş, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Hep beraber el kaldırdığınız kadın düşmanı yasalarınız bizim için hükümsüzdür, yıllarca mücadele ederek kazandığımız haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. KHK'lerle işimizden atılsak da, derneklerimiz, yayınlarımız kapatılsa da, tutuklansak da 'yasaklarınızı tanımıyoruz' diyerek hayatlarımıza sahip çıkmak için mücadelemizi ve dayanışmamızı örecek, kadına yönelik şiddetin ortadan kalktığı, eşit ve özgür bir ülkede yaşayana kadar mücadele edeceğiz."
 
25 Kasım'da Çankaya Belediyesi önüne çağrı 
 
Fatoş, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü'nde "Haklarımıza ve hayatlarımıza sahip çıkıyoruz" diyen tüm kadınları Ziya Gökalp Caddesi Çankaya Belediyesi önünde buluşmaya çağırdı.