DAİŞ’le tanıştığında 13 yaşındaydı: Çocukluğumu çaldılar!
- 09:14 22 Kasım 2017
- Güncel
Ruhenda Amed
AYN İSA - Azerbaycan’dan Suriye’ye babası tarafından getirildiğinde 13 yaşında olan Dilber, şuan 18 yaşında. Bir çocuk annesi, mülteci, iki kez evlenmek zorunda kalan Dilber tüm yaşananların ardından “Çocuk olduğumu unuttum” diyor.
Rakka’yı özgürleştirme operasyonunda tarihi bir zafer kazanan YPJ ve QSD savaşçıları, karanlığın başkenti olarak tanımlanan kenti özgürlük kentine çevirdi. Özgürleştirilen yalnızca kent değildi elbette… DAİŞ zulmünü yaşayan kadınlar da yeni bir yaşama adım attı. Sivillerin muhafaza edildiği Ayn İsa kampında Azerbaycan’lı Dilber Memmedova’nın hikayesine konuk oluyoruz. Çok çarpıcı ifadelerde bulunan Dilber, Azerbaycan’dan Suriye’ye uzanan yaşamında Türkiye’nin oynadığı rolden de bahsediyor.
DAİŞ: Cehennem yaratıkları
3 kardeşiyle birlikte Ayn İsa kampında kalan Dilber, “DAİŞ bizden her şeyimizi aldı” diyerek başlıyor konuşmasına. Tanık olduğu onca katliama rağmen dudağının kenarına kondurduğu tebessümü bir an olsun bırakmayan Dilber, Azerbaycan’ın Bakü kentinden. Henüz 18 yaşında olan Dilber, bundan 5 yıl önce tanışmış DAİŞ karanlığıyla. DAİŞ çetelerini “Cehennem yaratıkları” diye tanımlayan Dilber, babasının zoruyla Suriye’ye geldiklerini söylüyor.
Türkiye’ye ait ambulansla sınırı geçmiş!
Suriye’ye Türkiye üzerinden geçtiklerini ifade eden Dilber, Türkiye’nin DAİŞ ile yaptığı ‘kirli anlaşmayı’ da anlatıyor: “Babam ve annem biz Suriye’ye geçmeden önce boşandılar. Babam bizden bir ay önce Suriye’ye geçti. Ben kardeşlerimle bir ay boyunca Antep’te kaldım. Daha sonra bir adam geldi bizi evden aldı Türkiye’ye ait ambulansa binip Suriye’ye geçtik. Geçerken ne sınır ne asker gördük. Ambulanstan inince babam bizi karşıladı ve Suriye’de olduğumuzu anladık.”
‘Zorla evlendirildim’
Suriye’ye geçtikten sonra Tabka, Minbic, Rakka ve benzeri bir çok yerde kaldıklarını belirten Dilber DAİŞ üyesi olan babasının iç infaz ile öldürüldüğünü söylüyor. Babası öldükten sonra kardeşlerinden ayrıldıklarını ve kendisinin zorla evlendirildiğini belirten Dilber, konuşmasına şöyle devam ediyor: “Suriye’ye geldikten 1 yıl sonra DAİŞ’liler gelip ‘baban öldü senin de evlenmen gerekiyor’ dedi. Evlenmek istemiyordum. Henüz 14 yaşında zorla evlendirildim. İlk eşim Antepli bir Türk’tü. İlk eşimden bir oğlum oldu. DAİŞ üyesi olan eşim daha sonra Tabka’da öldü.”
‘Çocuk olduğumu unuttum’
Çocuk yaşta 4 aylık bebeğiyle bir başına kalan Dilber, DAİŞ çetelerinin kendisine ‘ya evlen yada ne halin varsa gör’ dediğini ifade ediyor. Çaresiz kalan Dilber, Adıyamanlı bir DAİŞ üyesiyle evlendiğini ve şiddete maruz bırakıldığını söylüyor. İkinci kez evlendiği erkeğin de çatışmada öldüğünü dile getiren Dilber, tüm bunlar yaşanırken “Çocuk olduğumu unuttum” diyor.
‘DAİŞ’ten kurtulacağımı hiç sanmıyordum’
İkinci kez evlendiği erkek öldükten sonra kaçmaya çalışan Dilber, başarılı olamadığını ama YPJ savaşçılarını gördükten sonra kendini kanatlanmış gibi hissettiğini ifade ediyor. Rakka’nın özgürleştirilmesi hamlesinde kurtarılan siviller arasında yer alan Dilber,“DAİŞ’ten kurtulacağımı hiç sanmıyordum. Kaç defa kaçma teşebbüsünde bulunsam da başarılı olamadım. YPJ savaşçılarını gördüğümde kendimi kanatlanmış gibi hissettim. O siyah çarşafı üzerimden atarken kendimi özgür hissettim ve ilk defa gerçekten DAİŞ’ten kurtulduğuma inandım” diyor.
‘Hesap sormak istiyorum’
Ayn İsa kampında tekrar kardeşleriyle buluştuğunu dile getiren Dilber, “Suriye’ye zorla getirildik. Burası bizim ülkemiz değil. Babam dahil tüm DAİŞ üyelerinden hesap sormak istiyorum. DAİŞ benden huzurumu, sevincimi, çocukluğumu aldı.
Kardeşlerimle birlikte Azerbaycan’a dönüp bize yaşatılan karanlık günleri unutmak istiyoruz” diyerek konuşmasını tamamlıyor.








