25 Kasım’a doğru: Kadınlar bir arada daha güzel!

  • 09:22 22 Kasım 2017
  • Güncel
Filiz Zeyrek/Medine Mamedoğlu 
 
ADANA - 25 Kasım Dünya Uluslararası Kadına Şiddetle Mücadele Günü ile ilgili konuşan kadınlar, “25 Kasım’da kadına dönük şiddete karşı alanlarda olacağız. Sonuna kadar mücadele edeceğiz” diyerek tüm kadınlara dayanışma ve birlik çağrısında bulundu.
 
25 Kasım Dünya Uluslararası Kadına Şiddetle Mücadele Günü’ne sayılı günler kala kadınların eylem hazırlıkları devam ediyor. Her gün, her saat örgütlenmeleri ile gündeme gelen ve mücadeleleri ile birbirlerine destek olan sendikalı ve aktivist kadınlar bu yılda örgütlenmenin doruğa ulaştırılması çağrısında bulundu. 
 
‘Sonuna kadar mücadele edeceğiz’
 
Manisa Tümbel-Sen Şube Kadın Sekreteri Hülya Yaşar OHAL’in ardından kadın ve çocuklar üzerindeki baskıların arttığını ifade etti. Devlet eliyle başlayan saldırılara karşı kadınların birlik ruhuyla durması gerektiğine dikkat çeken Hülya, kapı kapı dolaşarak örgütlenme ve duyarlılık çalışmalarına devam edeceklerini kaydetti. Hülya, “Kadınlar ile birlikte olmayı çok seviyorum önemsiyorum. Hangi milletten olursa olsun kadın hakları bizler açısından önemlidir. Kadınların özgürlüğünün gasp edildiği alanlarda toplumun da özgürlüğü gasp edilir. Bu bilinçle hareket edildiğinde hepimiz özgür yarınları kucaklarız. Biz kadınlar olarak eşit haklar talebimizi yeniliyoruz. Bizden çalınan haklarımızı geri alıncaya dek durmayacağız” diye kaydetti.
 
‘Mücadele ağlarını büyütmek için…’
 
Adana Eğitim-Sen Kadın Sekreteri Derya Yulcu kadına yönelik ayrımcılığın hat safhaya ulaştığını belirterek, OHAL’in tüm ülkeyi adeta bir karakola çevirdiğini söyledi. Şiddetin boyutunun da farklılaştığını ve arttığını ifade eden Derya, "Gittikçe aratan çocuk istismarı, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerine karşı demokratik mücadele veriyoruz. İktidarın beslendiği sistemin gitmesi ve insana yaraşır bir düzen oluşması için mücadele ağlarını büyütmek şart” dedi. 
Derya son olarak tüm kadınlara 25 Kasım’da alanlarda olma çağrısı yaptı. 
 
‘25 Kasım’da alanlarda olacağız’
 
Adana’da çalışan emekçi kadınlardan Suna Keskin, bugüne dek yok sayılan ve katledilen kadınların mücadelesini omuzlayarak yola devam edeceklerini kaydetti. Kadınları katledenlerin her zaman en yakınlarında ki erkekler olduğunu ifade eden Suna, kadın katliamlarının politik olduğunu belirtti. Suna, cinsel saldırı, istismar ve şiddet olaylarında erkeklerin ‘iyi hal indirimleriyle’ ödüllendirildiğine dikkat çekerek, bu tür olaylar karşısında yargının en ağır yaptırımları uygulaması gerektiğinin altını çizdi. 
 
‘Bir arada daha güzeliz’
 
Devlet eliyle kadınların hedef haline getirildiğine dikkat çeken Suna, “OHAL uygulamaları sayesinde kadınların tüm hakları gasp edildi. Yasalar yoluyla ise kadınlara saldırıların önü açıldı. Biz her 25 Kasım’da onurlu mücadelemiz için alanlara gittiğimizde bizden çok polisler geliyor. Biz sadece ‘ölmek istemiyoruz, yaşamak istiyoruz’ dediğimiz için saldırıya maruz bırakılıyoruz. Kadınlar olarak bu zihniyeti tanımıyoruz” diye konuştu.
Suna son olarak, “Biz makyajla değil bir aradayken çok çok daha güzeliz. Tüm zulümlere, işkencelere, yıldırmalara karşı bir aradayız meydanlardayız. Mücadelemiz onurlu bir şekilde devam edecektir” dedi.
 
Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Seçil Sönmez, "Çocuklarımızın, geleceğimiz için alanlarda, sokaklara da olmalıyız"  kadınların kazandığı tüm haklarına sahip çıkacaklarını ve yeni kazanımlar için mücadele edeceklerini belirtti. 
 
‘25 Kasım’da alanlara davet ediyoruz'
 
Adana Mor Dayanışma üyesi Güneş Kurkun 25 Kasım’da tüm kadınların alanda olması gerektiğini belirterek, "Kadınlar her geçen gün hem fiziksel, hem psikolojik hem de farklı şekilde şiddete maruz bırakılıyor. Şiddetin son bulması ve kadınların sesini çıkarması için topyekûn mücadeleyi büyütmeliyiz. Tüm kadınları direnmeye ve 25 Kasımda alanlara davet ediyoruz" dedi.
 
‘Mirabel kardeşlerden miras’
 
Ataerkilliği yenebilmek için 25 Kasım’da alanlara çıkacaklarını belirten Rafiye Taş ise AKP'nin eğitim müfredatı ile kendi militanlarını oluşturmaya çalıştığını; dindar ve kindar bir toplum yapısı yaratmak istediğini ve kadınların AKP'nin uygulamalarına karşı bir araya gelip mücadele etmesi gerektiğini dile getirdi. 
 
“25 Kasım biz kadınlara Mirabel kardeşlerden miras kalmıştı” diyen Pelin Çiçek ise müftülük yasası ile kadın ve çocukların yaşamını gasp edenlere karşı sokakta olacaklarını belirtti.