Gülistan Koçyiğit: 25 Kasım'da alanlara tecridi kırmaya

  • 09:18 23 Kasım 2017
  • Güncel
Beritan Canözer 
 
İSTANBUL - PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride dikkat çeken HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, tüm kadınları 25 Kasım'da alanlara, İmralı tecridini kırmaya davet etti. 
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın sağlık ve güvenlik koşulları hakkındaki belirsizlik nedeniyle başlayan kaygılar derinleşirken, Avrupa, Türkiye ve Kürdistan'da başlatılan eylemler de sürüyor. Yüz binlerce kişinin Abdullah Öcalan çağrısına kulak tıkayan hükümet ise sessizliğini koruyor. Abdullah Öcalan'dan haber alınamamasını AKP'nin savaşı büyütme ısrarına bağlayan Halkların Demokratik Kongresi Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, kadınların birlikte mücadelesinin önemine dikkat çekti. 
 
 'AKP toplumun yumuşamasına tahammül edemedi'
 
Abdullah Öcalan üzerinde uzun süredir devam eden tecridi çok boyutlu ele almak gerektiğini belirten Gülistan, tecrit politikasının kendisinin AKP ve MHP ittifakının ortak sonucu olduğunu söyledi. Tecritle iki şeyin hedef alındığına işaret eden Gülistan, "Birincisi Sayın Öcalan ile Kürt halkının toplumsal gerçekliğini ve toplumsal bağını koparma, ideolojik beslenmeyi engelleme. İkincisi de 2013 ile 2015 yılları arasında gelişen  barış ve çözüm süreci içinde Sayın Öcalan'ın sesinin, sözünün, kendisinin Türkiye toplumuna ulaşması, toplumda kabul görmesidir. Bu kabulün sonucunda da Sayın Öcalan'a batı cephesinde yaklaşımın yumuşamış olmasıyla ilişkilidir" ifadelerini kullandı. 
 
'İktidar barışa alışmamızı istemedi'
 
İktidarın toplumun barışa alışmasını istemediğini, çünkü iktidarların doğaları gereği savaştan beslendiklerini söyleyen Gülistan, "Görüşmelerin devam etmesi farklı kesimlerin birbirine dokunması demek olacaktı. Devlet bu durumu kendine bir tehlike olarak gördü. Tehlike olarak görmeye başladıktan hemen sonra ağır tecridi devreye soktu. Tecridin devreye girmesi ile beraber şiddet, çatışma, baskı, faşizm de her yerde ortaya çıktı. Zaten var olan bir savaş daha da körükleşti" diye belirtti. 
 
'Kürt kardeşlerim deme, iradeye saygı duy'
 
Milyonlarca kişinin lider olarak gördüğü Abdullah Öcalan'ın tecrit altında tutulmasını kabul etmediklerini ifade eden Gülistan, Erdoğan'ın iki yüzlü söylemlerini ise şu sözlerle değerlendirdi: "Tecrit devam ederken kalkıp 'benim Kürt kardeşlerim' demesin hiç kimse. Sen Kürt kardeşlerinin iradesine saygı duymazken nasıl kardeş diyorsun? 'Kürt kardeşlerim' cümlesinin Kürtler açısından hiçbir karşılığı yoktur. Kürt halkı çok açık söylüyor, 'önderime yaklaşım bana yaklaşımdır'. Onun için siz Sayın Öcalan'a tecrit uyguladığınız sürece aslında Kürt halkına, barışa, demokrasiye de bir tecrit uyguluyorsunuz." 
 
'Türkiye bunun hesabını veremez'
 
 Devletin görüşme yollarını açmamasının nedeninin Kürtlere karşı duyduğu nefret olduğunu söyleyen Gülistan, "Sayın Öcalan ilgili bazı haberleri yayarak toplumun nabzını ölçmeye kalkmasınlar. Böylesi bir durum için kendilerine 99 süreci hatırlatmakta fayda görüyoruz. Bu durum Türkiye'yi kaosa taşır. Hiç istemeyeceğimiz ve önünü de kesemeyeceğimiz sonuçlar doğurur. Biz bunu ateşle oynamak olarak ele alıyoruz. Kürt halkı liderlerine yönelik gelişecek her türlü duruma en ağır tepkiyi gösterir. Türkiye oluşacak olan kaosun hesabını veremez" uyarısında bulundu. 
 
'Kadın bilincini ortadan kaldırmak istiyorlar'
 
Abdullah Öcalan'ın kadın özgürlüğü noktasındaki önemine işaret eden Gülistan, "Kadın özgürlük çizgisinin ideologudur kendisi. Kürt kadın mücadelesi onun açtığı ve sunduğu yöntemler üzerinden büyüdü. Bütün bunlara baktığımız zaman Kürt kadın hareketi ve Kürt kadın hareketinin etkilediği Türkiye ve Ortadoğu kadın hareketine baktığımız zaman aslında nasıl bir doğruya oturulduğunu da çok açık ve net görebiliyoruz. Bugün Rojava'da bir devrimin adı kadın devrimi oldu. Bu da Sayın Öcalan'ın fikirleri sayesinde gerçekleşti. Kadını temel özne olarak görmesi, kadına verdiği değer, kadının cins mücadelesine verdiği önem sayesinde bu devrim gerçekleşti. AKP ve MHP'nin asıl hedefi Sayın Öcalan'ın perspektifleri ile bu kadar büyümüş bir kadın bilincini ortadan kaldırmaktır. Kadının köleliğini savunanlara karşı Sayın Öcalan kadın özgürlüğünü savundu" ifadelerini kullandı. 
 
'En radikal duruşumuzu sergileyelim'
 
Abdullah Öcalan ile görüşmelerin kesintiye uğraması ile AKP'nin kadına dönük saldırılarının arttığına vurgu yapan Gülistan, "AKP'nin  cinsiyetçi politikaları Kürt kadın mücadelesini de hiçleştirmeye çalışmaktır. AKP'nin bizi nasıl bir karanlığın içine sürüklemeye çalıştığını görmek gerekiyor. O nedenle bugün AKP'ye karşı mücadele etmek istiyorsak ilk önce İmralı tecridini kırmak ve Kürt kadın mücadelesini büyütmek gerekiyor. Birinci sözümüz tecridi kırmaktır. En radikal duruşumuzu sergilemeliyiz" dedi. 
 
'İlk sözümüz tecridi kırmak olmalı'
 
Gülistan, son olarak, "Önümüzde bir 25 Kasım var. Her yıl bugünü sokakta karşılıyoruz ama sadece o gün sokakta olmak değil. Sokağı her gün kullanmak, kadın mücadelesini büyütmek için çalışmalıyız. Her sokağa çıktığımızda ilk sözümüz tecridi kırmak olmalıdır. 25 Kasım'da bütün kadınları daha fazla itirazlarını yükseltmeye, yanlarındaki ilk kadının kolundan tutarak mücadeleye katılmaya davet ediyorum. Kadınların çok daha geniş bir kadın ittifakını kurmaları ve bunu bir şekilde sokağa yansıtmaları gerekir" diyerek 25 Kasım'a çağrı yaptı.