Cins kırımına karşı sokağa, isyanı haykırmaya
- 09:18 24 Kasım 2017
- Güncel
Safiye Alagaş/Piroz Zırığ
DİYARBAKIR/ŞIRNAK - 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Dayanışma Günü'nü karşılamaya hazırlanan kadınlar, tüm kadınları cins kırımına karşı sokakta mücadeleye davet etti.
Kürdistanlı kadınların 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü hazırlıkları devam ediyor. Diyarbakır sokaklarında bildiriler dağıtarak 25 Kasım'a çağrı yapan kadınlar, kadına yönelik şiddete karşı en büyük mücadele biçiminin kadın dayanışmasından geçtiğini söylüyor. Kadına yönelik şiddetin sorumlusunun devlet olduğunu söyleyen Hevidar Tutci, caydırıcı ceza vermek yerine erkeği ödüllendiren devletin kadın sorununun büyümesinin en önemli sorumlusu olduğunu vurguladı.
25 Kasım'da sokaklara
Kadınları sokağa çağıran Sema Pence ise, şiddete maruz bırakılan kadınlar için ortak mücadele çağrısı yaptı. Türkiye'de kadına yönelik şiddet konusunda yargının rolüne işaret eden Sema, "Erkekler şiddet ve zulme zaten meyilli. Adalet olmadığından da kadına şiddet bu boyutlarda. Biz kadınlar olarak aleyhimize hayata geçirilen yasaları asla tanımayacağız. Bu nedenle 25 Kasım'da tüm kadınlar ses çıkarmalıdır" dedi.
Örgütlü mücadele şart
25 Kasım'a çağrı yapan İlknur Değirmenci ise, kadınların şiddet ve baskıya sessiz kalmayarak mücadele etmesi gerektiğini söyledi. Erkek zihniyetinin her alanda teşhir edilmesi gerektiğini ifade eden İlknur, "Kadınlar şiddeti ağabeyim, babam, kardeşim, sevgilim diyerek meşrulaştırmamalı" diye konuştu. İlknur, kadına yönelik şiddetin aynı zamanda bir sistem sorunu olduğunu belirterek, bu sistem sorununa karşı örgütlü mücadele çağrısı yaptı. 25 Kasım'da alanlarda olacaklarını söyleyen Dicle Engin'de Diyarbakırlı kadınlara çağrıda bulundu.
Erkek-devlet ortaklığını yenilgiye uğratalım
Şırnak'ta da 25 Kasım'ı karşılamaya hazırlanan kadınlar, kadına yönelik artan şiddeti değerlendirdi. sürü OHAL ile sürecin en başta kadınları hedef aldığını söyleyen başlayan Meryem İrmez, kadının hem devlet hem de erkek tarafından yoğun şekilde saldırıya maruz kaldığını söyledi. Erkek-devlet ortaklığının yenilgiye uğratılması gerektiğini vurgulayan Meryem, "Nasıl dünyanın yarısı biz isek diğer yarısını bizler doğuruyorsak bu şiddeti de bizler bilinç yolu ile aşabiliriz. Kadın şiddetinin yanı sıra kadın intiharlarını da bitirebiliriz. Kadına yönelik şiddetinin durdurmanın temel kaynağı annelerdir. Bizler çocuklarımızı doğru temelde ve kadın bilinciyle yetiştirirsek bu bozuk düzeni alt edebiliriz" dedi.
Abdullah Öcalan'ın perspektifi ışık oluyor
Ayşe Güler, kadınların özellikle en yakınındaki erkekler tarafından şiddete maruz bırakıldığını söyleyerek, kadınların ne olursa olsun direnişlerinden ödün vermemesi gerektiğini ifade etti. Ayşe, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın sunduğu perspektiflerin kadın mücadelesine ışık tuttuğunu vurgulayarak, Abdullah Öcalan'sız bir özgürlüğün mümkün olmadığına dikkat çekti. Abdullah Öcalan'ın "Kadının özgür olmadığı toplum özgürleşmez" sözüne vurgu yapan Ayşe, "Bu nedenle 25 Kasım'da kadın özgürlüğünün Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünden geçtiğini bir kez daha vurgulayacağız" dedi.
Bir gün değil,her gün mücadele
DBP Şırnak İl Eş Başkanı Ayşe Altan da, her gün 3 kadının katledildiği Türkiye'de bir cins kırımının yaşandığını söyledi. Ayşe,kadınların yalnızca yılın bir günü değil her gün şiddete karşı mücadele ederek, sesini yükseltmesi gerektiğini ifade etti.








