Gülistan Atasoy: Saldırılara en güçlü cevabı sokakta vereceğiz
- 09:22 24 Kasım 2017
- Güncel
Habibe Eren
ANKARA- OHAL ve KHK'lerin hedefindeki sendikalı kadınlar, 25 Kasım'da da alanlarda olacak. Konuya ilişkin konuşan KESK Kadın Sekreteri Gülistan Atasoy, AKP'nin kadın örgütlülüğüne yönelik saldırılarına karşı verilecek en güçlü cevabın sokaklarda çıkmak olduğunu söyledi.
25 Kasım Dünya Uluslararası Kadına Şiddetle Mücadele Günü'nde her sene sokağa çıkan sendikalı kadınlar bu yılda baskı, tutuklama ve ihraçlara karşı alanlarda olacak. OHAL ve KHK rejimine karşı mücadeleye devam eden kadınlar haklarını ve taleplerini 25 Kasım'da bu kez daha gür sesle haykıracak. KESK Kadın Sekreteri Gülistan Atasoy, AKP'nin örgütlü mücadeleyi dağıtmak için en çok kadınlara saldırdığını kaydederken, tüm kadınları 25 Kasım'da alanlara çağırdı.
'Faşizm kurumsallaşmak için en çok kadınlara saldırıyor'
AKP'nin özellikle 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası gittikçe otoriterleşen "tek adamlığa" dayalı yeni rejim inşası ve baskıcı politikalarının kadınların faşizme karşı yürüttükleri özgürlük mücadelesinin ve bu uğurda ödedikleri bedellerin simgeleştiği önemli bir direniş mirası olan 25 Kasım'ı daha da anlamı kıldığını vurgulayan Gülistan, "Tüm baskıcı rejimlerde olduğu gibi AKP'de faşizmi kurumsallaştırmak için en fazla kadınlara, kadınların mücadele alanlarına ve örgütlülüğüne saldırıyor. Çünkü kendi ideolojisini toplumda tahkim etmenin önündeki en büyük engelin kadın mücadelesi olduğunu çok iyi biliyor" dedi.
'İtirazı örgütleyecek en önemli dinamik kadın'
Kadınların demokrasiyi tümden ortadan kaldıran, tekçi ve cinsiyetçi rejime karşı itirazı örgütleyebilecek en önemli dinamik olduğunu vurgulayan Gülistan, "AKP kadın düşmanlığını pekiştiriyor. Bu nedenle yeni rejim silahları olan OHAL ve KHK'ları sürekli olarak kadın mücadelesini geriletmek amacıyla kullanıyorlar. Çalışma yaşamından siyasete, sendikal örgütlenmeden yerel yönetim örgütlenmelerine kadar kadınların mücadele ettiği tüm alanlara saldırıyor. Kadınların yasalarda karşılığı olan kazanımlarını yok etmek istiyor" diye konuştu. KHK ile iş güvencesinin fiilen ortadan kaldırıldığını dile getiren Gülistan, hız verilen yeni yasal düzenlemeler ve kadın emeği üzerinden geliştirilen esnek çalışma modelleriyle güvencesiz istihdamın yaygınlaştırılmasının amaçlandığını belirtti.
Kadının örgütlü mücadelesi zayıflatılmak isteniyor
Özgürlük alanlarını sınırlayıp, örgütlenme alanlarını yok eden bu anlayışın son yıllarda 25 Kasım ve 8 Mart gibi evrensel mücadele günlerinde kadınlara hukuksuz yasaklar koyduğunu hatırlatan Gülistan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Alanları kadınlardan arındırmak için her türlü devlet şiddetini ortaya dökmesi kadınları örgütsüz kılmayı dolayısıyla toplumu örgütsüzleştirmeyi amaçlıyor. Erkek-devlet şiddetinde yaşanılan artış daha çok kadınların örgütlü olduğu alanlar üzerinde yoğunlaşırken, otobüste, iş yerinde, metroda, sokakta giyimimizden, konuşmamızdan, kahkahamızdan duyulan rahatsızlık nedeniyle hemen her gün yaşadığımız farklı şiddet biçimleri ise münferit olmayıp, siyasal iktidar eliyle toplumda yaygınlaştıran kadın düşmanlığının sonucunda gelişiyor."
'25 Kasım'dan 8 Mart'a kadar sokaklardayız'
KESK'li kadınların sendikal mücadelenin başından itibaren emek mücadelesini demokrasi ve kadın özgürlük mücadelesinden ayrı tutmadan yürüttüğünü belirten Gülistan, "Dolayısıyla bugün AKP eliyle oluşturulmak istenen cinsiyetçi, faşist rejimin sürekli saldırıları karşısında eylem hattının canlı kılınması için mücadeleyi esas alıyoruz" ifadelerini kullandı. Kadınların kazanımlarını ve yaşamlarını hedef alan saldırılara karşı 25 Kasım'da, "Hayatımızdan haklarımızdan vazgeçmiyoruz, düşlerimizin peşindeyiz'' şiarıyla eylem başlatacaklarını duyuran Gülistan, şöyle devam etti: "Tüm kadınları, düşlerinizde ki eşit ve özgür yaşamın peşinde olmaya, mücadeleyi ve dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz. İtirazlarımızı, taleplerimizi ve sözlerimizi örgütlemek için 25 Kasım' da alanlarda buluşalım."








