'Amaçları kadını değil aileyi korumak'
- 09:04 27 Kasım 2017
- Güncel
Evrim Kepenek
İSTANBUL - Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'ndan Avukat Esin Yeşilırmak, şiddete maruz bırakılan kadınların korunabilmesi için "şifre" olarak nitelendirdiği 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Karşı Kanunun Yeni Akit gazetesi tarafından hedefe konulmasının amacının kadınları değil "aileyi" korumak olduğunu söyledi.
Türkiye’de AKP iktidarı ve yargı kararlarıyla uygulanan cezasızlık politikalarının bir sonucu olarak artan kadın cinayetlerine her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. Konuyla ilgili Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) Kasım ayında yayınladığı raporda yargının cinsiyetçi ve ayrımcı kararlarına dikkat çekilirken, öldüren erkeklere yönelik açılan davalarda ise cezasızlık kıskacına vurgu yapıldı. Tabloya rağmen geçtiğimiz günlerde “6284 yuva yıkıyor” manşetiyle 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Karşı Kanun’da yer alan kadına yönelik düzenlemeleri hedef gösteren iktidara yakın Yeni Akit gazetesine tepkiler ise sürüyor. KCDP’den Avukat Esin Yeşilırmak, kanun maddelerinin değişmesi halinde, kadınların kendilerini öldürmek isteyen erkeklerle ilgili uzaklaştırma ya da koruma kararı aldıramayacaklarını söyledi.
KCDP’nin çok sayıda kadın cinayeti davası takip ettiğini anlatan Esin, KDCP'nin dahil olmak istediği davalarda müdahillik talebinin kabul edilmediğini söyledi. "İstanbul'da ufak bir kabulleniş var ancak İstanbul dışında hiçbir davaya katılım talebimiz kabul edilmiyor" diyen Esin, mahkeme heyetinin "bu grup kamuoyu oluşturuyor", "mahkeme üzerinde baskı oluşturuyor" diyerek taleplerini reddettiğini söyledi. Kadın cinayeti davalarının kişisel değil toplumsal davalar olduğunu ifade eden Esin’e göre davalar üzerinde bir kamuoyu oluşturmak ise elzem.
'Şiddete maruz bırakılan kadın ilk önce karakola başvuru yapmalı'
Şiddete maruz bırakılan kadınların mutlaka en yakındaki karakola giderek şiddete maruz kaldığına dair başvuru yapması gerektiğini söyleyen Esin, "Bu kayıt çok önemli çünkü davalarda şiddet gördüğüne dair kayıtlar bizim için ilk ıspat belgeleri oluyor. 'Aile içinde olur', 'benim eşim yapmaz', 'Bir kere şeytana uydu' gibi yaklaşımlara aldırmadan kadınların bu başvuruları yapması gerekiyor. Bu başvuruların ardından kolluk kuvvetlerinin soruşturması ve savcının tavrına göre 6-9 ay içinde soruşturmalar davaya dönüşebilir" dedi.
Kadınların 'koruyucu şifresi' 6284
Şiddete maruz kalan kadınların hayatını biraz olsun kolaylaştıran yasalardan biri de 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Karşı Kanun. Bu kanunun bile bu hali ile yetersiz olmasına rağmen kadınlar için koruyucu görevi üstlendiğini söyleyen Esin, "Bu yasa sayesinde kadınlar kendilerine şiddet uygulayan erkekler için uzaklaştırma ve kendileri için koruma kararı çıkartabiliyor. Bu yasa kadınlar için bir yaşam kaynağı" diye konuştu. Yasanın Yeni Akit gazetesi tarafından "aile birliğini bozduğu" gerekçesi ile hedef gösterildiğini anlatan Esin, bu kanunu kadınlar için “koruyu şifre” olarak nitelendirdi ve asla değiştirilmemesi gerektiğini belirtti. Türkiye'nin kadına karşı şiddet konusunda uluslararası birçok antlaşmaya imza attığını söyleyen Esin, bu yasanın değiştirilmesi halinde, imzalanan uluslararası sözleşmelerin de çok daha gerisine düşülmüş olacağını vurguladı.
'Amaç kadını değil aileyi korumak'
Bu kanunun iktidara yakın gazeteler tarafından hedef gösterilmesinin sonrasında kanunda bir değişikliğe gidilmesinden endişe duyduğunu söyleyen Esin, bu tür haberlerin kadını değil aileyi koruyan zihniyete hizmet ettiği ifade etti.








