‘Zarrab davası Türkiye’nin sıkışmışlığının temsilidir’

  • 09:06 28 Kasım 2017
  • Güncel
DERSİM - Reza Zarrab davası ile ortaya çıkan yolsuzluk ve rüşvet skandalının Türkiye’nin hegemonik devletler arasındaki sıkışmışlığının bir temsili olduğunu söyleyen Beycan Taşkıran, yolsuzluklara ve kirli pazarlıklara karşı özgür bir gelecek için mücadele verdiklerini söyledi.
 
19 Mart 2016'dan bu yana hapishanede bulunan  Reza Zarrab, ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımları yasa dışı yollarla delmek, ABD kurumlarını aldatmak ve kara para aklamakla suçlanıyor. AKP iktidarı ve Erdoğan ailesiyle yakın ilişkileri bulunan Reza’nın kendisine ve öteki sanıklara yöneltilen suçlamalar hakkında itirafçı olmayı kabul etti. AKP yetkilileri ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ise Reza Zarrab dosyasına ilişkin adeta bir sıkışmışlık içinde. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan HDP MYK Üyesi Beycan Taşkıran, Türkiye’nin NATO’dan ayrılamayacağını, Rusya ve Şangay Beşlisi ile olan temaslarının da ezilenlere, halklara ve emekçilere savaş, yoksulluk ve zulüm getireceğini söyledi.
 
‘Tıkanma Zarrab’la ilgili’
 
AKP’nin ve devletin büyük bir tıkanma içinde olduğunu aktaran Beycan, bu tıkanmanın Reza Zarrab dosyasıyla ilgili olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ekonomik, politik ve sosyal patlamaların tam ortasında olduğunu belirten Beycan, “2019’a kadar tek adam rejiminin kurumsallaştırılması yolunda ‘yerli’ ve ‘milli’ kavramlarının kullanılarak halkların ve emek güçlerine saldırıyı meşrulaştırılmak istiyorlar” dedi. 
 
‘Türk devleti dışa bağımlı bir devlettir’
 
“Nerde yerli ve milli tartışması varsa orada sermayenin ve egemen güçlerin çıkarı vardır, gizlenen ve üstü örtülen birçok şey vardır” diyen Beycan, halkların özgürlük çabasının bu şekilde gizlenmeye çalıştığını ifade etti. 
 
Emekçilerin büyük bir yoksulluk dalgası ile karşı karşıya olduğunu dile getiren Beycan, “Türkiye’de tarım çökertilmiş durumda.Yıllarca kendini besleyebilen ülke şu anda açlık sınırının da altında. Yani ithalat yapamadığında en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz durumda” dedi.  
 
Daha önce ‘yerli’ ve ‘milli’ bir dava olarak görülerek Reza Zarrab’a sahip çıkanların itirafçı olduğu iddialarından sonra  dışlandığını dile getiren Beycan, bunun Erdoğan ailesinin korkusundan kaynaklandığını belirtti. Bütün egemen güçler gibi ABD’nin bu boyuttaki ilişki ağından faydalanarak hegemonik ilişkiler kurmayı isteyeceğini belirten Beyhan, “Türk  devleti  emperyalizme ekonomik, siyasal ve askeri olarak bağımlı bir devlettir ne yazık ki. Bunun temel araçlarından biri de NATO’dur. Bugün AKP ‘NATO bir darbeler aracıdır’ diyor. Bunu yıllardır sosyalistler, devrimciler, yurtseverler diyordu” diye konuştu. 
 
‘Bizim durduğumuz yer bellidir’
 
Türkiye’nin NATO’dan çıkma olanağının olmadığını, Rusya ve Şangay Beşlisi’ne yaslanmasının nedenin ise 17-25 Aralık’tan sonra Ergenekoncu güçlerle ittifak yapmasından kaynaklandığı dile getiren Beyhan, “Türk devleti orada da bu ülke ve halklar yararına bir sonuç alamayacak. Çünkü çıkar ilişkilerinden halklara ancak savaş ve zulüm yoksulluk, ekonomik kriz çıkar. Biz HDP olarak kadın özgürlük güçlerinin parçası olan kadınlar olarak özgürlüğe dayanan bir gelecek için mücadele ediyoruz. NATO, Zarrab tartışmaları, Ortadoğu’daki gelişmeler karşısında bizim durduğumuz yer bellidir. Demokratik ve özgürlükçü seçenek bu topraklarda ne Zarrab gibilere ne onun karşısındaki diğer güçleri değil gerçekten kendi kaderini tayin hakkını savunan gençleri, kadınları, hakları ve emekçileri temsil ediyoruz” dedi.