Tutuklu kadın siyasetçiler: Tahir Elçi hepimizin vicdanıdır

  • 13:18 28 Kasım 2017
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Tutuklu kadın siyasetçiler Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin katledilişinin ikinci yıl dönümü nedeniyle gönderdikleri mesajda, Tahir'in vicdan ile özdeşleştiğinin altını çizerek, faillerinin bulunması için mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.
 
Tutuklu Halkların Demokratik Partisi(HDP) eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk ve yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, cezaevinden gönderdikleri mesaj ile katledilişinin üzerinden 2 yıl geçen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'yi andı.
 
Figen, Sebahat ve Aysel'in ortak mesajı şöyle:
 
"Hayatını demokrasi ve özgürlük mücadelesine adamış, sevgili yol arkadaşımız Tahir Elçi'nin alçakça bir saldırıyla katledilişinin yıl dönümünü saygıyla anıyor, aramızda olmamasının acısını yüreğimizde yaşıyoruz.
Sevgili Tahir Elçi, yıllarca faili meçhul (aslında belli) cinayetlerin aydınlatılması için cesaretle mücadele etti. Kürdistan'da bir devlet politikası olarak işlenen siyasi cinayetlerin aydınlatılması, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü için bir hukukçu ve insan hakları savunucusu olarak mücadele etti. Sadece insan hak ve özgürlükleri ile değil, Kürt halkının haklı ve meşru mücadelesinin bir neferi oldu.
 
'Tahir Elçi tüm ezilen ve mazlumların sesi oldu'
 
Tahir Elçi, en son Diyarbakır Baro Başkanlığı görevini sürdürürken, Kürt halkının değil ezilenlerin ve mazlumların sesi olmaya, savaş politikalarına, doğanın ve yaşam alanlarının talan edilmesine karşı çıktı. Bundan rahatsız olan ırkçı faşistler, Tahir Elçi'yi tam da tarihi mekanların korunmasına dair 'Dört Ayaklı Minare'nin önünde basın açıklaması yaparken katlettiler.
 
'Katliamın üstü kapatılıyor'
 
Tahir Elçi dosyası, açığa çıkarılması için mücadele ettiği diğer siyasi cinayetlerin dosyaları gibi rafa kaldırıldı. Üzerinden 2 yıl geçmiş olmasına rağmen kameraların önünde işlenen bu cinayet aydınlatılmıyor.
Türkiye'de Kürt sorununun çözümsüzlüğü, savaş politikaları nedeniyle uygulanan "cezasızlık" politikası yeni ölümlere zemin olmaya devam ediyor. Son bir yılda güvenlik görevlilerinin "kaza" süsüyle neden oldukları panzerlerle ezilen onlarca çocuk ve kadının ölümünden sorumlu olanların yargılanmaması bunun en net göstergesidir.
 
'Unutmadık unutmayacağı…'
 
Cezasızlık politikasının son bulması, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için yapılması gereken, öncelikle Türkiye'nin gerçeklerle yüzleşmesi, Kürt sorununun demokratik, barışçıl ve özgürlükçü çözümüdür. Bu olmadan Kürt halkına, Kürt halkının temsilcilerine, Kürtlerin kazanımlarına yönelik saldırılardan vazgeçilmediği sürece gerçek bir yüzleşme ve adalet, dolayısıyla barış olmayacaktır.
 
Tahir Elçi'nin ölüm yıl dönümü vesilesiyle bir kez daha Tahir Elçi'yi sevgiyle, saygıyla anıyoruz. Tahir Elçi, tüm ezilenlerin, hepimizin vicdanıdır.
 
Tahir Elçi'nin hak, özgürlük, adalet ve barış mücadele mirasını sahipleniyor; cinayetin aydınlatılması, sorumlularının yargılanması ve hesap sorulması için mücadeleyi sürdüreceğimizin sözünü veriyoruz.
Tahir Elçi'yi unutmadık, unutmayacağız, katillerinden hesabı birlikte soracağız."
 
Gültan: Vicdan kelimesi Tahir Elçi'yi anlatan en iyi kelime
 
Gültan Kışanak da tutuklu bulunduğu Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi'nden gönderdiği mektupta, 'Vicdan' kelimesinin Tahir Elçi'yi en iyi anlatan kelime olduğunun altını çizerek, Tahir'in ölümlere, yıkıma, tarih katliamına sessiz kalmadığını ifade etti. 
 
Gültan'ın mektubunda şöyle dedi:
 
"Ömrünü insan hakları, adalet ve hukuk mücadelesine adayan Sayın Tahir Elçi, insanlık tarihinin kültürel mirasını korumaya çalışırken tarihi katledenlerin hedefi oldu. 2 yıl geçti ama yaramız hala kanıyor. Katiller bulunmadı. Hukuk adına, adalet adına acımız bir nebze de olsa dindirilecek bir adım atılmadı. 'Vicdan' Tahir Elçi'yi en iyi anlatan kelime olsa gerek. Ölümlere, yıkıma, tarih katliamına sessiz kalmadı. Hesapsız, kaygısız yüreğini ortaya koydu. Vicdanın ölmediğini göstermek isterken ölümsüzleşti. Saygıyla, minnetle anıyoruz."
 
Gültan gönderdiği mektupta ayrıca müebbet hapis cezasıyla yanında bulunan bir kadın tutsağın, Tahir Elçi'yi çizdiği kara kalem çalışmasını da paylaştı.