Feleknas: Devlet, Kürt halkına geri adım attıramadı
- 09:04 2 Aralık 2017
- Güncel
Şehriban Aslan
DİYARBAKIR - Sur direnişinin yankıları aradan geçen iki yıla rağmen devam ediyor. HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca, 103 gün süren direnişi değerlendirerek devlet saldırılarının Kürt halkına asla geri adım attırmadığına dikkat çekti.
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2 yıl önce başlayan 103 günlük direniş hala Diyarbakır halkı arasında konuşuluyor. “103 günlük destansı bir direniş” tabiriyle yaşananları yorumlayan halk, yıkıma ve talana rağmen mücadele eden gençlerin asla unutulmayacağına dikkat çekiyor. HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca, savaş ve katliam emrinin ‘Ankara’dan’ verildiğini belirtti.
‘Amed halkı büyük savaşa tanıklık etti’
Sur’da yoğun devlet saldırılarına karşın büyük bir direniş sergilendiğini hatırlatan Feleknas, Kürt gençlerinin NATO’nun en büyük ordularından birine karşı mücadele ettiğine dikkat çekti. Feleknas, “Ordu, asker, özel birlikler, büyük silahlar ve güçlerle Sur’a girmeye çalıştılar ve aylarca savaş yaşandı. Amed halkı olarak bu büyük savaşa tanıklık ettik. Bu savaşta bir yandan gençlerin direnişi vardı, bir yandan da katliam yaşandı. Fırına giden çocuk katledildi, güvercinlerini beslemek için dama çıkanlar katledildi, Fatma Anne Cuma namazına yetişmek için çıktığı esnada yaralandı ve yaşamını yitirdi” dedi.
‘Yok etme konsepti uygulandı’
Sadece Sur içinde değil Sur dışında da direnişin olduğunu ifade eden Feleknas, ablukanın kırılması için Diyarbakır halkının ayaklandığını hatırlattı. Feleknas, Sur içerisinde 103 gün direnenlerin yanı sıra Sur dışında da binlerce insanın sokaklarda direndiğine dikkat çekti. Aylarca gaz, tazyikli su, ranger tipli araçlardan açılan ateşlere rağmen halkın sokakları terk etmediğinin altını çizen Feleknas, bu eylemlerde de onlarca genç ve çocuğun yaşamını yitirdiğini belirtti. Feleknas, “DTK, DBP, HDP bu süreçte savaşın ve olayların durması için devletle, vali, kaymakam ve diğer yetkililer ile görüşüldü. Siviller ve yaralılar çıkarılsın diye defalarca aracı olduk ama tarandık ve saldırılara maruz kaldık. Diyebiliriz ki Sur’u yok etmek için bir konsept planlandı” diye kaydetti.
Kürt halkının iradesinin Sur’da kırılmaya çalışıldığını ifade eden Feleknas, onlarca kez müzakere yolunu denediklerini ancak devletin bu noktada adım atmadığını kaydetti.
Feleknas, “Devlet yetkilileri bize Amed’de şunu söyledi, ‘Burada bizim yapacağımız bir şey yok, müdahale edemiyoruz. Bu karar Ankara’da alınmış ve bu operasyon Ankara’dan yürütülüyor, elimizden gelen bir şey yok’ denildi. Buda Sur’a karşı olan düşmanlığın büyüklüğünü gösterdi” ifadelerini kullandı.
‘NATO silahlarının burada ne işi var?’
Feleknas, Amerika’nın 1990 yılında Türkiye’ye sattığı tankların Sur’a gönderildiğine dikkat çekti. Tüm dünyanın gözü önünde katliam ve yıkımın yaşandığına değinen Feleknas, “Bu tanklar Amed, Şırnak, Silopi, Nusaybin’de ne yapıyordu, neden buralarda yer alıyordu? Üzerinde NATO yazan silahlar, tanklar nasıl kullanılıyordu? Bunların cevabını kim verecek?” diye sordu.
Kürdistan’da hayata geçirilen savaşın tek amacının demografik yapının değişimi amacını taşıdığını vurgulayan Feleknas, çatışmaları bahane ederek yıkanların, bugün çatışma yaşanmayan mahalleleri de yıktığına dikkat çekti. Sur’da yaşamını yitiren Hakan Aslan’ın cenazesinin hala bulunmadığının altını çizen Feleknas, “Aile oğullarının nereye defnedildiğini biliyor ama devlet almalarına izin vermiyor. Çok sayıda önerge verdik, devlet ile görüştük, aile Erzurum’dan birkaç defa geldi ama sonuç çıkmadı. Aile hala çocuklarının taziyesini kurmadı” diye konuştu.
‘İradelerini teslim alamadılar’
“26 gün boyunca cenazeler yerde kaldı. Aileler açlık grevlerine girdi” diyen Feleknas, hiçbir gücün yaşanan direnişi silinemeyeceğini söyledi.
Feleknas konuşmasını şu şekilde sonlandırdı: “Hiçbir şekilde halk geri adım atmadı. Lalebey ve Alipaşa mahallelerinde hendek mi vardı? Neden o mahalleler yıkılıyor? TOKİ yapılacak ve halkın her şeyine el konuluyor. Dönemin başbakanı Davutoğlu, Sur’u Toledo gibi yapacaklarını söyledi. Bunu söyleyenler şuan yok. Sur’da bu katliamı yapanlar FETÖ adı altında tutuklandı. Sadece Sur değil Kürdistan’ın diğer yerlerinde de aynı politikalar uygulandı. Kürt halkının iradesini hiçbir şekilde teslim alamadılar.”








