'Köhnemiş zihniyeti örgütlenerek yıkabiliriz'
- 17:53 3 Aralık 2017
- Güncel
MERSİN - AKP, MHP, Ergenekon ve Vatan Partisi'nin yeni bir ittifak kurduğunu belirten HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Bizim olana sahip çıkmalıyız. Komün komün örgütlenerek, meclislerimizi büyüterek, bizden alınana sahip çıkmalıyız. Bu çürümüş, köhnemiş zihniyeti böyle yıkabiliriz" dedi.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Mersin İl Genel Kurulu, Yenişehir ilçesi Dia Center İş Merkezi'nde HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit'in katılımıyla gerçekleştirildi. Salona, "Şimdi HDK zamanı, yeni yaşamı inşa etmek için HDK'de örgütleniyoruz" yazılı pankart asıldı.
HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nün anlam ve öneminden bahsederek konuşmasına başlayan Gülistan, engelli yurttaşların mücadelelerinin yanında olduklarını söyledi.
'Dünyanın her yerinde savaş siyaseti yürütüldü'
2007 yılından bu yana dünyanın derin bir kriz içinde bulunduğunu dile getiren Gülistan, "Kapitalist sistem bu krizi aşmak için de belirli argümanlar geliştirdi. Bu argümanların en başında ise daha fazla silahlanma, daha fazla savaş ve daha fazla sömürüyü esas aldı. Bütün bu silahlanmalarını mazlum halkların bulunduğu coğrafyalarda denemeleri ve savaş çıkarmaları gerekiyordu ki krizlerini aşsınlar. Onlar da krizleri aşmak için dünyanın her yerinde savaş siyasetini yürüttüler" dedi.
'Ortadoğu'daki zenginlikler emperyalist güçlerin olmazsa olmazı'
Bu krizin Türkiye ve Ortadoğu'ya da yansıdığını söyleyen Gülistan, şöyle konuştu: ""Yüzyıl önce Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra masa başında bütün halkları cetvel cetvel bölenler yüzyıl sonra şunu tekrar gördüler. 'Bizim yeni bir paylaşıma ihtiyacımız var' diyerek yeni bir paylaşıma giriştiler. Çünkü Ortadoğu'da var olan yeraltı ve yerüstü kaynakların emperyalist güçlerin ve kapitalistlerin olmazsa olmazıdır. Eğer orada savaş çıkarırlarsa, eğer orada halkları birbirine kırdırsalar orada kök salabilirler, kendi sistemlerini geleceğe taşıyabilirler."
'Rojava Devrimi özgürlükçü bir yaşamın hayat bulmuş halidir'
Ulus devlet anlayışı ve antidemokratik uygulamalara karşı başlatılan "Arap Baharı"nın emperyalist ve kapitalist güçler tarafından karşı devrime çevrildiğine dikkat çeken Gülistan, eşitlik ve özgürlük çizgisinde ısrarlı demokratik yaşama inanan halkların bir araya gelerek Rojava Devrimi'ni gerçekleştirdiğinin altını çizdi. Gülistan, Rojava Devrimi'nin ideolojik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir yaşamın hayat bulmuş hali olduğunu sözlerine ekledi.
'AKP ve MHP'nin bu topluma söyleyecek tek sözü kalmamıştır'
Türkiye'de 15 Temmuz darbesinden sonra uygulanan OHAL ile homojen bir toplumun yaratılmak istendiğini belirten Gülistan, AKP ve MHP ittifakına dikkat çekerek şunları kaydetti: "İktidardan düşmüş bir AKP iktidarda kalmak için zor aygıtlarının tümünü kullandı. AKP ve MHP'nin bu topluma söyleyecek tek sözü kalmamıştır. Daha iyi bir yaşam ve Türkiye sözü veremezler. Tek bir şey vardır; çürümüş ve köhnemiş bir sistem ve çıkar ilişkileri… 2002'de çıkış paradigmalarından koptuklarını tüm halklar görüyor. Ve toplumda sessiz bir öfke mevcut."
'Biz demokratik cumhuriyetten yanayız'
Gülistan tüm bu yaşananlara karşı, eşit ve özgür bir yaşamı inşa etmek için örgütlenmeleri gerektiğini vurguladı. Gülistan, "AKP, 7 Haziran'dan bu yana ideolojik bir savaş yürütüyor. Tekçi, dinci bir yaklaşımı vardır. Tüm halklara dayatıyor. Bunun karşısında eşitlikçi, özgürlükçü, kadın bakış açısını büyütmemiz gerekiyor. Bugün bizim varacağımız yer, faşist cumhuriyet olamaz. Biz demokratik cumhuriyetten yanayız. Demokratik cumhuriyetin gereği için hareket etmeliyiz. Nedir demokratik cumhuriyet; Kürdü, Alevi'yi, kadını, yaşlıyı, engelliyi dışlamayan cumhuriyettir" diye belirtti.
'Bu ülkede yeni bir sistemi inşa etmeliyiz'
AKP, MHP, Ergenekon ve Vatan Partisi'nin bugün yeni bir ittifak kurduğunu söyleyen Gülistan, sözlerini şöyle sonlandırdı: "Bunlar kendilerince milli cepheyi kurmuş durumdalar. Bu milli, faşist cepheye karşı bizlerin de halkların demokratik birleşik cephesini bir kez daha inşa etmemiz gerekiyor. Bugün her zamankinden daha fazla ortak başarıya, ortak geleceğe yönelmemiz gerekiyor. AKP - MHP faşizmine karşı, demokratik, ortak mücadeleyi oluşturmalıyız. Bu ülkede yeni bir sistemi inşa etmeliyiz. Tüm haklarımız elimizden alınmıştır. Bizim olana sahip çıkmalıyız. Komün komün örgütlenerek, meclislerimizi büyüterek, bizden alınana sahip çıkmalıyız. Bu çürümüş, köhnemiş zihniyeti böyle yıkabiliriz."








