'İnsan hakları ihlallerinin asli kaynağı OHAL'dir'
- 15:37 10 Aralık 2017
- Güncel
İSTANBUL - İnsan Hakları savunucuları Sultanahmet'te 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü kapsamında gerçekleştirdiği açıklamada, OHAL koşullarının ağır ve ciddi insan hakkı ihlallerine neden olduğuna dikkat çekildi.
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı İstanbul Temsilciliği 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü'nde Sultanahmet Meydanı’nda açıklama yaparak, 10-17 Aralık İnsan Hakları haftası boyunca yapacakları etkinliklere davet çağrısında bulundular. Açıklamaya İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Genel Başkanı Prof. Şebnem Korur Fincancı, TİHV İstanbul Temsilcisi Ümit Efe ve çok sayıda kişi katıldı. "İnsan Hakları evrensel beyannamesinin 69.yılı, OHAL değil insan hakları hemen şimdi" pankartının açıldığı eylemde "Kadına yönelik şiddete hayır", "Tutuklu gazeteciler serbest bırakılsın", "LGBTİ bireylere özgürlük transfobi ve homofobiye hayır", "Düşünce ve ifade özgürlüğü önünde engeller kaldırılsın", "Anadilde eğitim haktır", "OHAL ve KHK'ler kaldırılsın", "Vicdani ret: Silaha ve şiddete hayır demektir" dövizleri taşındı.
Açıklama boyunca sık sık "İnsan haklarıyla insandır", "İnsanlık onuru işkenceyi yenecek", "OHAL değil insan hakları hemen şimdi" sloganları atıldı.
'Ağır hak ihlallerinin yaşandığı bir dönem'
İlk olarak konuşan TİHV Genel Başkanı Prof. Şebnem Korur Fincancı, hak ihlallerinin yoğunlaştığı bir dönemle karşı karşıya kalındığına dikkat çekerek, OHAL döneminde bu ihlallerin daha da ağırlaştığının altını çizdi. Türkiye'de 150 binin üzerinden kamu çalışanının işinden edildiğini dile getiren Şebnem, iş güvencesinin tamamen ortadan kaldırılması için düzenlemeler yapıldığını ifade etti. Şebnem, “Yüzlerce gazetecinin işinden edildi. Onlarca basın-yayın kurumu, gazete, televizyon ve radyonun kapatıldı. 600 üzerinde avukat cezaevine gönderildi. Binlerce akademisyen barış istediği için yargılandı. İşkencelerin hayatın bir parçası olduğu bir dönemde 'bir daha asla' demek için bir araya geldik. Bu hafta özel bir hafta. Türkiye'deki halkları bu hafta yapacağımız etkinliklere davet ediyoruz" dedi.
'Ülkenin temel sorunları giderek ağırlaştı'
Ardından İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri basın açıklamasını yaptı. Sözlerine ülkede 1 buçuk yıldır süren OHAL'i hatırlatarak başlayan Gülseren, ülke içinde ve dışında yaşanan savaşların ülkenin temel sorunlarını daha da ağırlaştırdığını söyledi. Gülseren, “TBMM'nin işlevsiz hale getirildiği, tüm siyasal gücün tek elde toplandığı koşullarda OHAL uygulamaları siyasal iktidar açısından insan haklarına dayalı bir rejim fikrinden top yekûn uzaklaşmanın bir aracı haline gelmiştir" diye kaydetti.
Dolmabahçe deklarasyonuna sahip çıkmaya davet
Ülkede OHAL'in yarattığı onlarca hak ihlalini ve son bir yılda yaşanan ihlalleri sıralayan Gülseren, dünyada ve Türkiye'de evrensel insan hakları değerlerini yerleştirebilme idealinin oldukça uzağında olunduğuna dikkat çekti.
Gülseren son olarak, "Yaklaşık bir buçuk yıldır sürdürülmekte olan OHAL uygulamaları 2017 yılında Türkiye'de yaşanan her bakımdan ağır ve ciddi insan hakları ihlallerinin asli kaynağıdır ve derhal son verilmelidir. Şu anda Türkiye'de asgari standartlarda dahi demokrasiden söz edilemez. Bu nedenle demokrasi mücadelemiz baki ve kaçınılmazdır. Kürt sorunun savaşla çözülemeyeceği açıktır. Dolayısıyla barış mücadelemiz de baki ve kaçınılmazdır. Siyasal iktidarı da 28 Şubat 2015 Dolmabahçe deklarasyonuna sahip çıkmaya ve Türkiye halkının barış ve demokrasi iradesini tanımaya davet ediyoruz. Herkesin, barış dileklerimizle insan hakları gününü kutluyoruz" ifadelerine yer verdi.
Açıklama akşam İHD İstanbul Şubesi’nde yapılacak olan kokteyle davet çağrısında sonra sloganlarla sona erdi.








