‘Evlilik’ adı altında istismar ve şiddete maruz bırakıldı: Bir daha asla…
- 09:06 12 Aralık 2017
- Güncel
Filiz Zeyrek
ADANA - Hatice henüz çocuk yaşta amcasının oğlu olan erkekle evlilik adı altında aynı evde yaşamaya mecbur bırakılıyor. Ardından ailesi tarafından “Dul bir kadınsın bizim için sorunsun” diyerek yeniden evlilik adı altında başka bir erkekle aynı evde yaşamak zorunda bırakılan Hatice, geçmişe dönerek soruyor: “Minik bedenim bu topluma nasıl sorun olabildi?” Hatice maruz bırakıldığı sistematik işkencelere rağmen güçlü adımlarla “Bir daha asla boyun eğmem” diyor.
Narenciye bahçesinde çalıştığı sırada rastlıyoruz Hatice’ye… Maruz bırakıldığı emek sömürüsü, düşük ücret, güvencesiz çalışma koşullarından konuşacağımız sırada yaşamının bambaşka bir kesitinden bahsetmek istiyor Hatice. Güvenlik nedeniyle soyadını söylemiyor. Zaten çok bir önemi de yok ne bizim için ne onun için… Narenciye bahçesinde portakal kokularının eşliğinde geçmişine doğru bir yolculuğa davet ediyor bizi…
Çocukken ‘dul’ bir kadın olmak
“Henüz 15 yaşındaydım” diyerek başlıyor anlatmaya. Çocuk yaşta ailesi tarafından zorla amcasının oğlu olan erkekle evlendirildiğini söylüyor. Çocuk yaşta bir erkekle aynı evde yaşamak zorunda bırakıldığı süre 2 ay. Fiziksel ve psikolojik şiddetle geçen 2 ay. “Amcamın oğlu artık beni beğenmediğini söyleyerek evden kovdu” diyor. Evlilik adı altında maruz bırakıldığı şeyin adı istismar aslında. “Beni kovunca hayatımda biraz huzur bulurum diye ailemin evine döndüm” diyen Hatice, yeniden ve zorla evlendiriliyor. Fakat bu sefer farklı ‘toplumsal baskılar’ da işin içine giriyor. Çünkü toplumun gözünde Hatice zorla evlendirilen, istismara ve şiddete maruz bırakılan bir çocuk değil. Toplumun gözünde Hatice artık ‘dul bir kadın’…
Hatice bu kez kendinden yaşça büyük ve engelli bir erkek ile aynı evde ‘evli’ denilerek yaşamak zorunda bırakılıyor. 'Evlendirildiği' erkeğin yanına Tokat’a yerleşmek zorunda kalan Hatice kültürel farklılıklardan dolayı ırkçı söylemlere ve hakaretlere maruz bırakılıyor. Hatice bu kez hem erkeğin, hem de erkeğin ailesinin şiddetine maruz bırakılıyor.
‘Minik bedenim sorundu’
Amcasının oğlu olan erkek tarafından maruz bırakıldığı şiddetten kurtulduğunu düşündüğü an yeniden şiddete maruz bırakılan Hatice, “Ailemin yanında rahata kavuşurum derken bir kez daha başımı yaktılar. Kendi ailem tarafından şiddetin kucağına atıldım” diyor.
“Minik bedenimin aslında topumda ne kadar büyük bir sorun olduğunu anlamıştım” diyen Hatice, “Ailem bana ‘sen artık dul bir kadınsın, senin dul olman bizler için kötü bir durum ve senin evlenmen gerek’ dediklerinde düşündüm… Ben daha kaç yaşındaydım, ne gibi bir zararım olabilirdi ki?” diye soruyor.
‘Şiddetin arttığını gördüm’
Sorularının cevabını bulamadan Tokat’a gönderildiğini ve zihinsel engelli bir erkek ile zorla aynı evde yaşadığını ifade eden Hatice, “Alışmakta zorluk çektiğim evde şiddetin dozunun aslında ne kadar arttırılabildiğini gördüm. Hasta bir erkeğin hem bakıcısıydım hem de hastalıklı egolarını tatmin etmek zorunda kalıyordum” diyor.
“Kendisi yetmez gibi ailesi de psikolojik şiddet uyguluyordu. Bahçeye bile çıkmam yasaktı. Çok kurtulmak istedim ama ailem buna izin vermezdi. Bunca acıya rağmen katlandım” diyen Hatice, “Onu aldattığımı düşünerek beni boşamak istedi. Bahçeye bile çıkamazken aldatmak… Bu iftira bile benim için sevindirici bir gelişmeydi” diye anlatıyor.
‘Bir daha asla…’
Ailesinin adım adım şiddete ittiği Hatice, yeniden eve döndüğünü fakat hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını söylüyor. Artık şiddete boyun eğmeyeceğini ifade eden Hatice, “Beni iki kez erkek şiddetine ittiler, eğitim almama ve hayatıma yön vermeme izin vermediler. Ama bundan sonra kendim çalışıp kimseye muhtaç olmadan yaşamaya karar verdim. Şuan 28 yaşındayım ve bir daha asla şiddete boyun eğmem” diyerek geçmişe yaptığı yolculuğu güçlü sözlerle tamamlıyor.








