'Faşizme karşı kadın direniş mücadelesini örmek zorundayız'
- 11:49 16 Aralık 2017
- Güncel
ANKARA - 8.HDK Kadın Meclisleri Konferansı'nda konuşan HDK Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit, "Faşizme karşı kadın direniş mücadelesini örmek zorundayız. Yeni bir süreci başlatma zamanı gelmiştir. Biliyoruz ki dünyanın neresinde bu global erkek şiddetine karşı bir kadın acı çekiyorsa biz kadınlar özgür değiliz" dedi.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK), "Faşizme İnat Yaşasın Kadın ve Hayat" şiarı ile 8. Kadın Meclisleri Konferansı'nı Tümbel-Sen Toplantı Salonu'nda gerçekleştirdi. Türkiye ve Kürdistan illerinden kadınların katıldığı konferans salonuna 6 dilde "Kadın Dayanışması Yaşatır" pankartı asıldı. Konferansa HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Besime Konca, HDP milletvekilleri, SYKP Eşbaşkanı Tülay Hatimoğlu, Sosyalist Kadın Meclisi (SKM) Sözcüsü Fadime Çelebi ve HDK bileşeni üyeleri ve delegeleri katıldı.
Gülseren Pusaklıoğlu, Yurdusev Özsökmenler, Feryal Yazıcı'nın divan olarak yer aldığı konferans, katledilmiş ve yaşamını yitirmiş kadınların anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Ardından söz alan Divan Başkanı Gülseren Pusaklıoğlu, hayatları dört duvar arasına sıkıştırılmaya çalışılan kadınların HDK öncülüğünde bir araya geldiğini belirterek, "Korkmuyoruz, sinmiyoruz mücadele ediyoruz" dedi.
Daha sonra kadın mücadelesini yansıtan bir sinevizyon gösterimi yapıldı.
'3.dünya savaşını dayatıyorlar'
Konferans, HDK Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit'in HDK Kadın Meclisleri adına salondakileri selamlayarak yaptığı konuşma ile başladı. Siyasal gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gülistan, sistemin savaşlarla yaşadığı krizleri aşmaya çalıştığının altını çizdi. Gülistan, "Bugün krizi aşmak adına uyguladıkları yöntemler yeni bir aşamaya girdi. Halkları, aileleri, aşiretleri, kabileleri bölerek, çarpıştırarak 3'üncü dünya savaşını dayatıyorlar. Çünkü burada zengin kaynaklar var ve bu savaşı çıkarmak isteyenler bu zenginleri kendi ülkelerine taşımak istiyorlar" diye konuştu.
'En fazla kadınlar hedef alındı'
Konuşmasında Arap baharına da dikkat çeken Gülistan, bu devrimlerin "karşı devrimlere dönüştürüldüğünü" dile getirdi. Gülistan, bu devrimlerin öncülüğünü kadınların yaptığını ancak karşı devrimlerle birlikte en fazla kadınların hedef alındığını söyledi. Gülistan, Suriye'deki iç savaştan kaçan kadınların Türkiye'de de sömürüye, tecavüze, tacize ve katliamlara maruz bırakıldığını ifade etti.
'Her yerde direnmeye devam ettik'
Kadınların kazanımlarına karşı AKP hükümetinin yürüttüğü politikalara değinen Gülistan, "1870'lerden beri başlattığımız, dişimiz, tırnağımız ile elde ettiğimiz bütün kazanımlarımıza el koymak istediler. Kürtaj yasasını getirdiler. Nasıl giyineceğimizden, eteğimizin boyutuna kadar, hamileyken dışarı çıkıp çıkmayacağımıza kadar karar vermek istediler. Buna karşı biz kadınlar her zaman her yerde direnmeye devam ettik" diye konuştu.
'Cinsiyetçi politikalarını Taybet Ana şahsında sürdürdüler'
Türkiye'de 40 yıldır devam eden savaşa işaret eden Gülistan, "Kürtlerin birlikte yaşama isteğine karşı bu savaşı derinleştirdiler. 7 Haziran sonrasında yaşanan bu savaşta önce kadınlara saldırdılar. Ekin Van'ın şahsında kadınların bedeni üzerinden bu savaşı sürdürmek istediler. Bu savaş ve cinsiyetçi politikalarını Taybet Ana şahsında sürdürdüler" diye belirtti.
Gülistan ayrıca, JÖH ve PÖH'ler eliyle Kürtlere yönelik yürütülen savaşta Kürt kadınların şahsında kadınlara karşı nasıl bir yaklaşım sergilediklerini gösterdiklerine işaret etti. Gülistan, bu savaşın Türkiye metropollerine de aynı şekilde yansıdığını söyleyerek, Dilek Doğan'ın katledilmesini hatırlattı.
'Kadınlardan korkuyorlar'
Kadınların aynı zamanda ekonomik krizde ilk kurban seçilen kesim olduğunu ifade eden ve 15 Temmuz sonrasında yaşananlara da değinen Gülistan, "KHK ve OHAL eliyle kadınlara karşı savaş ilan ettiler. Kamudan yüzlerce binlerce kadın işsiz ve aşsız bırakıldı. Kadın direnişleri ve grevleri yasaklandı. Kürtlerin iradesi olan belediyelere kayyımlar atandı, kadın müdürlükleri kapatıldı. Tek kadın ajansı olan JINHA kapatıldı. Bütün bunları kadınlardan korktukları için yaptıklarını biliyoruz" diye konuştu.
'İsyanımızla heyecan ve özgürlük getireceğiz'
Özgürlük mücadelesini yürütmekte kararlı olduklarını kaydeden Gülistan, "Biz bu ülkede 1980'lerde 12 Eylül'e karşı direnmiş onların yüzüne tükürmüş Gültan başkanların Sakine Cansızların, DAİŞ'e karşı bedenini siper etmiş Arin Mirkanların yoldaşlarıyız, Kaderlerin yoldaşlarıyız. Bugün binlerce kadınla yan yana omuz omuzayız. Bizden korkuyorlar, bizce de korkmalılar, biz isyanımızla coşkumuzla bu ülkeye bambaşka bir heyecan ve özgürlük getireceğiz" sözlerini kullandı.
Serpil: Kadın mücadelesi enternasyonalist temelde büyütülmeli
Gülistan son olarak, "AKP'yi biz yıkacağız, ne ABD'ye nede oradaki mahkemelere bırakacağız" diyerek konuşmasını tamamladı. Gülistan'ın ardından HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay söz aldı. Kadın mücadelesinin enternasyonalist bir temelde büyütülmesi gerektiğine vurgu yapan Serpil, "Kadınların mücadelesinin enternasyonalist bir şekilde büyüyerek bu global saldırılara karşı gelişmesi gerekiyor. Bu mücadelelerin geçişken ve bir birini beslemesi gerekiyor" dedi. Serpil, “Bir avuç elit, egemen bize siyaset dayatıyorlar. Bizler HDK, HDP’li kadınlar olarak diyoruz ki hayır bizler kendi devrimci siyasetimizi, yeni yaşam mücadelemizi sonuna kadar savunuyoruz. Bizler bunu sonuna kadar inşa edeceğiz ve bunun için sonuna kadar mücadele edeceğiz” diye konuştu.
'Kuzey Suriye Federasyonu dünya kadınları açısından önemli bir model'
Serpil, AKP’nin kadın kırımını dayattığını, kadınları yaşam dışına itmeye çalıştığını belirterek, kadın mücadelesinin bu temelde yürütüldüğünü ancak kadın mücadelesinin aynı zamanda halkların demokrasi ve barış mücadelesi olduğunu söyledi. Kadına yönelik saldırılara işaret eden Serpil, kadınların bu saldırılara karşı çetin bir mücadelenin öncülüğünü yaptığını ifade etti. “Bizim mücadelemiz erkek egemen devlet şiddetine karşı bir mücadeledir” diyen Serpil, “Kadınların mücadelesinin enternasyonalist bir şekilde büyüyerek bu global saldırılara karşı gelişmesi gerekiyor. Bu mücadelelerin geçişken ve bir birini beslemesi gerekiyor. Suriye’de IŞİD faşizmine karşı QSD’nin verdiği mücadele ve kadın devrimcilerin buradaki mücadelesi bütün dünya kadınlarına ilham kaynağı oldu. Orada bütün farklılıkların bir arada yaşamasında kadınlar önemli bir rol oynuyor, öncülük ediyorlar” diye konuştu. Serpil, bunun bütün dünya için önemli bir model olduğunu söyledi.
Cezaevindeki kadın siyasetçileri selamladı
Faşizm koşullarının her alanda ağırlaştığını ve mevcut gidişatın “sandıkla” sona ermeyeceğini bildiklerini belirten Serpil, her alanda örgütleme çalışması yapılması gerektiğini söyledi. Serpil, “Bu sorumluluğu yerine getirmek zorundayız. Bulunduğumuz alanlarda dayanışma içerisinde olmak bazen hayat kurtarıyor” diye konuştu. Serpil, konferanstan önemli kararlar çıkacağına inancını dile getirerek, cezaevindeki kadın siyasetçileri selamladı.








