Mor Dayanışma'nın 'Ya Özgürlük, Ya Özgürlük' konferansı başladı

  • 13:12 23 Aralık 2017
  • Güncel
İSTANBUL - Mor Dayanışma tarafından "Ya Özgürlük, Ya Özgürlük" şiarıyla düzenlediği konferans çok sayıda kadının katılımıyla başladı. 
 
Mor Dayanışma,  "Ya Özgürlük, Ya Özgürlük" şiarı ile Türkiye ve Kürdistan'ın çok sayıda ilinden kadınların katılımı ile düzenlenen konferansta bir araya geldi. Nazım Hükmet Kültür ve Sanat Merkezi'nde düzenlenen konferansta, "Kadın dayanışması yaşatır", "Görünmeyen emek sesini yükselt", "Mutfaklardan çıktık, geri dönüş yok" pankartları ve feminist ve tarihe mücadelesi ile iz bırakan bazı kadınların mücadelesine dair cümleleri duvarlara asıldı. 
 
Konferansın açılış konuşmasını yapan Mor Dayanışma Antakya üyesi Selda Özgür, "Bizi eve hapsetmeye çalışanlara, kamusal alandan uzak tutmaya çalışanlara, kadın bedenine tahakküm kurmaya çalışanlara, kadın üzerinden iktidarlarını sürdürmek isteyenlere karşı kadın dayanışmamızı büyütüyoruz" diyerek kadın mücadelesinde ölümsüzleşen kadınlar anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunulmasını istedi. 
 
'Kadına karşı bir savaş başlatılmış durumda'
 
Saygı duruşunun ardından Mor Dayanışma adına söz alan Perihan Koca konferansa dair yaptığı değerlendirmede, burada olmaktan mutluluk ve heyecan duyduğunu belirtti. Perihan, bütün kadınların aslında en yakından hissettiği, toplumun her hücresine yayılan, Türkiye'ye özgü bir kaos sürecini yaşadıklarını söyledi. Perihan, "Kadınlar olarak bütün yaşamımızda bu kaosun etkisini psikolojik ve sosyolojik olarak yakıcı bir şekilde hissediyoruz. Giydiğimiz kıyafetten, attığımız kahkahaya, hangi nikah usulüne göre evleneceğimizden doğuracağımız çocuk sayısına kadar müdahale edildiği bir dönemden geçiriyoruz. Kadına karşı bir savaşın başlatıldığını söyleyebiliriz. Erkek egemen politikaların yaşamın her yerinde derinleştiğine tanıklık ediyoruz. Erk iktidar tarafından şiddet, tecavüz ve kadın cinayetlerinin meşrulaştırıldığını görüyoruz" ifadelerine yer verdi. 
 
'Bir isyanı yeşertiyoruz'
 
OHAL sürecinde gerçekleşen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslar arası Mücadele Günü etkinliklerine değinen Perihan, "Bir isyan yeşertiyoruz. Güç biriktirdik. Birbirimizden başka umudumuz, birbirimizden başka ışığımız yoktu ve bu yüzden kadın örgütlülüğünü büyütmek için elimizden geleni yaptık. Kadın meclisleri, atölyeleri ile mücadelenin bir ayağını büyütmeye çalıştık ve çalışacağız. Kadınlar yeni bir arayışın kapısını araladılar" dedi. 
 
'Erkeklik partileşti'
 
Ardından Kampüs Cadıları adına Hatice Göz söz aldı. Bugün Türkiye'deki erkekliğin partileşmiş haliyle karşı karşıya olduklarını belirterek konuşmasına başlayan Hatice, "Sayısız çocuğun istismara maruz bırakıldığı, olur olmaz her fırsatta kadının yaşamına dil uzatan, kadın ve aileyi bir tutup kadını eve hapseden, evden çıkmayan, evden çıkarken şort giymeyen, pembe otobüse bindirilen, okulda, sırada, sokakta her yerde erkeğin saldırısına, baskısına, tacizine, tecavüzüne maruz kalan kadınlar olarak iktidarın kadın düşmanı olduğunu görüyor ve biliyoruz" sözlerini kullandı. 
 
'İsyan ediyoruz'
 
"Cinayetlere teslim olmaktansa isyan ediyoruz" diyen Hatice, "Elleriyle fidanlar diken ve o fidanlarla yeşeren kadınlar olarak buradayız. Kadınların evde, sokakta, mutfakta, iş yerinde büyüttüğü mücadeleyi bizler de kampüslerde büyütüyoruz. Bugün burada bulunan kadınları kampüs kadınlarının isyanıyla selamlıyoruz" diye belirtti.
 
Daha sonra KHK ile işinden edilen ve açlık grevinin 290.gününde olan Nuriye Gülmen'in konferansa gönderdiği görüntülü mesaj sinevizyon ile izleyicilere gösterildi. Nuriye, gönderdiği mesajda "Biz kadınlar güçlüyüz ve her şeyi başarabiliriz" mesajı verdi. 
 
Konferans Avrupa'dan feminist kadınların gönderdiği mesajların okunmasıyla devam ediyor.