‘Tek tip kıyafete' tepki: Yaşanacakların sorumlusu hükümettir
- 14:17 24 Aralık 2017
- Güncel
Beritan Canözer
İSTANBUL - Cezaevinde bulunan tutsak ve hükümlülere getirtilen “tek tip kıyafet” işkencesine tepki gösteren HDP Milletvekili Ayşe Acar Başaran, “tek tipin” yasallaşmasının hükümetin provokasyon yöntemi olduğunu söyleyerek, “Bundan yaşanacak her şeyin sorumlusu bu hükümettir” dedi.
Resmi Gazete'de yayınlanan 696 sayılı KHK kapsamında “tek tip kıyafet” uygulaması yasallaştı. Buna göre; cezaevinde bulunan hükümlü ve tutsaklara duruşmalara badem kurusu ve gri renkte “tulum” giyerek katılma zorunluluğu getirildi. "Kadınlar için de farklı bir şey düşünüyoruz" diyen AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “tek tip kıyafete” ilişkin Guantanamo benzetmesi ise dikkat çekti.
'Kimse sessiz kalmayacak'
Tek tip kıyafet uygulamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Ayşe Acar Başaran, bu uygulamayı 80’li yıllarda hem Türkiye’den hem de dünyadaki örneklerinden tanıdıklarını söyleyerek, “Tek tip kıyafet hükümetin tutuklular üzerindeki provakasyon yöntemidir” dedi. Ayşe, “Bu bir işkencedir ve dünyanın her yerinde gördüğümüz örneklerden de bunu çok iyi biliyoruz. Bu işkence karşısında kimse sessiz kalmayacaktır. Daha önce tutukların bu uygulamaya karşı tepkilerini görmüştük, tutsaklar bu uygulamayı asla kabul etmeyecektir ve yaşanacak her şeyin sorumlusu bu hükümettir" ifadelerini kullandı.
'İşledikleri her suçu topluma mal ediyorlar'
Ayşe, "Bir insan hüküm giyene kadar masumdur, suçlu değildir fakat tek tip kıyafet giydirilmesi tutukluya peşin hüküm vermek anlamına gelmektedir. Yargısız infaz yapılması demektir. Dışarıda yaptıkları yetmiyormuş gibi içeride bulunanları da aynılaştırmak istiyorlar. Hükümet yaptığı her şeyi topluma mal etmeye çalışıyor” diye konuştu.
Kim bu aileler ?
Ayşe, "Mazlum ve mağdur aileler bunu istiyor" diyerek “tek tip” işkencesini savunan Tayyip Erdoğan’a, "Hangi mazlum ve mağdur halk, kimdir bu halk, biz neden hiç seslerini duymuyor, onları görmüyoruz" diye sordu. Bu uygulamanın kabul ettirilmesi için toplumun isteğinin öne sürüldüğünü belirten Ayşe, "İşledikleri her insanlık suçunu topluma mal ediyorlar. Bundan sonra olacak her olumsuzluktan AKP sorumludur. OHAL'i de cemaatçilere getirmişlerdi ama muhalif olan herkesi işinden edip içeri aldılar. Şimdi aynı şeyi tek tip için yaptılar" diye belirtti.
'Tek tip işkencedir'
İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri de, tek tip elbisenin bir insanlık suçu olduğunu vurgulayarak, “Bu uygulama işkencedir” dedi. Dünyadaki tek tip kıyafet uygulamalarını hatırlatan Gülseren, hükümetin intikam ve nefret ruhuyla bu uygulamayı getirdiğine dikkat çekti. Bu uygulamanın geçici karar olan KHK ile gündeme getirilmesinin kaygı verici olduğunu söyleyen Gülseren, "Böyle bir uygulamanın OHAL komisyonu tarafından Meclis onayına dahi sunulmadan uygulamaya girmesi işkencenin devlet eliyle gerçekleşiyor olmasının ilanıdır" dedi.
‘Direnecekler, direneceğiz’
Tek tip kıyafetin iki tanımlama ile uygulanmasının daha vahim bir tablo olduğunu belirten Gülseren, şöyle konuştu: "Terör suçlarından yargılananlar cezaevindeki tüm tutukluların 8 katı kadar fazla. Binlerce muhalif, Kürt, solcu dediğimiz insan OHAL süreci ile beraber cezaevlerine girdi ve şimdi hepsi tek tip kıyafet dayatmasına maruz kalacak. Tutuklulara bu uygulamanın dayatılması suçtur. Henüz suçlu olduğu kanıtlanmayan biri suçlu gibi giydirilemez. Bu kıyafetin giydirilmesi ve o haliyle mahkemeye çıkarılması tutuklu hakkında kesin hüküm verilmesi demektir. Yargılama olmadan mahkemeler cezalar yağdıracak. Sadece muhalifler için değil tüm tutuklular için bu uygulama işkenceden ibarettir. Buna karşı tutsakların direneceğini, ailelerinin, insan hakları savunucularının, muhaliflerin direneceğini devlet çok iyi biliyor."
'Bundan sonra yaşanacaklardan kaygılıyız'
Devletin bile bile kaosa sürüklediğini belirten Gülseren, tüm bunların bilinçli yapıldığını söyledi. “Tek tip kıyafet” uygulamasının derhal gündemden kaldırılması gerektiğini ifade eden Gülseren, "Bu uygulama işkencenin ilanıdır ve biz cezaevlerinde bundan sonraki süreçte yaşanacaklardan kaygılıyız. Kabul edilmesi mümkün olmayan bir karardır. Herkesin karşı çıkması ve bu uygulamayı kabul etmemesi gerekir" şeklinde konuştu.








