Kadın konferansı ikinci gününde sürüyor

  • 14:39 24 Aralık 2017
  • Güncel
İSTANBUL - Mor Dayanışma tarafından, “Ya özgürlük ya özgürlük” şiarı ile düzenlenen konferans ikinci gününde devam ediyor.
 
Mor Dayanışma tarafından Kadıköy Gönüllüevi'nde, “Ya özgürlük ya özgürlük” şiarı ile düzenlenen kadın konferansı ikinci gününde devam ediyor. Şiddet, savaş, öz savunma, patriarka, ekolojik feminizm gibi konular üzerinde tartışmalar yürütüldüğü salona devrim tarihinde öncü olan kadınların fotoğrafları asıldı. İkinci günün açılış konuşmasını yapan Mor Dayanışma'dan Selda Özgür “Kendi dilimde sizi selamlamak istiyorum” diyerek Arapça olarak, “Türkiye'nin her yerinden gelen kadınlar hoş geldiniz. Böyle bir dönemde bir arada olmak, kolektif düşünmek üretmek çok önemli. Hoş geldiniz tekrar” diye seslendi. Daha sonra Mor Dayanışma'dan Deniz Uslu, patriarkal kapitalizm başlıklı sunum yaptı. Bu sistemi medya, iktidar, ekonomi ilişkileri üzerinden erkekliğin inşa edilmesi olarak özetleyen Deniz,  kapitalizmin ve patriarkanın birbirini desteklediğini söyledi. Ev içindeki emeğin de görünür olmadığını belirten Deniz, sistemin bu alanı kendisinin hakimiyet alanı olarak gördüğünü belirtti. 
 
‘Kadın emeği metalaştırılıyor’
 
 Mor Dayanışma'dan Pelin Kahlioğlu emek politikaları üzerine kısa bir sunum yaptı. Kadının emeğinin metalaştırıldığını söyleyen Pelin, patriarkal kapitalizme karşı mücadelenin ortaklaştırılması gerektiğini belirtti. Toplumsal cinsiyet ve rollerin kesin çizgilerle ayrılmış olduğunu belirten Pelin, ev içi işlerinde erkeklerin de sorumluluk üstlenebileceğini söyledi. Cinsiyetçi iş bölümünü eleştiren Pelin, kadınların ev içindeki emeklerinin görünmez olduğunu, sömürülen emek olduğunu vurguladı. 
 
‘Kadınlar için güzellik normları yaratıldı’
 
Daha sonra Mor Dayanışma'dan Selda Özgür, beden politikaları üzerine kısa bir sunum yaptı.  Selda, kadınlar için güzellik normları yaratıldığını, bu kriterlere kimsenin uymadığını ve buna ulaşmak için kadınların savaşmaya başladığını söyledi. Kadılara eziyet edildiğini söyleyen Selda, “Erkek fantezisini süsleyen kadın imgesi yaratıldı. Bunu da yine kadınlar için yaptılar. Kadınların bedenini kızlık zarı üzerinden de namus olarak tanımladıkları ortada. Namus, töre gibi kavramlar hep kadın bedeni üzerinden yükseldi ve tahakküm edildi” dedi. 
 
Tartışmaların ardından öğle arası verildi.