SES'ten OHAL bilançosu

  • 14:26 26 Aralık 2017
  • Güncel
DİYARBAKIR - SES üyeleri, OHAL'den dolayı yaşanan sağlık sorunları ve eksikliklere ilişkin hazırladıkları raporu kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan geniş kapsamlı raporda, sağlık emekçileri ve halka yansıyan sağlık alanındaki tüm olumsuzlukların ancak OHAL'in sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmasıyla kısmen giderileceğini kaydedildi. 
 
OHAL'den kaynaklı yayınlanan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile çok sayıda sağlık emekçileri ihraç edildi. Bu ihraçlardan dolayı bölgede büyük sıkıntılar yaşanırken SES Diyarbakır Şubesi Diyarbakır ve ilçelerinde yaşananlara ilişkin hazırladığı raporu, şube binasında düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu.  Toplantıya, SES üyelerinin yanı sıra, Tabipler Odası, EĞİTİM-SEN ve BTS katıldı. Raporu Diyarbakır Tabipler Odası Eşbaşkanı Mehmet Şerif Demir okudu.
 
Diyarbakır İl Merkezi ve İlçelerinde 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında KHK'ler sonrası Sağlık emekçilerinin durumu ve sağlık emekçilerinin ihraçları nedeniyle yaşanmakta olan sağlık hakkı ihlalleri ilgili olarak SES Diyarbakır Şubesi ve Diyarbakır Tabip Odası tarafından ulaşılan bilgiler çerçevesinde hazırlanan raporda şu sözlere yer verildi: 
 
'OHAL rejim KHK ile halkın sağlığına darbe vuruldu'
 
"Bilindiği gibi 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında OHAL rejimi hayata geçirilmiş, yayınlanan KHK'lerle birlikte 140 bine yakın kamu emekçisi ihraç edilmiştir. Halen yayınlanmaya devam eden KHK'lerle birlikte daha ne kadar kişinin ihraç edileceği bilinmemektedir. Bir sabah uyandığında haksız-hukuksuz bir şekilde ihraç edildiğini öğrenen kamu emekçileri telafisi imkânsız haksızlığa maruz kalmaktadırlar. Emeğe yönelik saldırılar katmerleşmiştir. AKP iktidarı bu keyfi uygulamalara devam edebilmek için OHAL'i her seferinde uzatmış, daha da uzatacak gibi gözükmektedir. Mevcut anti demokratik uygulamalar ile yaşamın her alanı etkilenmiş, özellikle de ülkedeki 80 milyonun tamamının sağlığını çok olumsuz bir şekilde etkileyecek sonuçlar açığa çıkmıştır.
 
'Sağlık emekçileri ciddi sorunlar yaşamaktadır'
 
Hukuksuz-keyfi bir şekilde ihraç edilen sağlık emekçilerinin önemli bir kısmı işsiz kalmıştır. Diğer ihraçlara göre özel sektörde çalışma olanağı nedeniyle daha şanslı görünseler de iş bulabilme de ciddi zorluklar yaşanmaktadır. Yaşadığı ilde iş bulabilme olanağına sahip olmayan çok sayıda sağlık çalışanı başka bir İl'e göç etmiş, mekânsal parçalanmaya maruz kalmışlardır.  Bu sorunlar kalp damar hastalıklarını da tetiklemiş, kalp krizi ve inmeler sık yaşanır olmuş, bu süreçte çok sayıda sağlık emekçisi yaşamını yitirmiştir. Yaşama mal olan ciddi bir sorunda intiharlar olmuştur. İhraç edilenlerin anne-babaları, çocukları gibi ebeveynleri yanında yakın çevresinin bu sorunları yaşadığını da ayrıca dikkate alınmalıdır." 
 
'Halkın sağlığa erişiminde aksaklıklar yaşanmaktadır'
 
İhraç edilen, açığa alınan, atanamayan ve atanması uzayan sağlık emekçilerine bağlı yaşanan sorunlar ise raporda şu şekilde ele alındı:
 
"Başta hekimler olmak üzere uzun süre deneyim kazanmış nitelikli sağlık personelinin ihraçları ile birlikte hastanelerin birçok biriminde yeterli sayıda personel olmamasının bir sonucu olarak sunulan sağlık hizmetlerinde aksamalar yaşanmaktadır.  Bu durumun bir sonucu olarak halkın sağlığa erişimi kısıtlanmış, geride kalan sağlık emekçileri de bir yandan çalışma arkadaşlarının maruz kaldığı hukuksuzluğa maruz kalma korkusu yaşarken, öte yandan da artan iş yükünü omuzlamaya çalışmaktadırlar. Türkiye'de OHAL rejimi ile birlikte halkın sağlığında geri dönülmez, onarılmaz hasarlar oluştuğu, haksız-hukuksuz-keyfi ihraçların devam etmesi durumunda bu sorunların daha da artacağı tüm sağlık emekçilerinin önemli kaygıları arasındadır.
 
AKP iktidarı sağlık alanın piyasalaştırması, niteliksizleştirmesi politikalarına OHAL rejimi ile birlikte hızlandırmıştır. Sağlık emekçilerinin ihraç edilmesi, tabip odası ve sendika aktivistlerinin hastanelerden uzaklaştırılması ile bu politikalarını hayata geçirmeyi istemekte, önündeki bütün engelleri antidemokratik, baskıcı yöntemlerle ortadan kaldırmak istemektedir."
 
Diyarbakır'da sağlık hizmetlerine de değinilen rapora göre, kentte OHAL sürecinin sağlık hizmetlerine etkisi 15 Temmuz 2016 sonrası dönem için ele alındı. 
 
Sağlık alanında yaşanan olumsuzluklar ise şu şekilde sıralandı:
 
"*Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri
 
DÜTF hastanelerinden KHK ile Öğretim görevlisi ve araştırma görevlileri, hemşire ve memurlardan oluşan toplam 87 sağlık emekçisi ihraç edilmiştir. Bu ihraçların; 71'i akademisyen, 11 profesör, 25 doçent, 36 yardımcı doçent, 9'i araştırma görevlisi, 4'ü hemşire ve 2'si memurdur. Bu ihraçlar DÜTF hastanelerindeki  özellikle çocuk hastalıkları, kardiyoloji,  göz hastalıkları, genel cerrahi ve kalp damar cerrahi bölümlerindeki sağlık hizmeti üretiminde ciddi aksaklık ve olumsuzluklara yol açmış ve yol açmaya devam etmektedir.
 
*Kardiyoloji ve Radyoloji alanlarında aksaklıklar
 
Kardiyoloji bölümünde yaşanan İhraçlar nedeniyle ICD (Kalp pili) takılan kalp Ritim birimi kapanmış, Kalp ritim bozukluğu yaşayan birçok hastaya müdahale edilememiş, bu süreçte kalp pili takılı olup takibi yapılması gereken çok sayıda hasta ölümlere vardığı tahmin edilen vahim mağduriyetler yaşamıştır. Radyoloji bölümündeki ihraçlar nedeniyle Girişimsel radyolojik işlemler yapabilen tek öğretim üyesi de ihraç edilmiş, süreç boyunca 3. Basamak olan ve tüm bölgeye hizmet sunan DÜTF hastanelerinde hastalara tanısal süreç için  gerekli olan en basit biyopsi işlemi dahi yapılamamıştır.
 
'Hastaneler niteliksiz hale getirildi'
 
İhraçlar nedeniyle radyoloji bölümünde görev yapan öğretim üyelerinin iş yükü artmış, radyoloji raporlandırmaları gecikmiş,  bu durum hastaların tanı almalarını ve dolayısıyla erken dönemde tedavi edilmelerini geciktirmiştir. Temel tıp bilimlerinde ihraçlar nedeniyle tıp eğitimi olumsuz etkilenmiştir. Ayrıca bir çok bölümdeki öğretim üyelerinin ihracından kaynaklı bilgi ve beceri aktarını gerektiren asistan eğitimleri de aksamıştır. Tüm süreç boyunca polikliniklerdeki hasta sayısı artmış, daha az kişi ile daha kısa sürede daha çok hastaya bakılmak durumda kalınmış, dolayısıyla verilen sağlık hizmeti niteliksiz hale gelmiştir."
 
*Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi (GYEAH)
 
GYEAH'de yaşanan ihraçlarda mesleki bakımdan deneyimli, uzun süre bu hastanede çalışmakta olan, daha önce bu hastanede Tabip odası ve sendikamızca (SES) organize edilen eylem ve etkinliklere katılmış Sendika ve tabip odası aktivistlerinin öne çıktığı gözlemlenmiştir. Bu ihraçlar nedeniyle bir çok bölümde geride kalan sağlık emekçilerin iş yükü artmış, tedavi ve bakım için ayrılan süre kısalmış verilmekte olan sağlık hizmetinin niteliği düşmüştür.
 
'Yoğun bakımda eksiklikler yaşanmaktadır'
 
Yaşanan ihraçlar sonrası zaten sınırlı sayıda personel ile verilmekte olan yoğun bakım hizmetlerinde aksamalar yaşanmıştır. İhraçlar sonrası azalan sağlık personeli nedeniyle YBÜ de çalışmakta olan sağlık emekçilerin iş yükü artmıştır.  Özellikle komplike, yoğun bakım ve solunum desteği gerektiren Acil tedavi edilmesi gereken çok sayıda Dahili sorunları olan hastanın Acil servisten alınarak tedavi edildiği Dahiliye YBÜ sorumlu uzman hekiminin ihracı sonrasında verilmekte olan sağlık hizmeti aksamış, niteliği düşmüştür.
 
Hasta yoğunluğunun en fazla olduğu ortopedi bölümünden 3 hekim, genel cerrahi bölümünden 3 hekim ihraç edilmiştir. Bunun yansıması olarak bu branşlarda çalışan diğer hekimlerin iş yükü artmıştır. Hastaların takip ve tedavilerinde aksamalar olmuştur.
 
*Selahaddin Eyyübi Devlet Hastanesi
 
Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesi'nde toplam 29 kişi ihraç edilmiş olup 1 kişi de açığa alınmıştır. Hastanede 3 genel cerrahi uzmanı, 1 psikiyatrisi,1pratisyen hekim,1 KBB uzmanı ihraç edilmiştir. Özellikle cerrahi hekimlerin ihracından sonra GYEAH den 1 ay için 1 hekim geçici görevle görevlendirilmiştir. Bunun dışında herhangi bir görevlendirme yapılamamış kalan cerrahi hekimlerinin nöbetleri artmış ameliyat sayıları ve poliklinik sayıları %20-30 oranında artışa neden olmuştur.Günlük 80 hastaya bakan hekimler, ihraçlardan sonrası 110 hastaya bakar hale gelmiştir. Bu durum hasta başına ayrılan sürede ciddi azalmaya yol açarak, hizmetin niteliğini olumsuz etkilemiştir.
 
*Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi
 
"Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesinde toplam 21 sağlık emekçisi ihraç olmuştur. İhraç edilen personellerin 2'si hekim, 7'si hemşire, 5'i ebe, 2'si sosyal hizmet uzmanı, 2'si tıbbi sekreter ve 1 hizmetli, 1 laboratuar teknisyeni ve 1 işçidir. İhraçlarla birlikte özellikle servislerde ebe-hemşire eksikliğinden dolayı bu birimlerde çalışanlar fazla mesai ve fazla nöbet tutmak zorunda kalmışlardır. Sağlık çalışanlarının yıllık izinlerini kullanırken bile zorluklarla karşı karşıya kalmışlardır. Çalışan eksikliğinden dolayı sürekli kişilerin görev yerleri değiştirilmiş, bu görev yeri değişikliğini kabul etmeyenler idare tarafından tehdit edilmişlerdir. İhraç edilenlerin yerine herhangi bir görevlendirme yapılamamış bu durum sağlık hizmeti sunumunda aksaklılara neden olmuştur. İhraçlar nedeniyle iş barışı bozulmuş ve huzurlu bir çalışma ortamı ortadan kalkmıştır."
 
İlçelerde yaşanan ihraç ve sağlık hizmetleri de şu şekilde ele alındı:
 
Silvan
 
"Silvan Devlet hastanesinde 1 göz hekimi, 1 üroloji, 1 çocuk hekimi, 2 acil hekimi, 1 ebe, 1 yaşlı bakım teknikeri ve 1 teknisyen olmak üzere 8 sağlık emekçisi ihraç edilmiştir. Göz, çocuk ve üroloji hekimleri 100 binden fazla nüfusu olan İlçenin kendi branşlarındaki tek doktorları olmaları nedeniyle bu alanlarda hizmet sunumunda ciddi sıkıntılar yaşanmıştır.  Günde ortalama 250 hastaya bakmak durumunda olan çocuk hastalıkları uzmanı hekimin ihraç edilmesi nedeniyle yaklaşık 1 ay boyunca mağdur aileler çocuklarını 82 km uzaklıktaki Diyarbakır merkezine götürmek zorunda kalmıştır. Sağlık sistemindeki aksaklıklar nedeniyle zaten yoğun başvuru alan acil servislerde büyük sorunlara yol açmış neredeyse hizmet sunulamaz duruma gelinmiştir.
 
Lice
 
Lice ilçesinde 2 aile hekimi, 4 acil hekimi, 4 hemşire, 1 diyaliz doktoru, 1 laboratuvar teknisyeni ve 1 anestezi teknisyeni olmak üzere toplam 13 sağlık emekçisi ihraç edilmiştir. İhraçlar nedeniyle çok sayıda başvuru alan acil servisteki iş yükü artmış, geride kalan sağlık emekçileri daha fazla sayıda nöbet tutmak durumunda kalmışlardır. İhraçlar nedeniyle Kulp ve Lice'deki diyaliz hastaları uzun bir süre hekimler tarafından muayene edilememiş, bu süreçte yaşanan birçok sağlık sorunu giderilememiştir. Laboratuvar biriminde varolan sağlıkçı ihtiyacı giderilememiş, kısa vadeli çözümler üretilmeye çalışılarak İl merkezinden geçici görevlendirmeler yapılmıştır.
 
Kulp
 
Kulp ilçesi biri aile hekimi, diğeri ilçe devlet hastanesi diyaliz ünitesinde çalışan hekim olmak üzere 2 hekim, biri aile sağlığı merkezinde çalışan hemşire ve diğeri hastane hemşiresi olmak üzere 4 sağlık emekçisi ihraç edilmiştir. İhraçlar nedeniyle Ocak ayında açılması gereken diyaliz ünitesi Nisan ayında açılabilmiştir. Bu ünitede hala hekim bulunmamaktadır. Kasım ayı içinde bebek ve çocuk aşıları ASM'ye gelenlerin dışında yapılamamıştır. Düzenli olarak yapılması gereken Kronik hastaların takibi yapılamamıştır. Aşı, izlem, poliklinik hizmetleri diğer birimlerdeki ASE'ları tarafından yapılmıştır, dolayısıyla iş yükleri artmıştır.
 
Ergani
 
KHK'larla 2 hekim, 1 hemşire, 1 ebe, 1 psikolog ve 2sağlık personeli olmak üzere toplamda 8 sağlık emekçisi ihraç edilmiştir. Alanlarında deneyimli sağlık emekçilerinin ihracı sağlık hizmeti sunumunda ciddi aksamalara neden olmuştur. Özellikle bazı branşlarda tek hekim ile hizmet sunumunun yapılması nedeniyle bazı alanlarda başvuran hasta sayısındaki artış nedeniylenitelikli sağlık hizmeti sunulamamıştır.
 
Çınar
 
Çınar ilçesinde toplam 5 sağlık emekçisi ihraç edilmiştir. İhraç edilenlerin 2'si acil hekimi, 1'i diş hekimi,1'i acil hemşiresi ve diğeri de aile sağlığı merkezinde çalışan hemşiredir. Yaklaşık 8 ay boyunca acil servise yeni bir görevlendirme yapılana kadar Acil başvurularındaki tüm hasta iş yükü çalışmakta olan diğer 2 hekim üzerinden yapılmıştır. Bu dönem boyunca bu hekimlere yıllık izin dahi kullandırılmamıştır. Acil serviste çalışanhemşire ihracından sonra acil nöbetleri 2 ay boyunca diğer çalışanlar üzerinden fazla mesai yaptırılarak hizmet sunulmuştur. Aile hekimliğinde ihraç edilen hemşirenin yerine yeni bir görevlendirme olana kadar 2 ay boyunca aşı, bebek, gebe ve çocuk izlemlerinde aksaklık yaşanmıştır.
 
Çermik
 
Çermik Devlet Hastanesi'nde biri acil serviste çalışmakta olan Acil Hekimi, diğeri tıbbi sekreter olmak üzere 2 sağlık emekçisi ihraç olmuştur. Tıbbi sekreterin ihracından sonra yerine personel atanamamıştır. Acil serviste görev yapan hekimin ihracından 2 ay sonra yeni bir kişi görevlendirilmiş,  bu süreç boyunca çalışanların iş yükü artmış, nitelikli sağlık hizmeti sunumunda eksiklikler yaşanmıştır.
 
Dicle
 
29 Ekim 2016 tarihinde 675 sayılı KHK ile 4 sağlık çalışanı ihraç olmuştur. İhraç edilen sağlık emekçilerinin devlet hastanesinde çalışan pratisyen hekim,  radyoloji teknisyeni ve memurlardır.
 
Bismil
 
Bismil Devlet Hastanesinden 15 Temmuz 2016'dan sonra yayınlanan KHK'larla toplam 7 kişi ihraç edilmiştir. İhraç edilenlerin 3'ü hemşire, 2'si hekim, 1'i eczacı ve 1'i radyoloji teknisyenidir.
 
İl Sağlık Müdürlüğü
 
İl sağlık müdürlüğünde 3 Hemşire, 2 Ebe, 1 Hekim, 2 Sağlık memuru, 1 Şoför, 14/C'li ve 2Hizmetli olmak üzere toplam 12 sağlık emekçisi ihraç edilmiştir."
 
Raporun sonunda ise, yaşamak zorunda bırakılan OHAL rejiminde KHK'ler aracılığıyla sağlık emekçilerin ihraç edilmelerinin tüm bölgeye hizmet veren sağlık alanında ölümlere neden olan ciddi aksaklıklara yol açtığı vurgulandı. Raporda, sağlığın olmazsa olmazı barış ve demokrasi olduğunu sağlık emekçileri ve halka yansıyan sağlık alanındaki tüm olumsuzlukların ancak OHAL'in sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmasıyla kısmen giderileceğinin altı çizildi.