34'lerin ardından Roboski: 'Ölüm kuyuları', baskı, göç

  • 09:05 28 Aralık 2017
  • Güncel
Medine Mamedoğlu-Piroz Zırığ
 
ŞIRNAK - Roboski’de 34 kişinin yaşamını yitirdiği katliamın üzerinden 6 yıl geçti. Geçen 6 yılın ardından  etrafı tellerle örülen sınırın ardındaki Roboski köyü "ölüm kuyuları", baskı ve göç kıskacına alındı. 
 
Tarih 28 Aralık 2012’yi gösterdiğinde Türkiye tarihinin katliamlarla dolu geçmişine bir yenisi daha eklendi. Şırnak'ın Uludere (Qilaban) ilçesine bağlı Roboski köyünde yaşayan çoğu çocuk 34 kişi Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait savaş uçaklarının bombardımanı sonucunda katledildi. Yakınları cenazeleri kendi imkanları ile bir araya getirdi, battaniyelere sardı, katırlar üzerinde köylerine taşıdı. Dünyanın geri kalanı ise sustu. Geçen 6 yılın ardından  etrafı tellerle örülen sınırın ardındaki Roboski köyü "ölüm kuyuları", baskı ve göç kıskacına alındı. 
 
Halk ‘Ölüm kuyuları’ denilen ocaklara yöneldi
 
Köy halkı yaşanan olaydan sadece psikolojik ve manevi anlamda değil aynı zamanda maddi anlamda da etkilendi. Katliamdan sonra özellikle göçlerin arttığı ve okuma oranın düştüğü köyde, sınıra tel örgüler çekildi. Çekilen teller ve yeni yapılan sınır karakolları nedeniyle sınır ticareti engellenirken, köylüler geçimlerini sağlamak için kömür ocaklarına yöneldi. Sınır ticaretinden sonra 6 yıldır kömür ocaklarında canları pahasına çalışan Roboski halkı, emeklerinin karşılığını da alamıyor. Kömür ocaklarının yaygınlığı nedeniyle insan yaşamını hiçe sayıldığı köyde, sabah akşam çalışmalarına rağmen emeklerinin karşılığını alamayan işçiler göç etmek zorunda bırakılıyor.
 
Göç her geçen gün artıyor
 
Katliamdan önce 6 bin kişinin yaşadığı Roboski ve Gülyazı köylerinde şimdilerde onlarca ev boş. Köyden çıkan aileler yıllardır tüm baskılara rağmen direnç göstererek tutundukları topraklardan ayrılarak metropollere göç etmek zorunda kalıyor.Köyün gençleri yazın mevsimlik işlerde kış aylarında ise metropollerde inşaatlarda çalışmak zorunda bırakılırken, tüm gidenler yıl her 28 Aralık günü, aynı saatte Roboski’de bir araya gelmekten vazgeçmiyor. 
 
Katliam sonrası baskı arttı
 
Katliamın ardından sürekli devletin hedefinde olan köyde özellikle bahar ve yaz aylarında defalarca kez sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Çatışmalı süreçte birlikte var olan karakol ve taburlara yenilerinin eklendiğini ve çatışmanın yaşandığı zamanlarında özellikle köyde bulunan ailelere baskı yapıldığını söyleyen halk, defalarca kez askerlerin, “Size istediğimiz şeyi yapabiliriz” şeklindeki tehditlerine de maruz kaldı. 
 
34'leri anmaktan vazgeçmediler 
 
Sonradan yapılan kontrol noktaları, tabur ve sınır karakollarıyla baskıların arttığını söyleyen halk, göçlerinin bir diğer nedeninin de bu olduğunu söyledi. Roboski İçin Adalet Yeryüzü İçin Barış Derneği (Roboski-Der)  geçtiğimiz Aralık ayında İçişleri Bakanlığı tarafından alınan bir kararla mühürlenirken,  her yıl 28 Aralık gününün yasak ilan edildiği köyde tüm baskılara rağmen ‘34’ler bugün de anılacak.