Elazığ Cezaevi’ndeki tutsakların eylemi 60'ıncı gününde: Durum kritik
- 12:25 30 Aralık 2017
- Güncel
DİYARBAKIR - Diyarbakır Barosu Elazığ Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallarine ilişkin gerçekleştirdiği basın toplantısında konuşan İnsan Hakları Merkezi Cezaevi Komisyonu sözcüsü Önder Alçiçek, 60'ıncı gününe giren greve ilişkin, "Tutsakların durumu kritik" dedi.
Diyarbakır Barosu Elazığ Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerine ilişkin Adli Yardım Hizmet Binası’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasını okuyan Diyarbakır Barosu İnsan Hakları Merkezi Cezaevi Komisyonu sözcüsü Önder Alçiçek, devam eden hak ihlallerine ilişkin Adalet Bakanlığı ve ilgili tüm yetkililerin bir an önce görevini yerine getirmesi gerektiği çağrısında bulundu.
Kimlik reddedilince haklar kısıtlanıyor
Önder, Elazığ Ceza ve İnfaz Kurumu (CİK) Kampüsü içerisinde yer alan Elazığ T Tipi CİK’nda son dönemlerde gündemden düşmeyen yoğun hak ihlalleri gerçekleştiğini söyledi. Önder, cezaevi idaresince, uzun bir süre önce tutuklu ve hükümlülere yönelik cezaevinin koğuş dışında kalan kısımlarında kimlik taşıma zorunluluğu getirildiğini bu uygulamanın da halen devam ettiğine dikkat çekti. Önder, “Bu uygulamayı kabul etmeyen ve kimlik taşımayı reddeden tutuklu ve hükümlülerin, koğuş dışında bulunan görüşme, iletişim, hobi faaliyetine, havalandırma ve avukat görüş alanlarına cezaevi personelleri tarafından çıkarılmadıkları ve fiilen bu haklarını kullanmaktan, cezaevi idaresi tarafından mahrum bırakıldıkları ifade edilmiştir” dedi.
‘Açlık grevine giren tutsak kadın sayısı 10’u buldu’
Elazığ T Tipi CİK’nda, cezaevinin koğuş dışındaki alanlarında kimlik taşıma zorunluluğu getirilmesi üzerine yaşanan sorun ve hak ihlallerinin çözülemediğini ifade eden Önder, bir kısım tutuklu ve hükümlülerin süresiz-dönüşümsüz açlık-grevine başladığını belirtti. Önder, açlık grevinin devam ettiğini söyleyerek, “Geçmişte Diyarbakır Barosu Cezaevi İzleme Komisyonu olarak, Elazığ T Tipi CİK’nda gerçekleşen yoğun hak ihlalleri ile ilgili tespit, inceleme ve gözlem faaliyetlerinde bulunulmuştur. Bahsetmiş olduğumuz kimlik taşıma zorunluluğundan kaynaklı 6 kadın tutuklu ve hükümlü 1 Kasım tarihinde süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başlamıştır. 10 Aralık tarihinde ise 4 kadın tutuklu ve hükümlü daha süresiz-dönüşümsüz açlık grevine katılmıştır. Bugün itibariyle açlık grevi 60'ıncı gününe girerken açlık grevine girenlerin sayısı 10'u bulmuştur” ifadelerini kullandı.
‘Hukuksuz uygulama son bulsun’
Önder, tutuklu ve hükümlülerin durumunun ciddi olduğunu gittiğini ifade ederek, açlık grevinin devamı halinde yaşam hakkı ihlallerinin veya bu ihlaller gerçekleşmese dahi tutuklu ve hükümlülerin bütün yaşamları boyu katlanmak zorunda kalacakları sağlık sorunlarının ortaya çıkacağını vurguladı. Cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlerinin başta yaşam hakları olmak üzere tüm hak ve özgürlüklerinin sağlanmasında Adalet Bakanlığının sorumlu ve görevli olduğunun altını çizen Önder, gerekli adımların biran önce atılması gerektiğini söyledi.
Önder son olarak, “Cezaevi idaresi tarafından getirilen ve yasal bir dayanağı olmayan bu hukuksuz uygulamanın bir an önce sonlandırılması için Adalet Bakanlığı'nı ve ilgili tüm yetkilileri göreve davet ediyoruz” dedi.








