Cumartesi Anneleri 2018 için demokratik bir Türkiye diledi

  • 13:46 30 Aralık 2017
  • Güncel
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri 666’ıncı kez Galatasaray Meydanı’ndaydı. 2018’e girmeye bir gün kala yapılan eylemde Cumartesi Anneleri Galatasaray Meydanı’ndan, “Yeni yılda herkes düşlerinin gerçek olmasını diler.  Biz de yeni yılda kayıplarımıza ulaşmamızı ve kaybedenlerden hesap sormamızı mümkün kılacak demokratik bir Türkiye diliyoruz” dedi. 
 
Cumartesi Anneleri, kayıpların akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 666’ncı kez Galatasaray Meydan’ında bir araya geldi. Eylemde açılan “Failler belli, kayıplar nerede” pankartının üzerine kırmızı karanfiller ve barışı simgeleyen beyaz tülbent bırakılarak, kayıpların fotoğrafları taşındı. Sanatçı Pınar Aydınlar ve CHP Milletvekili Hilmi Yarayıcı da eyleme destek verdi. Bu hafta 2017'de yaşadıkları ve 2018 yılından beklentilerine ilişkin açıklama yapıldı. Cumartesi Anneleri, ayrıca bir yıl önce yaşamını yitiren Cumartesi Annelerinden Fatma Morsümbül’ü de andı. 
 
‘Cezasızlık benimsendi’
 
21 Mart 1995'te gözaltında kaybedilen ve daha sonra cenazesi bulunan Hasan Ocak'ın ağabeyi Ali Ocak, dava dosyasında 22 yıldır hiçbir ilerlemenin olmadığını söyleyerek, dosyanın tozlu raflarda bekletildiğini ifade etti. Hasan, "Bizler sürdürdüğümüz mücadeleyi önümüzdeki yıl daha da yükselteceğiz" diyerek aydınlık günler dileğinde bulundu. 
 
‘Bunları hangi devlet terörü yaptı?’
 
23 Şubat 1995’te gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız ise,  “Dile kolay dostlar, mücadelemizin 22 yılının sonuna geldik. Ne gelen var nede haber veren var. Kayıpların akıbeti açıklanmalı failler yargılanmalı” dedi. “Davamız gelecek bahara kaldı kim öle kim kala” diyen Hanife, şöyle devam etti: “Taybet Ana vurulmuş sokak ortasında, öylece yatıyor. Uğur Kaymaz 13 kurşun ile vurulmuş, Berkin Elvan vurulmuş, Dilek Doğan polis kurşunu ile vurulmuş. Hükümete soruyorum. Bunların hepsini hangi devlet terörü yaptı.” 
 
‘Kayıplarımıza kavuşmayı diliyoruz’
 
Haftanın basın açıklamasını ise Cumartesi İnsanlarından Sebla Arcan okudu. 2018’in, demokratik hukuk devletine giden yolun başlangıcı olmasını dileyen Sebla, her yerde yeni yıl heyecanı sürdüğü bir zaman diliminde kendilerinin 666’ncı kez aynı yerde buluştuklarını söyledi. Sebla, “Yeni yılda herkes düşlerinin gerçek olmasını diler. Biz de yeni yılda kayıplarımıza ulaşmamızı ve kaybedenlerden hesap sormamızı mümkün kılacak demokratik bir Türkiye diliyoruz” dedi. 2017 yılının ağır insan hakları ihlalleri, travmalar, hukuksuzluklar ve adaletsizliklerle geçtiğini dile getiren Sebla, keyfilikle, cezasızlıkla adalet ve barışın zemininin yok edildiğini ve iktidarın hukuksuzluğuna boyun eğmeyen herkesin düşmanlaştırıldığını belirtti.
 
‘2017 yılında da kayıplarımız için inkar devam etti’
 
Sebla, geçmişte aynı acıları yaşadıkları Arjantin’de, insanları katledenlerin ve gözaltında kaybedenlerin yargılanmalarının 2017 yılında da devam ettiğini ve yıl içerisinde çok sayıda rütbeli subayın ömür boyu hapis cezası aldığına işaret etti. Sebla, Türkiye’de ise devletin gücü ve desteği ile cinayet işleyenlerin, insanları gözaltında kaybedenlerin cezasızlık zırhıyla korunmaya devam ettiğinin altını çizdi. Sebla, “Kısacası; 2017 yılında da kayıplarımız için inkar devam etti. Hukuk ve adalet işletilmedi. Biz biliyoruz ki; temel hak ve özgürlükler ancak hukuk devletinin geçerli olduğu koşullarda güvence altı ‘Hukuk ve adalet işletilmedi’
 
‘Umutsuzluğa yer yok’
 
Türkiye’nin hukuksuzluk, adaletsizlik, keyfilik cehennemine dönüştüğünü ifade eden Sebla, “Türkiye’de devleti yönetenler, yurttaşlar için korku imparatorluğu kurmak istiyorlar. Çünkü demokrasiden, insan haklarından, hukukla sınırlanmaktan korkuyorlar. Toplumu haklarından mahrum bırakarak, insanları hukukun korumasının dışına iterek, sindirerek, umutlarını kırarak kendi korkularını yatıştırıyorlar. Evet, Türkiye karanlık bir dönemden geçiyor ama umutsuzluğa yer yok. Biz insan olmakta ısrar ettiğimiz sürece umut hep var olacak” diye konuştu.