‘2018 annelerin kayıpları aramadığı bir yıl olsun’
- 14:32 30 Aralık 2017
- Güncel
DİYARBAKIR - Kayıp yakınları bu hafta 464’üncünü gerçekleştirdikleri eylemde, hak ihlallerinin yoğun yaşandığı bir yılı geride bıraktıklarına dikkat çekerek, 2018 yılının annelerin artık kayıplarını aramayacağı bir yıl olmasını dilediklerini söyledi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın” sloganıyla gerçekleştirdikleri eylemlerinin 464’üncüsünü düzenlendi. Dernek binasında düzenlenen eylemde konuşan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, kayıp yakınları olarak yılın son açıklamasını yaptıklarını ve kayıpları bulma mücadelelerini sürdürmeye devam edeceklerini ifade etti.
‘Hak ihlalleriyle dolu bir yılı geride bıraktık’
2017 yılını değerlendiren Raci, hak ihlallerinin yoğun yaşandığı bir yılın geride bırakıldığını belirterek, toplumun her kesimin OHAL rejimine mahkum edilerek yönetilmekle karşı karşıya bırakıldığını aktardı. Raci, 2017 yılı içerisinde dahi faili meçhullerle ilgili tek bir failin ortaya çıkarılmadığına ifade ederek, “Yargı üzerine düşeni yapmadı ve devletten yana bir tavır ortaya koydu. Birçok dosya zaman aşımına uğradı” dedi. Raci, 2018 yılının ise annelerinin kayıplarını aramayacağı, hukukun egemen olduğu ve cezaevlerinde bulunan muhalif kimliğinde bulunan herkesin özgürlüğüne kavuşacağı bir yıl olmasını dilediklerini paylaştı.
Sıddık Kaya’nın hikayesi okundu
Konuşmanın ardından 20 Kasım 2002 tarihinde, Muş’un Varto ilçesine bağlı Karapınar köyünde kaybedilen Sıddık Kaya’nın hikâyesi okundu. Sıddık’ın hikâyesini okuyan Avukat Hasan Yalçın, Sıddık’ın kız kardeşi Herdem Şengül’ün verdiği bilgilere göre; “Ağabeyinin 19 Kasım 2002 tarihinde kendi evlerine geldiğini ve geliş nedeninin ise yeşil kart almak olduğunu bununla birlikte ağabeyinin sağlık sorunları nedeniyle Erzurum’a gideceğini dile getirdi. Ondan sonraki gün kendisine bir miktar para verdikten sonra saat 17.00 sıralarında cep telefonu ile ağabeyini birinin aradığını ve ona Türkçe konuşarak ‘tamam geliyorum’ dediğini belirtti.
Sıddık’ın cenazesi Murad nehrinde bulundu
Herdem, ağabeyine nereye gittiğini sorduğunda kendisine ‘Celal astsubaydı, beraber köprüye kadar gidip geleceğim korkma ben tuzağa düşmem. Kimseye de bir şey söyleme’ dediklerini aktardı. Herdem, “Gecikince merak ettim birkaç kez cep telefonunu aradım ancak ulaşılamıyordu. Bunun üzerine sabah saat: 05.00’te aileme haber verdim” diye konuştu.
O günden sonra bir daha kendisinde haber alamadıklarını dile getiren Herdem, Sıddık Kaya’nın cenazesinin 24 Nisan 2003 tarihinde, Murat Nehri’nin kıyısında ağzı bantlı bulunduğunu hatırlattı. Muş Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Sıddık’ın cenazesini ise, ailesinin daha önce kangren olduğu için, kesilen ayak parmağından teşhis ettiğini aktardı.
Eylem 5 dakikalık oturma eyleminin ardından sona erdi.








