‘Psikoloji bilimi cinsiyetçilik kılıfından sıyrılmalı’
- 09:02 31 Aralık 2017
- Güncel
Evrim Kepenek-Zülal Koçer
İSTANBUL - Ana akım ve erkek egemen psikoloji biliminin cinsiyetçilikten arındırılarak yeniden tanımlanması gerektiğini ifade eden Hatice Göz, genç psikologların eleştirel ve feminist psikolojiye yoğunlaşması gerektiğini belirtiyor. Hatice, ayrıca toplum gerçekliğinden uzak bir bilim anlayışının kimseye faydası olmayacağına dikkat çekiyor.
Öteki bilimin sorgulamak istediği konuları irdelerseniz, yani “Kadına yönelik tacizin arkasında hangi toplumsal gerçeklikler var?”, “Cinsel tacizin önlenmesinde toplumun sorumlulukları neler?” diye sorarsanız ana akım psikoloji biliminin sınırlarını zorlayarak sosyal psikolojiye kapı aralamış olursunuz. Fakat Türkiye’de psikoloji bilimi gerek üniversitelerde gerekse danışmanlık merkezlerinde erkek egemen bilim anlayışının pozitivist tarzını aşma konusunda hayli zorlanmalar yaşıyor. Psikolojiye sosyal ve eleştirel bakan ‘bireysellik’ kılıfından çıkarmaya çalışan yaklaşımlar da yok değil. Ancak bu yaklaşımlar ya sınırlı kalıyor ya da gereken desteği ve ilgiyi göremiyor. Hatta bunun yerine Diyanet İşleri Başkanlığı ‘din psikoloğu’ adı altında görevlendirmeler yapabiliyor. Psikoloji bilimini eleştirel yaklaşım çerçevesinde irdeleyen ve Türkiye'deki psikoloji alanının muhafazakarlaştığını söyleyen Abant İzzet Baysal Üniversitesi psikoloji mezunu Hatice Göz, sistemin psikologlara sunduğu alanlarda çalışmayı reddediyor.
‘Psikoloji bilimi kapitalizmi besliyor’
Üniversitede psikoloji bölümü okumaya karar veren fakat okul sıralarına oturduktan sonra psikoloji bilimine eleştirel yaklaşım çerçevesinde bakmayı tercih eden Hatice Göz, “Toplumun gerçekliğinden uzak, toplumla yan yana gelmeyen bir psikoloji biliminin kimseye faydası olacağını düşünmüyorum” diyor.
Türkiye'de ruh sağlığı ilaçlarının kullanımının arttığını hatırlatan Hatice, başı ağrıyan, uykusu gelmeyen binlerce kişinin bu ilaçlara yönlendirildiğini ve ana akım psikoloji anlayışının kapitalizmi bu yolla beslediğini ifade ediyor. “Psikoloji bilimi kapitalizmle çok haşır neşir ve Türkiye'de psikoloji bilimi klinik psikolojiye sıkıştırılıyor” diyen Hatice, psikolojinin bilim olarak sadece olgulara değil olguların nedenlerine de odaklanması gerektiğini belirtiyor.
‘Neden kadınlar histerik erkekler öz güvenli?’
Ana akım psikolojinin karşısında alternatif, eleştirel psikolojinin geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Hatice, bunun için de ilk önce üniversitelerdeki psikoloji bölümlerinin yeniden şekillendirilmesi gerektiği görüşünde. Psikoloji biliminin cinsiyetçilikten arındırılması gerektiğini söyleyen Hatice, “Hastalıkların kendisi bize anlatılırken örneğin ‘kadınlar histerik erkekler özgüvenli ve bundan dolayı da narsist olmaları doğal gibi’ söylemlerle anlatılıyor. Kadınlar neden histerik erkekler neden özgüvenli diye tanımlansın? Bu cinsiyetçi söylemlerin ortadan kaldırılması gerek ancak daha bölümdeyken bunlar öğrencilere anlatılıyor” diyor.
Psikologların kendi meslek odaları yok
Türkiye'de hemen her konuda çalışma yürüten mesleğin bir odası, sendikası olduğunu söyleyen Hatice, psikologların bir meslek odası dahi olmadığına dikkat çekiyor. Kendisi gibi eleştirel ve feminist psikolojiye ilgi duyan psikologların iş bulmasının imkansız olduğunu söyleyen Hatice, son olarak şunları söylüyor: “Feminist eleştirel psikolji çalışmalarının geliştirilmesi gerekiyor. Aksi halde parası olan belli kesimin alabildiği bir psikoloji hizmeti vermiş olursunuz. Ülkede yaşanan herhangi bir soruna, savaşa, tacize karşı söz söylemeyen bir bilim insan bilimi değildir.”








