İHD Marmara Cezaevleri Raporu: Tecrit, işkence ve çıplak arama

  • 14:35 3 Ocak 2018
  • Güncel
İSTANBUL - Marmara Bölgesi'ndeki cezaevlerinde son 9 ayda yaşanan hak ihlalleri raporunu açıklayan İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, “Cezaevlerindeki tecrit uygulamaları, her türden keyfi muameleler, işkence ve kötü muamele iddiaları gibi çok sayıda sorun bulunmakta" dedi.  
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, 2017 yılının son 9 ayında Marmara Bölgesi’ndeki cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri raporunu dernek binasında açıkladı.  Raporda, Marmara Bölgesi’nde bulunan Tekirdağ  1  ve 2 No’lu F Tipi Cezaevi, , Edirne F Tipi Cezaevi, Maltepe 1 No’lu L Tipi Cezaevi, Silivri Kapalı Cezaevi, Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevi, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi, Bandırma 2 No’lu T Tipi Cezaevi ve Balıkesir L Tipi Cezaevi’nde yaşanan ihlallere ayrıntılı olarak değinildi. Toplantıda ilk olarak konuşan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine değinerek, uygulamaların işkence boyutuna vardığını söyledi. Cezaevlerinin acil müdahale edilmesi gereken bir alan olduğunu belirten Gülseren, cezaevlerinde işkenceye son verilmesini istedi.  
 
107 başvuru yapıldı
 
Gülseren'in ardından konuşan İHD Hapishane Komisyonu üyesi Aylin Hacaloğlu da, raporun ayrıntılarını paylaştı. Aylin, raporlarının hak ihlallerinin yaşandığı hapishanelerde tutuklu veya hükümlü bulunan tutukluların, mektup veya faks yoluyla, yine mahpus ailelerinin telefon veya derneğe gelerek yaptıkları başvurulardan ve cezaevinde yapılan görüşmelerden yola çıkılarak hazırlandığını söyledi. Nisan 2017’den Ocak 2018’e kadar derneklerine 107 başvuru yapıldığını söyleyen Aylin,   “ 27 kişi sağlığa erişimde oluşan hak ihlalleri, 22’si işkence ve darp, 45’i genel hak ihlalleri, 2 kişi cinsel yönelimden dolayı hak ihlali, 7 sevk talebi, 2 mahpus kayıp şüphesi, bir kişi avukat görüşünde hak ihlali, bir kişi de 70 yaşın üstü olduğu için başvuruda bulunmuştur” dedi.
 
'Sevkler keyfi bir hal aldı'
 
OHAL ile başlayan ve 2017 yılı sonuna kadar gelinen yaşanan sürgünlere dikkat çeken Aylin, “Yer, zaman, hukuki statü farkı, sağlık durumu ya da  hiç bir gerekçe gözetmeksizin sistematik olarak gerçekleştirilen sürgün sevkler ciddi hak ihlallerine yol açmaktadır. Öyle ki, yakın zamanda gerçekleşen birçok sürgün-sevk beraberinde birçok hak ihlalini getirmiştir” dedi. Buna örnek olarak, Edirne F tipi, Bolu F Tipi ve Kayseri T Tipi cezaevlerini örnek gösteren Aylin, sevklerde tutukluların özel eşyalarının kendilerine tam olarak verilmediğini söyledi. Cezaevlerinin kapasitesinin üstünde tutuklu bulunduğunu dile getiren Aylin,  3 kişilik koğuşlarda 12 kişinin kaldığını belirterek, buna bağlı olarak sağlık ve hijyen sorunlarının arttığını söyledi.
 
Cezaevi yönetimlerinden keyfi uygulamalar 
 
Cezaevi idaresinin inisiyatifiyle birçok cezaevinde dışarıdan kitap, dergi veya süreli yayınların alınmasının engellendiğini söyleyen Aylin,  “Bir mahpus kendi yazdığı kitabın basımından sonra içeri alınabilmesi için hapishane müdürlüğünün ücretini ödemek ve yayınevini belirtmek dayatmasıyla karşılaştığını belirtmiştir. Yine Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Hapishanesi’nde mahpusların yazılı talepte bulunması ve parasını vermesi koşuluyla, idare kanalıyla dışarıdan kitap alabileceğinin ancak bu taleplerde bulunanların da kitaplarının kendilerine verilmediği hususu beyan edilmiştir” dedi.  
 
Dışarından gelen dışarıya giden yazılı materyallere el konuluyor 
 
Aylin, “Sıklıkla yapılan oda aramaları ve bu aramalarda, mahpusların kitap veya dergilerden yaptıkları alıntılardan oluşan el yazmaları, yine idare tarafından görülmüştür damgası vurulmuş yazılı metin veya fotokopilere el konulması genel sorunlar arasındadır. Öyle ki, Maltepe 1 No’lu L Tipi Hapishanesinde mahpusların idareye ya da mahkemeye yazdıkları dilekçelere el konulmakta, dilekçeler ilgililerine gönderilmemektedir. Mahpusların, dışarıya yazdıkları veya dışardan kendilerine gelen faks veya mektuplara el konulmakta, bazen aylarca teslim edilmemekte veya gönderilmemektedir” diye konuştu. 
 
Sağlık hakkı ihlallerine de değinen Aylin, Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde hasta tutsakların hastane sevklerinin tek kişilik ve kafes şeklinde ring araçlarıyla uygulanmaya çalışılması nedeniyle hastaneye gidemedikleri hususunda derneklerine başvurular yapıldığını belirterek, kelepçeli tedavi dayatmasının devam ettiğini kaydetti.
 
'Hastane sevkleri yapılmıyor'
 
OHAL ile birlikte keyfi aramaların devam ettiğini kaydeden Aylin şunları söyledi:  “Telefon görüşmelerinde isim ve soy isim söyleme zorunluluğu getirilmesi ve kullandırılmayan üç arkadaş görüşçüsü meselesi bulunmaktadır. Bazı hapishanelerde, hastane ve mahkeme sevkleri sırasında kurum çıkışı da atlet kontrolü dayatması yapıldığı, bu kontrolü kabul etmeyen mahpusların hastane veya mahkeme sevklerinin yaptırılmadığı beyan edilmiştir” 
 
'Çıplak arama dayatılıyor'
 
Silivri Kapalı Cezaevi’nde görüşülen tutukluların ilk geldiklerinde çıplak arama dayatmasına maruz kaldıklarını söylediklerini ifade eden Aylin, “Kabul etmeyince görevliler tarafından darp edildiklerini beyan etmişlerdir” dedi.  Aylin, “Hapishane girişlerinde çıplak arama ve kötü muameleye maruz bırakılan kadın mahpusların olduğunu, en basit taleplerin bile haftalarca yerine getirilmediğini belirtmiştir” diye konuştu.
 
'İhlaller saymakla bitmiyor'
 
Son olarak cezaevlerinin yaşanmaz hale geldiğini belirten Aylin, şöyle devam etti: "Cezaevlerindeki tecrit uygulamaları, her türden keyfi muameleler, işkence ve kötü muamele iddiaları, sürgün ve sevk uygulamaları, keyfi disiplin cezaları, mahpusların sağlık sorunlarının zamanında ve etkili bir şekilde çözülmemesi, ağır hasta mahpusların tedavi edilmemesinin yanı sıra tahliye edilmemeleri gibi sıralayabileceğimiz çok sayıda sorun bulunmaktadır.”