Adalet Nöbeti'nin 40.haftasında 'tek tip' tepkisi

  • 13:23 4 Ocak 2018
  • Güncel
 
İSTANBUL - Adalet Nöbeti'nin 40'ıncı haftasında, 696 Sayılı KHK ile cezaevlerinde "Tek tip" kıyafet dayatmasına karşı yapılan açıklamada, "Tek tip uygulaması işkencedir, kötü muameledir. İnsan onurunu küçültücü ve kırıcı bir uygulamadır" denildi. 
 
Aralarında tutuklu Cumhuriyet çalışanlarının olduğu tüm tutuklu gazeteci ve avukatlara dikkat çekmek için İstanbul Adliyesi önünde başlatılan Adalet Nöbeti'nin 40. Haftasında 696 sayılı KHK ile cezaevlerinde "Tek tip" kıyafet zorunluluğu getiren maddeye tepki gösterildi. Yüksel direnişçisi Acun Karadağ'ında katıldığı eylemde "Adalet hemen şimdi" yazılı pankartı açılırken, tutuklu gazeteci ve avukatların fotoğrafları taşındı. Eylemde ilk olarak konuşan avukat Efkan Boçal, Adalet Sarayı'nda adalet bulunmadığını ifade ederek, adalet gelene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
 
Ardından söz alan Özgürlükçü Hukukçular Platformu'ndan (ÖHP) avukat Şule Recepoğlu,  "Tek tip" kıyafet dayatmasına ilişkin basın açıklamasını okudu. "Tek tip" dayatmasının cezaevlerine saldırı anlamına geldiğini söyleyen Şule, "Tek tip elbise mahpusa yönelik her türlü şiddet uygulamasının kolaylaştırıcı bir aracı haline dönüştürecektir. Geçmiş tecrübelerden bildiğimiz gibi, mahpuslara fiziki ve psikolojik şiddet uygulanabilecektir. Bizler, bu uygulamanın hiçbir şekilde desteklenecek bir tarafı olmadığını her yerde söyleyeceğiz" diye belirtti. 
 
'Tek tip uygulaması işkencedir'
 
"Tek tip" dayatmasını tutuklular için davası devam edenlerin savunma hakkının kısıtlanması anlamı taşıdığını dile getiren Şule, "Bu uygulama ile tutuklular baştan suçlu ilan edilecektir. Tarafsız yargılama yapılmayacaktır. Tek tip uygulaması işkencedir, kötü muameledir. İnsan onurunu küçültücü ve kırıcı bir uygulamadır" dedi.
 
'Erdoğan'ın açıklaması talihsiz'
 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "Guantanamo'da var" yönündeki açıklamasının "talihsiz" bir açıklama olduğunu söyleyen Şule, "Tek tip elbiseye örnek gösterilen Guantanamo, ABD'de bulunan ve tutsakların insan yerine dahi konulmadığı, evrensel hukukun ve her türden insani kuralın dışında bırakıldıkları bir toplama kampıdır" diye belirtti.
 
Ahmet Şık'ın savunması neden engellendi?
 
Son olarak konuşan avukat Deniz Güneş de,  "Memlekete adalet gelene kadar adalet demeye devam edeceğiz" dedi. 
 
Açıklama, alkışlarla sona erdi.