DKY feminizm atölyeleri başlattı: Kadınların sözü çoğalsın
- 09:06 5 Ocak 2018
- Güncel
Duygu Erol
ANKARA - Uluslararası eylem platformu Dünya Kadın Yürüyüşü tarafından başlatılan "feminizm atölyeleri" hakkında bilgi veren Helin Demirkent, "Hala birbirimizin yüzüne bakıp konuşamadığımız çok şey var; şiddet, taciz, özsavunma, militarizm gibi. Sadece bizim atölye için değil ama umarım başka şehirlerde, başka siyasetlerde bu tarz atölyeler yapılır ve kadınların sözü çoğalmış olur" dedi.
Uluslararası eylem platformu Dünya Kadın Yürüyüşü (DKY), feminizm atölyeleri başlattı. Bir buçuk ayda bir toplanan atölyede "Duygular ve feminizm", "Şiddet ve şiddete feminist eleştiri" ve "Feminist laiklik" konuları üzerine yürütülen tartışmalar tamamlanırken, dördüncü atölyenin çalışmaları Sevilay Çelenk'in "Medyada kadın" konusu ile devam ediyor. Dünya Kadın Yürüyüşü, Ankara Üniversitesi Kadın Çalışmaları Topluluğu ve feminist aktivistlerin bir araya gelerek oluşturduğu çalışma hakkında bilgi veren atölye üyesi Helin Demirkent, atölyenin 1990'larda düzenlenen bilinç yükseltme toplantıları olduğunu belirterek, aynı zamanda öze dönüş anlamı taşıdığını ifade etti.
'Kadınları bir araya toplamayı düşündük'
Atölye fikrinin DKY'nin Türkiye'de çok aktif olmadığı ve neler yapabileceği üzerinden yürütülen tartışmalar sonucunda ortaya çıktığını belirten Helin, atölye ile beraber yayın fikrinin de tartışıldığını dile getirdi. Helin, "Hem bileşenlerin katılabileceği hem de herhangi bir örgütle bağı olmayan ancak feminist mücadele için bir şeyler yapmak isteyen, buna dair düşünen, yazan, çizen kadınları bir araya toplamayı düşündük. Ve böyle bir atölye fikri ortaya çıktı" dedi.
'İsteğimiz atölyeye dair her şeyi kadınların belirlemesi'
İlk atölyenin nasıl olacağına ve konusuna kendilerinin karar verdiğini belirten Helin, sonrasında ise kadınların kara mekanizmasına dahil olmasını istediklerini söyledi. Kadınların atölyeye aktif katılımını sağlamak ve atölyenin sorumluluğunu ortak bir şekilde yüklenilmesini istediklerini belirten Helin, " Nitekim öyle de oldu. İlk atölyeden sonra, katılım sağlayan kadınlarla bir sonraki atölyeyi konuştuk karar verdik. Ve süreç hep böyle işliyor" diye konuştu.
Bilinç yükseltme toplantıları
"Ne yazık ki bu tip atölyelerde böyle bir problem var, bu bir öz eleştiri de aynı zamanda, çoğumuz çoğu tartışmayı tükettiğimizi ön gördüğümüz için böyle atölyeler olduğu zaman koşa koşa gittiğimiz söylenemez. Bu atölyeye de kitleler yığılmıyor. Ama şöyle bir iyi tarafı var; bu atölyeler önce bilinç yükseltme toplantıları olarak planlandı. Zaten bir bilinç yükseltme toplantısının sayısı da en fazla 20 kişi olabilir diye konuştuk. O anlamda iyi bir katılım var" diye konuşan Helin, atölyeye katılan kadınların tartışmayı seven, bir araya geldiği zaman birbirinden çekinmeyen bir kitleden oluştuğunu söyledi.
'Atölye biraz da öze dönüş'
"Hali hazırdaki iktidar kadınlar ile ilgili söz söylemeyi çok seviyor. En çok söz ürettiği şey kadın meselesi. Ve sende onların ürettiği sözün peşine takılıp aslında sözünü onların sözüne göre söyler hale geliyorsun. Ama halbuki kadın hareketinin tartışmadığı, tüketmediği çok mesele var. Türkiye'deki kadın hareketi 90'lardan itibaren yükselen, ama çok hızlı bir şekilde yükselen, tartışmayı tüketmeden, bir anlamda el yordamı ile kendi rengini bulmaya çalışan bir hareket" diyen Helin, DKY'nin atölyesinin biraz da, “Buna karşı ne yapılabilir? in cevabı olduğunu belirtti.
'Hala konuşamadığımız çok şey var'
Türkiye kadın hareketinin dünyada en çok ivme kazanan kadın hareketlerinden biri olduğunu söyleyen Helin, şöyle devam etti: “Hala birbirimizin yüzüne bakıp konuşamadığımız çok şey var; şiddet, taciz, özsavunma, militarizm gibi. Sadece bizim atölye için değil ama umarım başka şehirlerde, başka siyasetlerde bu tarz atölyeler yapılır ve kadınların sözü çoğalmış olur.”








