'Çocuk istismarına karşı 'düş peşine' demeye devam'

  • 14:08 4 Ocak 2018
  • Güncel
DİYARBAKIR/ADANA - Diyanet İşleri Başkanlığı'nın çocuk istismarına teşvik tanımlamalarına karşı KESK adına konuşan Eğitim-Sen 1 Nolu Şube Kadın Sekreteri Mizgin Yavuz, "Diyanet İşleri Başkanlığı kapatılsın, yerine çocuk parkı yapılsın" dedi. Adana Kadın Platformu ise, "Çocuklarımızın düşleri için, çocuk istismarına karşı 'düş peşine' demeye devam edeceğiz" dedi.
 
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi web sitesinde yayınlanan çocuk istismarını teşvik eden ve çocuk yaşta evlendirilmeleri meşrulaştıran tanımlamalara yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor. KESK Diyarbakır Şubeler Platformu, Eğitim Sen 1 No'lu Şubesi'nde düzenlenen basın toplantısıyla Diyanet'in tanımlamalarına tepki gösterildi. Toplantıda KESK adına konuşan Eğitim-Sen 1 Nolu Şube Kadın Sekreteri Mizgin Yavuz AKP hükümetinin iktidarlığı süresince çocuk istismarı, çocuklara ve kadınlara yönelik şiddet, cinsel saldırı ve istismarın arttığını söyledi. 
 
'Bir zihniyetin yansımasıdır'
 
 Mizgin, her gün erkekler tarafından katledilen kadın haberleriyle karşılaştıklarının altını çizerek, çocukların yurtlarda, okullarda istismara maruz bırakıldığı bir yılı geride bıraktıklarını ifade etti. AKP'nin eğitimde 4+4+4 uygulamasına geçilmesiyle birlikte çocuk yaşta evlendirilmelerin önünü açtığını söyleyen Mizgin, "Bu uygulamayla birlikte çocukların eğitim hakkının gasp edilmesine yol açılmıştır. Eğitimde bu düzenleme ile hız kazanan dönüşüm sonucunda yaklaşık 2 milyon çocuk örgün eğitim dışında kalmıştır. Üstelik çocuk yaşta evliliklerin basit bir 'sonuç' olmadığı, bir zihniyetin yansıması ve bilinçli bir şekilde izlenen bir politikanın ürünü olduğu bugün bir kez daha açıkça görülmektedir" diye konuştu. 
 
 'Çocuklar istismara açık hale getiriliyor'
 
 Diyanet İşleri Başkanlığı eliyle yaratılmaya çalışılan bu karanlığı, Ensar'dan, Aladağ'dan Dikili'deki yurtlardan tanıdıklarına dikkat çeken Mizgin, kadınları kamusal alandan uzaklaştırmaya, bağımlı kılmaya, sömürüyü derinleştirmeye çalışan yasal düzenlemeleri reddettiklerini aktardı. Mizgin, "Gerici, dinci AKP iktidarının kadın ve çocuk düşmanı politikalarına asla teslim olmayacağız. Emeğine, bedenine, kimliğine sahip çıkan kadınlar olarak bu karanlığı yırtacağız, laikliği kazanacağız, barış içinde bir arada yaşamı kuracağız. Diyanet İşleri Başkanlığı kapatılsın, yerine çocuk parkı yapılsın" sözlerine vurgu yaptı. 
 
Adana Kadın Platformu'ndan tepki
 
Adana Kadın Platformu ise, İHD Adana Şubesi'nde düzenlediği basın toplantısında Diyanet'in tanımlamalarına tepki gösterdi. "Erkek Diyanet hayatımızı terk et", "Diyanet kapatılsın" pankartı yer aldığı toplantıya çok sayıda kadının katıldı. Toplantıda açıklama yapan KESK Genel Merkez Kadın Sekreteri Gülistan Atasoy, daha önce ENSAR Vakfı, tarikat ve cemaatlerde yaşanan cinsel istismarları hatırlattı. 
 
'Siyasi İslam Projesi'nin parçası'
 
Gülistan, "Diyanet'e göre 9 yaşındaki kız çocukları gebe kalabilir, 12 yaşındaki erkek çocukları baba olabilir. Aynı zamanda Müftü nikahı ile bu durum resmileştirilmiş, çocuk evliliğin, tacizin ve tecavüzün önünü açmıştır. Tüm bu adımlar Siyasal İslam Projesi'nin birbirini tamamlayan parçalarıdır" diye belirtti. 
 
'Kadın toplumsal rollere hapsedilmekte'
 
AKP'nin her geçen gün cinsiyetçi politikalarına bir yenisini eklediğini söyleyen Gülistan, kadın katliamları ve çocuk istismarlarının önünün açıldığının altını çizdi. Gülistan şöyle devam etti: "Son yıllarda artan istismar haberleri tesadüf değil, bir zihniyetin, bir ideolojinin ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır. AKP zihniyetine göre çocuk tanımı diğer pek çok konuda olduğu gibi evrensel ve bilimsel tanımlamalardan ziyade dinsel referanslar veri alınarak yapılmaktadır.  Bilimsellikten tamamen uzak, çocuk gelişimini ve pedagojiyi yok sayan AKP, ihtiyaçları doğrultusunda kadınlar ve çocuklar üzerinden fetvalar vermeye devam etmektedir. Cinsiyet ayrımcı zihniyet; kadın ve erkeği eşit görmemekte, kadını aile içinde tanımlayarak, toplumsal rollere hapsetmek istemekte, kadını sosyal, ekonomik ve siyasi hayattan kopararak sadece çocuk doğurmakla yükümlü görmektedir. Kadın erkek rolleri bu zihniyete göre oluşturulmakta, evlilik yaşının gerici ideoloji doğrultusunda küçültülmesi ile çocuk yaşta evlilikler meşru gösterilmeye çalışılmaktadır."
 
'Cinsiyetçi uygulamalara karşı mücadele edeceğiz'
 
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'ndeki çocuk tanımına işaret eden Gülistan, Türkiye'nin Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi ve Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne imza attığını ama fiiliyatta uygulamadığını vurguladı. Türkiye'nin çocukların tekrar mağdur olmasına neden olan uygulamalar ve açıklamaların yaşandığı bir ülke durumuna geldiğini söyleyen Gülistan, "Bizler Adana Kadın Platformu olarak, AKP'nin kadın ve çocuk düşmanı politikalarına ve cinsiyetçi uygulamalarına karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Çocuklarımızın düşleri için, çocuk istismarına karşı 'düş peşine' demeye devam edeceğiz" diye ekledi.