Cumartesi Anneleri: Sesin hiç susmayacak, ta ki cezasızlık son bulana dek

  • 13:58 6 Ocak 2018
  • Güncel
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri'nin, 667'inci haftasında üç yıl önce yaşamını yitiren Kiraz Şahin için okunan mektupta, "Sesin hiç susmayacak, ta ki son kaybımızın akıbeti belli olana kadar, ta ki aranılan hak bulunana kadar. Ta ki cezasızlık son bulana, tüm failler adalete teslim edilene kadar" denildi.
 
Cumartesi Anneleri 667'inci kez kayıplarının akıbetini sormak için Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. Kayıpların fotoğraflarının taşındığı eylemde "Failler belli kayıplar nerede" pankartı açılarak üzerine kırmızı karanfiller bırakıldı. HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu'nun da katıldığı eylemde bu hafta 18 Ocak 1996'da kaybedilen İsmail Şahin'in akıbeti soruldu. Eylemde ayrıca 19 yıl boyunca İsmail'in akıbetini soran ve üç yıl önce yaşamını yitiren Kiraz Şahin anıldı. 
 
'Başka kadınlara umut olmuş Kiraz'
 
Eylemde ilk olarak söz alan Filiz Kerestecioğlu,  Kiraz Şahin'i anarak konuşmasına başladı. Filiz şöyle devam etti: "Belki daha önce çıkmadığı sokaklarda toplumsal mücadelesini başkalarına taşımış, başka kadınlara aynı zamanda umut olmuş, başka kadınları buraya gelmeye cesaretlendirmiş Kiraz Şahin için buradayız. Zor zamanlardan geçiyoruz demeyeceğim, zor zamanlardan bir yerden başlamışız tarihimiz boyunca böyle devam ediyoruz. Biz o zor zamanları bir gün böyle buraya serdiğimiz örtüler gibi yere sereceğiz ve gerçekten dimdik, çok daha umutlu, çok daha umutlu zamanları da yaşayacağız."
 
'Vicdanını kiraya vermişler duysun diye…'
 
Ardından söz alan kaybedilen Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız, Kiraz'ın acılarının ne kadar taze olduğunu, rakamlarla yıllarla ölçülemeyeceğini söyledi. Hanife, "Bunları sizleri üzmek için söylemiyoruz, ama insanlığını kaybetmişler, vicdanını kiraya vermişler duysun diye söylüyoruz ve söylemeye de devam edeceğiz" dedi. 
 
'Emanetinize biz sahip çıkıyoruz'
 
Hanife son olarak,  "Buradan onlara diyorum ki; sizler rahat olun emanetlerinize biz sahip çıkıyoruz.  Sizler belki topraklarınızda sevdiklerinize kavuştunuz, hasretinizi giderdiniz ama bizlerse hala yol bekliyoruz" dedi. 
 
Zorla kaybettirme
 
Eylemde, AFSAD Toplumcu Gerçekçi Belgesel Atölyesi'nden Özlem Eser'in Kiraz Şahin'e hitaben yazdığı mektup okundu. Mektupta şu sözlere yer verildi: 
 
"Zorla kaybetme insanı sevdiklerinden koparır ve yaşamdan. Geriye acı bırakır, öfke bırakır, ama bir de mücadele bırakır. Alır bir kadını hiç çıkmadığı mahallesinden, Taksim'e, Galatasaray Meydanı'na getirir. Çok değildir istediği kaybı bulunsun, en azından akıbetini bilsin, adalet yerini bulsun. Bekler, beklerken pencerenin demirlerine dayadığı kolları nasır tutar. Beklerken de acısını direnişinin bayrağı yapar. Beklerken kanser olur ve ölür."
 
'Nasıl bir hakikat arayışına dönüştüğünü'
 
Mektubun devamı ise şöyle: "Ah Kirazım... Ne derindi acın. Ölüm o kadar acıtmazdı seni bilirim. Bilirim meydandaki büyük ailenin sana nasıl güç verdiğini. Kendi halinde bir ev kadınından nasıl bir hakikat arayıcısına dönüştüğünü. Bilirim seni öldürenin kanser değil acı olduğunu, haksızlık olduğunu. Kiraz, sen de gittin ama bilmelisin ki meydandaki yerin hiç boş kalmayacak. Sesin hiç susmayacak, ta ki son kaybımızın akıbeti belli olana kadar, ta ki aranılan hak bulunana kadar. Ta ki cezasızlık son bulana, tüm failler adalete teslim edilene kadar." 
 
'İsmail Şahin'e ne oldu' demek için
 
Mektubun okunmasının ardından basın açıklamasını Aylin Hacıoğlu okudu. 2018'de de herkes için hak, herkes için özgürlük ve herkes için adalet istediklerini belirterek mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini söyleyen Aylin,  2015 yılında yaşamını yitiren arkadaşları Kiraz Şahin'den kendilerine kalan "İsmail Şahin'e ne oldu?" sorusunu Galatasaray'dan yükseltmek için buluştuklarını belirtti.  Aylin, "36 yaşındaki 2 çocuk babası İsmail Şahin, Beyoğlu Belediyesi'nde temizlik işçisi olarak çalışıyordu. DİSK Genel İş üyesiydi" dedi. 
 
İsmail Şahin'in hikayesi
 
İsmail'in hikayesini anlatan Aylin şöyle devam etti:  "18 Ocak 1996 günü sabah saat 06.00'da Hacıhüsrev'deki evinden işe gitmek üzere ayrıldı. Kendisini yolcu eden eşine akşam yemeği önerisinde bulundu. Saat 06.30' da iki belediye çalışanı ile birlikte görev yaptığı 34 ATZ 59 plakalı temizlik aracında iş başı yaptı. Temizliğe İstiklal Caddesi ile başlayan araç on birinci nokta olan Mimar Sinan Üniversitesi'ne geldiğinde iş arkadaşları İsmail Şahin'in elindeki süpürgesi ile birlikte ortadan kaybolduğunu söyledi." 
 
'İsmail'in akıbetinin soruşturulmasını istedi'
 
Aylin sözlerini şöyle sürdürdü: "İsmail'in dört yaşındaki kızı annesine, babasını televizyonda polislerle gördüğünü söyledi. Aile Beyoğlu Belediyesi'ne başvurdu. İsmail Şahin'in mesai saatleri içerisinde kaybolduğunu ve bundan işveren olarak sorumlu olduklarını söyleyerek olayı araştırmalarını istedi. Ayrıca Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü'ne kayıp başvurusu yaptı ve savcılığa suç duyurusunda bulunarak İsmail Şahin'in akıbetinin soruşturulmasını istedi. Tüm başvurularına rağmen dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşemedi."
 
'Geri dönüş olmadı'
 
Olaydan 15 yıl sonra, 2011'de kayıp aileleri ile görüşen dönemin Başbakan'ı Erdoğan'a Kiraz Şahin'in "Eşim sizin işçinizdi, mesai saatleri içinde kayboldu. İsmail Şahin'in akıbetinin açıklanması sizin de sorumluluğunuzdur" dediğini aktaran Aylin, "Erdoğan yanındakilere notlar aldırdı ama aileye hiçbir geri dönüş olmadı" dedi. 
 
'Adaletsizlikten öldü deyin'
 
Aylin son olarak,  "Kiraz Şahin Galatasaray'a geldiğinde 21 yaşındaydı. 4 ve 1 buçuk yaşlarındaki çocuklarını bu meydanda büyüttü. 19 yıl boyunca eşinden bir haber alma umuduyla girişimlerini sürdürdü, ama hiç bir bilgiye ulaşamadan ' Ölürsem benim için kanserden öldü demeyin,  adaletsizlikten öldü deyin' diyerek aramızdan ayrıldı" diyerek "İsmail Şahin nerede" sorusunu sordu. 
 
Açıklamanın ardından eylem sona erdi.