Figen Yüksekdağ: Faşizm karşısında yıkılmamak mümkündür!

  • 13:11 7 Ocak 2018
  • Güncel
DİYARBAKIR - HDP Amed Bölge Kadın Konferansı'na mesaj gönderen HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, "Yine çiçekteyiz işte, yine meyvedeyiz. Başka bir siyaset, başka bir yaşam mümkün olduğu kadar, faşizmin buldozeri karşısında yıkılmamak, iddiamızı savunup, sağlamlaştırmak da mümkündür. Bu yanıyla bir kez daha imkansız denileni başardığımızı görüyoruz" dedi. 
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) "Amed Bölge Kadın Konferansı"nı HDP Diyarbakır İl Binası Vedat Aydın Konferans salonunda gerçekleştirdi. Konferansa HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, HDP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) ve Parti Meclis (PM) üyeleri ve milletvekilleri katıldı. Konferans salonuna "Faşizme dur diyoruz, örgütlenerek özgürlüğe yürüyoruz", "Bu böyle gitmez kadınlar izin vermez" pankartları, tutuklu bulunan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) belediyeleri kadın esbaşkanlarının fotoğraflarının bulunduğu pankart, Silopi'deki sokağa çıkma yasakları sırasında katledilen Taybet İnan, Seve Demir, Fatma Uyar, Pakize Nayir, Fransa'nın başkenti Paris'te katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'in posterleri asıldı. 
 
'Kadın direnişi her alanda devam ediyor'
 
Bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan konferansta açılış konuşmasını vekilliği düşürülen ve HDP Kadın Meclisi sözcüsü olan Besime Konca gerçekleştirdi. Özgürlük, eşitlik ve demokrasi için mücadele verip yaşamını yitirenleri anan Besime, kadın özgürlüğü için büyük bedeller ödendiğine dikkat çekti. Sakine, Fidan, Leyla, Seve, Pakize ve Fatma'nın huzurunda yeniden söz verdiklerini özgürlük mücadelesini sürdüreceklerini altını çizen Besime, kadın öncülüğünde direnişin her alanda devam ettiğini ve direnişe devam edeceklerini dile getirdi.
 
'Hiçbir demokrasi bedelsiz kazanılmamıştır'
 
Ardından HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, kadınların HDP'nin temelini oluşturduğunu dile getirdi. Serpil, "HDP olarak, siyaset yapan kadınlar olarak bu mücadelede bu güne kadar çok önemli başarılar elde ettik. Çok büyük bedeller ödedik. Biliyoruz ki hiç bir demokrasi bedelsiz kazanılmamıştır. Bizlerde kazanımlara yenilerini katarak bir sonraki kuşaklara devir edeceğiz" dedi. 
 
'Barış eli dinamitlendi'
 
Türkiye'yi bu güne kadar tekçi inkarcı anlayışın yönettiğini söyleyen Serpil, PKK Lideri Abdullah Öcalan ile yapılan barış müzakereleri döneminde Fransa'da üç Kürt kadının katledilişini hatırlattı. Serpil konuşmasına şöyle devam etti: "Türkiye halklarının uzattığı barış elini dinamitlemekti bu. Fakat o dönem başarılı olamadılar. Sayın Öcalan 21 Mart'ta barış mesajı yayınladı. Üç Kürt kadının cinayeti aydınlatılmadı. Aydınlatılmadığı gibi tank ve toplarla şehirlere girdiler. İnsanlar katledildi. Bunlar sadece Sur'da, Cizre'de Nusaybin'de ve Silopi'de yaşanmadı son iki buçuk yıldır Türkiye'de oluk oluk kan akıyor. Sêvê, Pakize, Fatma bu katliamlarda yaşamını yitiren başka üç kadın siyasetçi oldu. AKP-Erdoğan iktidarı kadınların bedenine saldırılarak, Türkiye'nin devrimci demokratik mücadelesinin en önemli dinamiğini hedef almaktadır. Fakat bu iki buçuk yıl içerisinde bütün bu saldırıların karşısında bizler inançla dirençle sabırla mücadelemizi sürdürdük."
 
'Siyasetçilere ceza yağmuru var'
 
Üçüncü büyük kongrede daha büyük bir atılım gerçekleştireceklerinin altını çizen Serpil, 2017 yılının ayakta kalmak direnme yılı olduğunu, 2018 yılının atılım ve kazanma yılı olacağının söyledi. Son günlerde Kürt siyasetçilere dönük verilen hapis cezalarına dikkat çeken Serpil, " Kadın siyasetçilere ceza yağmuru var. Biz bu cezalar karşısında asla ve asla geri adım atmayacağız. Kadın siyasetçilerin siyasetten çekilmesi politika yapmamasını istemeyenlere 'biz her yerde siyaset yapmaya devam edeceğiz' diyoruz. Bu ülkede çözüm halkların kendi kendini yönetmesi ile başlar. Kadınlar olarak daha çok kadın partisi nasıl olur bunu tartışacağız" diye ekledi.  
 
Ardından tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın tutuklu kadın vekiller adına gönderdiği mesajı okundu. Figen'in mesajı şu şekilde:
 
Figen: İmkansız denileni başardık
 
"Sadece son bir yıl içerisinde 5 bine yakın il ve ilçe örgütlerimizin yöneticilerimizin tutuklandığı, belediye eşbaşkanlarımızın, milletvekillerimizin cezaevinde tutularak halk iradesinin pervasızca gasp edildiği, eşbaşkanlık sistemi ve kadın kazanımlarının özel hedef alındığı bir süreçte görüyorsunuz. Yine çiçekteyiz işte, yine meyvedeyiz. Bir halklar bahçesi olan partimiz HDP'nin yürüttüğü kongre ve konferanslar süreci, en zorlu koşullarda da alternatif olma enerjimizi koruduğumuzu gösteriyor. Başka bir siyaset, başka bir yaşam mümkün olduğu kadar, faşizmin buldozeri karşısında yıkılmamak, iddiamızı savunup, sağlamlaştırmak da mümkündür. Bu saldırılarla herhangi bir parti karşılaşsa, bırakın alternatif olmayı, ayakta kalması bile mümkün olmazdı. Bu yanıyla bir kez daha imkansız denileni başardığımızı görüyoruz. 
 
'Etkili mücadele konferansın gündemi olmalıdır'
 
Diyanet'in yapmış olduğu açıklama gelişi güzel, bir sapkının siteye fetva koyması olarak okunmamalıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın temel amacı, toplumsal yaşamın faşist politik İslamcı dönüşümünü sağlamaktır. Toplumsal erkeklik, bu fetva ve açıklamaları referans alarak şekillenmekte ve kadına yönelik her türlü aşağılama, şiddet, taciz, tecavüz, katliamlar ve çocuk istismarı böyle meşrulaştırılmakta ve sürdürülmektedir. Kadın ve çocukların özgürlüğü için, şiddetten korunması için etkili bir mücadele yürütülmesi konferansımızın gündemi olmalıdır. Hangi zorlu süreçte olursa olsun bizlere emanet edilen kazanımlara sahip çıkarak ileriye taşıyacağımız sözümüzü yineliyoruz. Konferansta arkadaşlarımıza başarı dileklerimizi iletiyoruz. 
 
Daha sonra yerine kayyım atanan ve Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı cezaevinde tutuklu bulunan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak'ın mesajı okundu. Gültan konferansa şu mesajı yolladı:
 
Gültan:Kadınlar bu süreçte rollerini oynayacak
 
 "Siyasi soykırım operasyonlarının temel hedefi kadın iradesini kırmak, kadın kazanımlarını dağıtmaktı. Bunu başaramadıkları gibi bu süreçte kadınların güçlü direnişi ile karşılaştılar. Bastırılmak istenen demokratik muhalefeti, sokaklarda meydanlarda alanlarda kadınlar temsil etti. Bizim şahsımızda kadın iradesi dört duvar arasına hapsedilmek isteniyor. Ama bunu asla başaramayacaklar. Sokağa çıkan, "Jin Jiyan Azadî" diye haykıran her kadında kendi özgürlüğümüzü ve tüm kadınların özgürlüğünü görüyoruz. Kadınlar, direniş ve mücadelelerde her zaman en önde durmayı başardı ve bu zorlu süreçte de rollerini en güçlü şekilde oynayacaklarına inanıyoruz." 
 
Konferans basına kapalı bir şekilde devam etti.