Hasta tutsak Hanifi Kaçar intihara mı sürüklenmek isteniyor?

  • 09:01 15 Ocak 2018
  • Güncel
Safiye Alagaş
 
DİYARBAKIR - Şakran T Tipi Kapalı Cezaevinde tutulan PKK’li tutsak Hanifi Kaçar’ın eşi Adalet Kaçar, eşinin psikolojik işkenceye maruz bırakıldığını söyledi. Hanifi’nin birkaç kez intihar girişiminde bulunduğunu ifade eden Adalet, eşinin tanımadığı 8 kişinin koğuşuna sürgün edildiğini belirterek “Beni arkadaşlarımın yanına götürmeseler intihar edeceğim” dediğini aktardı. 
 
Cezaevlerinde tutsaklara dönük hak ihlalleri her geçen gün artıyor. Özellikle OHAL ile birlikte, cezaevi yönetimleri tutsaklara çeşitli gerekçelerle disiplin cezaları veriyor. Bu disiplin cezaları arasına ‘süngerli oda’ işkencesi, telefon ve fask hakkının kullanılmaması bulunuyor. Son olarak Şakran T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve ülser hastası olan Hanifi Kaçar psikolojik baskı ve işkenceye maruz bırakıldığını söyledi. 
 
Müebbet hapis cezasına çarptırılan PKK’li tutsak Hanifi Kaçar yaklaşık 15 yıldır cezaevinde tutuluyor. Tutsak edildiği süre içerisinde birçok cezaevine sürgün edildi. 5 yıla yakın bir süredir de Şakran T Tipi Kapalı cezaevinde tutuluyor. Hanifi’nin eşi Adalet Kaçar eşinin sağlık durumu hakkında bilgi vererek ve maruz bırakıldığı işkenceleri anlattı.
 
Hasta deyip süngerli odaya götürmüşler!
 
4 ay önce Şakran Cezaevi’nde bulunan PKK’li tutsakların PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki baskılara dikkat çekmek amacıyla açlık grevine girdiğini hatırlatan Adalet Kaçar, “Açlık grevine girdikleri hafta telefon açmadılar. Açlık grevinden bir sonraki hafta yine aramadı. Biz merak ettik; cezaevini aradık, neden aramıyor diye sorduk. Cezaevi yönetimi, ‘hastadır hastanede yatıyor’ dedi. Bizde cezaevine gittik hemen. Meğerse ‘seni hastaneye götüreceğiz’ deyip arkadaşlarının yanından alıyorlar. Onu alıp süngerli odaya koymuşlar. 15 gün burada tek başına kalmış” diye konuştu.
 
‘Bir türlü göremedik!’
 
Görüşe gittiklerini ancak cezaevi yönetiminin kendilerine bilgi vermediğini ve eşi ile görüştürülmediğini belirten Adalet, şöyle konuştu: “Bize önce dediler ‘bekleyin sizi hastanızın yanına götüreceğiz’. Bizi cezaevi içerisinde sürekli gezdirler en son kızım bağırdı ‘Yeter babam nerede doğruyu söyleyin’ dedi. Sonra ‘tamam size kamerada göstereceğiz’ deyip bir odaya götürdüler. Kamera görüntüsünde sadece bir gardiyan var eşim yok! Bize dediler gelmek istememiş. Daha sonra hastaneye götürmüşler 5 gün hastanede kalmış. Hastaneye gittik bir türlü göstermediler.”  
 
‘Beni kurtarın’
 
Hastaneden sonra tekrar cezaevine giden ve eşi ile görüşen Adalet, Hanifi’nin adeta kendinde olmadığını vurguladı. Hanifi’nin kendisine söylediklerini aktaran Adalet, “Sanki kendinde değildi. Çok kötü görünüyordu. Bize ‘burada çok baskı görüyorum. Burada yapamıyorum. Bu cezaevinden kurtarın beni’ dedi” diye belirtti.  
 
‘Arkadaşlarının yanında olmak istiyorum’
 
Görüşün ardından cezaevi müdürü ile görüştüğünü dile getiren Adalet, müdüre “Eşimi arkadaşlarının yanına götürün. Neden tek başına bir hücrede tutuyorsunuz. Eşim ve arkadaşları dilekçe vermiş. Arkadaşlarının yanına gitmek istiyor” dediğini belirtti. Müdürün nedenini söylemediğini ancak, “Eşini 6 ay sonra arkadaşlarının yanına götürebiliriz” dediğini ifade eden Adalet, çok ısrar edince müdürün, “Eşinin cezası azalsın, açık cezaevine götürülmesini istemiyor musun?” dediğini kendisinin ise “Hayır arkadaşlarının arasında olmasını istiyorum” dediğini dile getirdi.
 
İntihar etti iddiası
 
Eşinin 3 hafta sonra arkadaşlarının yanına götürüldüğünü vurgulayan Adalet, bir süre sonra eşinin orada ilaç alarak intihar girişiminde bulunduğunun iddia edildiğini belirtti. Hanifi’nin midesinin yıkandığını belirten Adalet, eşinin hastaneden sonra 8 kişilik bağımsızlar koğuşuna konulduğunu söyledi. 
 
Psikolojik işkence uyguluyorlar!
 
Adalet, “Görüşe gittik durumunda hiçbir değişiklik yoktu. Hala kötüydü. Gardiyanlar bize kendini iple asmaya çalıştığını da söyledi. Eşim bu cezaevinde gördüğü psikolojik işkenceden dolayı zor durumda. Eşim, ‘yıllardır cezaevinde direniyorum. Beni getirip bu 8 kişinin arasına katmışlar. Bana diyorlar arkadaşların seni istemiyor. Yanlarına gitmeni istemiyor. Ben arkadaşlarımı biliyorum, tanıyorum. Böyle bir şey söylemezler. Nasıl arkadaşlarım beni istemiyorlar?’ dedi. Eşime psikolojik işkence uygulamak için bunları söylüyorlar” şeklinde konuştu.
 
‘Son çarem intihar’
 
Eşine yemek dahi verilmediğini ve yiyeceklerini kantinden almak zorunda kaldığını ifade eden Adalet, Hanifi’nin son sözlerini şöyle aktarıyor: “Ne yaparsam yapayım beni bu odadan götürmüyorlar. Arkadaşlarımın yanına götürmüyorlar. Son çarem kalmış intihar edeceğim. Beni arkadaşlarımın yanına götürmeseler intihar edeceğim. Başka çarem kalmadı.”
 
Eşinin İzmir’den Diyarbakır’a yakın bir cezaevine sevk edilmesini istediğini vurgulayan Adalet, defalarca dilekçe yazdığını fakat dilekçeye olumsuz yanıt verildiğini dile getirdi. Adalet, İHD Diyarbakır Şubesi'ne başvurarak hukuki destek talebinde bulundu.