115 çocuğa istismarı ortaya çıkaran İclal N.: Çocuklar için bir şeyler yapmalıyım

  • 10:43 19 Ocak 2018
  • Güncel
İSTANBUL - İstanbul'daki bir hastanede 115 çocuğun cinsel istismar sonucu gebe bırakılmasıyla ilgili kayıtların polise bildirilmediğini ortaya çıkaran İclal N. "Ancak ne olursa olsun o çocuklar için bir şeyler yapmam gerektiğini biliyorum" dedi. 
 
Kamuoyunda büyük tepkiyle karşılanan 115 çocuğun cinsel istismar sonucu gebe bırakılmasıyla ilgili kayıtların polise bildirilmediğini ortaya çıkaran hastane personeli İclal N. konuştu. İstanbul'un Küçükçekmece ilçesindeki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 5 ayda 115 çocuğun cinsel istismar sonucu gebe kaldığına dair başvuru yaptığı ortaya çıkmıştı. Yaşları 18'in altında 39'u Suriyeli, 115 çocuğun cinsel istismar sonucu gebe bırakıldığına dair kayıt tutan personellerin durumu polise bildirmediği, tutanakları savcılığa bildirerek istismar gerçekliğini açığa çıkaran bir diğer hastane personeli hakkında inceleme başlatıldığı ve görev yeri 2 kez değiştirildiği belirtilmişti. 
 
'Evrakları istedim verilmedi'
 
Ajanslarda yer alan habere göre, cinsel istismarı ortaya çıkaran İclal N., "9 Mayıs 2017'de hastanenin Sosyal Hizmet Birimi'nde görev almaya başladım. Olay önce, hastaneye gelen ve hamile olduğu anlaşılan 17 yaşındaki bir çocuğun raporu ve emniyete yapılması gereken bildirim yazısının olmaması ile ortaya çıktı. O gün benim yerimde nöbetçi olan N.D.'den gerekli evrakları istedim. Ancak bunlar verilmedi. Bu durumu tutanak altına aldık ve hastane yönetimine bildirdim. Bir süre sonra geçmiş ayları kontrol ederek eksik bir evrak olup olmadığını tespit etmek istedim. Ben bu birimde 2017'de göreve başladığım için 1 Ocak 2017- 9 Mayıs 2017 dönemini kontrol ettim. 2016 ve önceki yıllara bakamadım bile" diye konuştu. 
 
'Dilekçeye yanıt gelmedi' 
 
5 ay 9 günlük süreçte hastaneye gelen 18 yaşın altındaki gebe çocuk sayısının 250 civarında olduğunu ve bu çocuklardan 115'i için emniyete bildirimin yapılmadığını tespit ettiğini dile getiren İclal N.,  şöyle dedi: "Diğer çocuklar için bildirim yapılmış. 115 çocuk ile ilgili emniyet birimine bildirim yapılmadığı gibi hastane polisinin protokol defterinde de kayıtları yok. Yaptığım tespiti tutanak altına alarak başhekim yardımcısı A.A.'ya bildirdim. Tutanağın tarihi 12 Haziran 2017. Ancak bu tutanak ile ilgili bir işlem yapılmadı. En son, dilekçe ile başvuruda bulundum. 15 gün içinde dilekçeye yanıt verilmesi gerekirken yine yanıt gelmedi. 29 Eylül günü başhekim yardımcısı A.A.'nın odasına giderek sözlü olarak da dilekçenin akıbetini sordum. Bu görüşmeden 3 gün sonra görev yerim değişti. Hastane binasının dışında Sefaköy'de bulunan Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'nde görevlendirildim. Bu birime görevlendirildikten sonra avukatımla da konuşarak konuyu savcılığa bildirmeye karar verdim. Elimdeki listeler, tutanakları diğer evraklarla birlikte savcılığa başvurduk. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ihbar dilekçemden sonra, 3 Ekim günü ifademi de aldı."
 
İclal N., "Bu 115 çocuk ile ilgili derdimi anlatmak için çalmadığım kapı kalmadı hastane içinde. Üstelik dışlanan ben oldum. Ancak ne olursa olsun o çocuklar için bir şeyler yapmam gerektiğini biliyorum" diye belirtti.