Kadınlardan cinsel istismar tepkisi: Çocukların çıkaramadığı ses olacağız
- 14:29 19 Ocak 2018
- Güncel
İSTANBUL - KESK İstanbul Şubeler Platformu 115 çocuğun cinsel istismar sonucu gebe kalması ve çocuk istismarının önünü açan yasalara karşı hastane önünde yaptığı eylemde, "Türkiye'nin her yerinden ortaya çıkan çığlığa ses veriyoruz. İlgili kurumlar görevini yerine getirinceye kadar çocukların çıkaramadığı ses olacağız" dedi.
Kamu Emekçileri Sendikaları İstanbul Şubeler Platformu (KESK) üyeleri, 115 çocuğun cinsel istismara maruz bırakılması sonucu gebe bırakılmasını Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından gizlenmesine karşı İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya geldi. Söz konusu hastanede 5 aylık süre zarfında yaşları 18'in altında 39'u Suriyeli 115 çocuğun cinsel istismara maruz bırakılmasına tepki gösterilen eylemde, "Çocuk istismarına göz yumulamaz! İstismarı tespit eden sağlık emekçileri cezalandırılamaz" pankartı açan KESK üyeleri, "Tecavüzcüler değil çocukları koru", "İstismara sessiz kalma", "Çocuk susar sen susma", "Çocukların yeri doğumhane sırası değil okul sıraları", "Çocuk istismarına dur de" dövizleri taşıdı. Eylemde, sık sık "Devlet uyuma çocukları koru", "Çocuk gelin istemiyoruz" sloganları attı.
'Yasal düzenlemeler ve cezasızlık'
Eylemde konuşan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Şube Yöneticisi Yurdanur Akdemir, çocukların cinsel istismara maruz bırakılmasına ilişkin tüm sorumluları hesap vermeye çağırdı. Yurdanur, "Her güne yeni bir çocuk istismarı haberi ile sarsılarak uyandığımız tablonun korkunçluğu giderek daha vahim bir hal almakta. Buz dağının görünen yüzü olarak ortaya çıkan duruma baktığımızda bile Türkiye' de yaşanan çocuk istismarı gerçeğinin ne kadar korkunç boyutlarda olduğu ortaya çıkıyor" diye konuştu.
'Cezasızlık istismarın önünü açtı'
Çocuğa yönelik cinsel istismarda Türkiye'nin dünya ortalamasında üst sıralarda yer aldığını ifade eden Yurdanur, "Hükümetin yaptığı yeni yasal düzenlemeler ve yargıda uygulanan cezasızlık çocuk istismarının önünü açmaya devam etmektedir" ifadesini kullandı.
'Neresinden tutacağımızı bilemediğimiz bir durum'
Yurdanur şöyle devam etti: "Çocuk istismarında ne durumda olduğumuzu gösteren ve bir kez daha neresinden tutacağımızı bilemediğimiz bir durumla karşı karşıyayız. Bir hastanede ortaya çıkan bir durum çocuğa yönelik cinsel istismarın boyutlarını, istismarın üzerinin örtülmesini, istismarın üzerini örtenlerin korunmasını, istismarı ortaya çıkaranların cezalandırıldığı bir sistemi bir kez daha gözlerimizin önüne seriyor ve bu ülkedeki tüm çocuklar için duyduğumuz kaygılarımızda ne kadar haklı olduğumuzu üzülerek bir kez daha görüyoruz."
Ortaya çıkan gerçeğin sadece bir hastaneye dair olduğunu, bunun da ötesi olduğuna işaret eden Yurdanur, istismarı ortaya çıkaran sağlık emekçisinin de sürgün edilerek adeta cezalandırıldığına dikkat çekti.
'Tepkiler yükselince soruşturma talimatı verildi'
Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan ilk açıklamanın çocukları değil, kurumları koruma refleksi ile yapıldığını söyleyen Yurdanur, "Tepkiler yükselince 'Bakanlığın konunun hassasiyetini dikkate alarak, konunun tekrar incelenerek soruşturulması talimatını verdiği, müfettiş görevlendirildiği' belirtilmiştir" diye konuştu.
'18 yaş altı her gebelik bildirilmeli'
Bakanlık tarafından yapılan açıklamayı kabul etmediklerinin altını çizen Yurdanur, "Buradan belirtiyoruz. 18 yaş altı her gebeliğin bildirilmesi zorunludur. Aksi yönde yapılacak ve yükümlülüğü muğlaklaştıracak her türlü talimat ve düzenleme bizzat Bakanlığın çocuk istismarını örtme yönünde görev yapması anlamına gelmektedir" diye belirtti.
Yurdanur, çocuğa yönelik cinsel istismara ilişkin Sağlık Bakanlığı'ndan taleplerini şöyle sıraladı:
"*Çocuk istismarının ve istismarı bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesine ilişkin soruşturma sürecinin şeffaf yürütülmesini ve sonuçlarının ilgili kurumlar ve kamuoyu ile paylaşılmasını,
*İstismarı bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen hastane yöneticileri ile ilgili gerekli idari ve adli soruşturmanın yapılmasının sağlanmasını,
*İstismar mağduru ve zorla erken evlendirilen çocuklarla ilgili, ASPB ile de iletişime geçilerek gerekli tedbirlerin alınmasını,
*Bakanlığa bağlı tüm hastanelerde 18 yaş altı doğumlara ilişkin çalışma yürütülmesini,
*Artan çocuk istismarı ve zorla erken yaşta evliliklerle ilgili Bakanlık personelini bilgilendirmek üzere eğitim çalışmalarının yapılmasını talep ediyoruz."
Aile Bakanlığı'na çağrı
Sağlık Bakanlığı'nın toplumun içini rahatlatacak açıklamalar yapmadığına işaret eden Yurdanur, "Görünen o ki, sadece 5 aylık bir sürede ve sadece tek bir hastanede ortaya çıkan bu tablo da Aile Bakanlığını teyakkuza geçirmeye, çocukların arkasında durmaya yetmemiştir" diye tepki gösterdi.
'Gelinen nokta yanlış politikaların sonucu'
Ülke genelinde çocuk istismarının boyutlarının ürkütücü olduğunu belirten Yurdanur, "Bugüne nasıl gelindiğini anımsayacak olursak; 2009 yılında Milli Eğitim Bakanlığı yönetmelik değişikliğiyle ortaokul ve lise öğrencilerinin nişanlanması serbest bırakıldı;2013 yılında evli öğrencilerin açık öğretim lisesine yönlendirilmesi düzenlemesi yapıldı. 2015 yılında Anayasa Mahkemesi, resmi nikah kıymadan dini nikah kıyan imam ve çiftlere ceza verilmesini ortadan kaldırdı" diyerek izlenen yanlış politikaları sıraladı.
'Çocuk istismarı haberlerini duymak istemiyoruz'
Yurdanur son olarak, "Artık yeter! Her gün bir yurttan, okuldan, kurstan, hastaneden, yuvadan, mahalleden çocuk istismarı haberleri duymak istemiyoruz. Türkiye'nin her yerinden ortaya çıkan çığlığa ses veriyoruz. İlgili kurumlar görevini yerine getirinceye kadar çocukların çıkaramadığı ses olacağız" dedi.








