'Zulüm yapanların ömrü uzun olsun ki korkularından yok olsunlar'

  • 13:13 20 Ocak 2018
  • Güncel
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri'nin 668'inci haftada gerçekleştirdiği eylemde,  21 yıl önce Yüksekova'da katledilen Abdullah Canan'ın faillerinin yargılanması istenirken, "Zulüm yapanların ömrü uzun olsun ki; her hesap sorduğumuzda korkularından gün be gün yok olsunlar" denildi. 
 
Cumartesi Anneleri 668'inci kez Galatasaray Meydanı'nda kayıplarının akıbetini sormak için bir araya geldi. "Failler belli kayıplar nerede?" yazılı pankartın açıldığı eylemde kayıpların fotoğrafları ve kırmızı karanfiller taşındı. İHD adına açıklama metnini okuyan Leyla Kaya, adalete yönelmiş yargılara ve hukuk devletine yönelmiş siyasi bir sisteme ihtiyaçları olduğunun altını çizdi. 
 
669 haftadır Galatasaray'dan haykırdıklarını belirten Leyla, "669 haftadır yaşadığımız adaletsizliğe neden olan yargısal ve politik iklime itirazımızın ifadesi olarak buradayız. Bugün geçmişin OHAL'i hukuksuzluğunda işlenmiş ve 22 yıldır iç hukukta cezasız bırakılmış bir insanlığa karşı suçu hatırlatmak için buluştuk" diye konuştu. 
 
'Tüm başvurular cevapsız kaldı'
 
Ardından Abdullah Canan'ın hikayesi okumak üzerine oğlu Tayyip Canan söz aldı. Abdullah'ın 17 Ocak 1996'da Yüksekova'nın Karlı köyünde katledilişini anlatan Tayyip şöyle konuştu: "43 yaşında olan Abdullah Canan 25 Ekim 1995 Yüksekova Dağ Komandosu'nun köylerini yakıp yıkmasına karşı dönemin tabur komutanı Mehmet Emin Yurdakul'u şikayet etmesi üzerine aradan 1 yıl geçtikten sonra Mehmet Emin tarafından gözaltına alınır. Yüksekova'dan Hakkari'ye giderken gözaltına alınan Abdullah Canan, büyük işkencelerden geçer. Gördüğü işkencelerden sonra katledildiği belirtilen Abdullah'ın failleri henüz yargılanmadı. Ailenin savcılığa, AYM'ye yaptığı tüm başvurular cevapsız kaldı."  
 
Yıllardır mücadelelerinden vazgeçmediklerini söyleyen Tayyip, babasının ve tüm faili meçhullerin hesabını sorana kadar mücadele edeceklerini ifade etti. 
 
'Katillere inat güçlü olmalıydık'
 
Tayyip, yaşadıkları haksızlık karşısında boyun eğmelerinin düşünülmesinin bile mümkün olmadığını ifade ederek, "Tıpkı babam gibi güçlü, iradeli olmalıydık. Babam son nefesinde bile katillerinin yüzüne tükürecek yiğitliği göstermişti. Katillere inat güçlü olmalıydık. Bizler, kayıp yakınları olarak katillerin korkulu rüyası olduk. Bizler ülkenin en onurlu ve büyük ailesiyiz. Katiller ise ülkenin en lanetli ve en küçük aileleridir. Halk arasına çıkma yüzleri bile yok. Zulüm yapanların, ömrü olsun ki; her hesap sorduğumuzda korkularından gün be gün yok olsunlar. Tüm kayıp yakınlarının acıları benim acımdır diyor, tüm kayıpların anısı önünde saygıyla eğiliyorum" sözlerine yer verdi.