Efrîn'e yönelik saldırılar protesto ediliyor
- 14:50 21 Ocak 2018
- Güncel
HABER MERKEZİ - Efrîn'e yönelik saldırılara tepkiler gelmeye devam ediyor. Van, Urfa ve Şırnak'ta yapılan eylemlerde "Efrîn halkının yaşam hakkına yönelik gerçekleştirilen saldırılar karşısında tüm halklarımızı, duyarlı tüm kesimleri ve uluslar arası kamuoyunu sesimize ses vermeye, barış çağrılarını yükseltmeye çağırıyoruz" denildi.
Türkiye'nin Efrîn saldırısına tepkiler büyüyor. Van, Urfa ve Şırnak'ta bir araya gelen halk, saldırıları protesto ederek, "Gün direniş günüdür" dedi. HDP Van İl Örgütü, AKP hükümeti tarafından Efrîn'e yönelik dün başlatılan saldırıları gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla protesto etti. DBP Van İl Binası önünde yapılan açıklamaya, HDP Van İl eşbaşkanları Ümit Dede, Yadişen Karabulak, DBP Van İl Eşbaşkanı Ayla Tarhan, HDP Van Milletvekili Adem Geveri, kayyım atanan belediyelerin eşbaşkanları, HDP PM üyeleri, Barış Anneleri, TJA aktivistleri ve halk katıldı.
'Efrîn'e saldırı halklara yönelik bir saldırıdır'
Açıklamayı katılanlar adına yapan HDP Van İl Yöneticisi Özgür Aras, "AKP-MHP iktidarı, dün itibariyle Ortadoğu halklarını uzun yıllara yayılacak bir savaşın içine atarak Efrîn'e yönelik işgal girişimini başlatmıştır" diye belirtti. Özgür, " Efrîn'e saldırı başta tüm Kürt halkı olmak üzere tüm ezilen halklara yönelik bir saldırıdır. Siyasi iktidarın yoksullaştırmaya ve adaletsizliğe dayalı yönetim anlayışı Efrîn'e saldırı ile örtbas etmeye çalışması kabul edilemez" şeklinde konuştu.
'Efrîn'e saldırı AKP'nin beka sorunudur'
Özgür devamında ise şöyle dedi: "AKP hükümeti her ne kadar 'Devletin bekasını gerekçe gösterse de ortada devletin bekasını tehdit eden bir tutum yoktur. Efrin'e saldırı AKP'nin beka sorunudur. Türkiye devleti, tüm uluslararası hukuk kurallarını çiğneyerek, kendisine yönelik bir tehdit olmadığı halde, işgal girişimini resmen başlatarak, halklarımızı büyük bir felaketin eşiğine getirmiştir."
'Halk mağdur olacak'
Efrîn'e yönelik saldırının, halkların yaşam alanına ve yaşam hakkına saldırı anlamına geldiğine dikkat çeken Özgür, "Suriye savaşı başladığından beri, savaşın yaşandığı alanlardan göç eden halkın huzur içerisinde yaşadığı Efrîn'e yönelik geliştirilen saldırı ile yeni bir göç dalgasının başlayacağı ve sivil halkın büyük mağduriyetler içerisine düşeceği aşikardır. Tüm dünyayı DAİŞ belasından kurtaran Kürtlere yönelik, böylesi bir saldırıya karşı sessiz kalan ve örtülü olarak destek sunan devletlerde bu haksız işgal girişimi sonucu oluşacak tüm mağduriyetlerin ortağıdır" sözlerini kullandı.
'Çözüm savaş değil, barış'
Çözümün savaş değil, barış olduğunu söyleyen Özgür, "Emperyalist güçler, Yüz yıllardır Ortadoğu'yu kan gölüne çeviren, Ortadoğu halklarını sonu gelmez savaşlara mahkum eden politikalarının tuzağına düşen siyasi iktidarı derhal bu savaşı sonlandırmalıdır. Ortadoğu'da yaşanan savaşlar halkların hiçbir problemini çözmemiş, aksine sorunları daha da derinleştirmiştir. Çözüm, diplomasi, müzakere ve diyalogdur, bunun öncellikli koşulu da barıştır" ifadelerini kullandı.
'Barış çağrılarını yükseltmeye çağırıyoruz'
Özgür son olarak, "Efrîn halkının yaşam alanına, yaşam hakkına yönelik gerçekleştirilen saldırılar karşısında tüm halklarımızı, duyarlı tüm kesimleri ve uluslar arası kamuoyunu bu haksız işgal karşısında sesimize ses vermeye, barış çağrılarını yükseltmeye çağırıyoruz" dedi.
Urfa
HDP ve DBP Urfa il örgütleri de saldırıya karşı ortak basın toplantısı düzenledi. HDP Urfa Milletvekili Dilek Öcalan ve çok sayıda partilinin katıldığı açıklama öncesi kentin işlek caddeleri polis tarafından abluka altına alındı. HDP Urfa İl binasını da ablukaya alan polisler çevrede Genel Bilgi Taraması (GBT) uygulaması yaptı.
Açıklamaya katılanlar parti binası önünde dakikalarca bekletildi. Uzun süren bekleyişin ardından il binasında toplanan yurttaşlar, “Bijî berxwedana Efrînê” sloganları attı. Toplantıda konuşan HDP’li vekil Dilek Öcalan, herkese çağrıda bulunarak, “Bugün bu savaşa sessiz kalanlar savaşa ortak olmuş demektir. Dün geceden beri partimiz dışında bu saldırıya karşı tek bir kurum itirazını dile getirmemiştir. Kürt halkını kazanımlarına karşı açılan bu savaş, tekçi AKP-MHP savaş ittifakının son aşamaya gelmiş olduğu bir durumdur. Kime karşı savaş açıyorsunuz? Kim oradan size tek bir çakıl taşı attı? Kim orada size tehdit oldu? Bunu delilleriyle kamuoyuyla paylaşmanız lazım. Bu sorumluluk devlete ait, bu sorumluluk başta Erdoğan olmak üzere AKP-MHP ittifakına aittir. Oradan gelen bir tehdit varsa bunu bizimle paylaşmak zorundasınız. Eğer tehdit oluşturacak bir durum yoksa istifa etmelisiniz” dedi.
'Gün direniş günüdür'
Efrîn halkının saldırılara karşı direndiğini söyleyen Dilek, “Halkın direnişi nasıl ki Kobanê’de taçlandı, bugün o meşaleyi Kobanê Efrin’e devretti. Biz Kuzey’de yaşayan Kürt halkı olarak sonuna kadar Efrin halkının yanında olacağız. Nasıl ki Kobanê Urfa’nın önemli bir desteğiyle ayakta kaldıysa biz yine Efrin’e bu desteği sonuna kadar sunacağız. Sessiz kalmak savaşa ortak olmak demektir. Gün direniş günüdür. Bugün AKP-MHP savaş ittifakının tarihin çöp sepetine atılma günüdür” diye konuştu.
Ceylanpınar'da açıklama
Kamuoyuna seslenen Dilek, “Bugün ses çıkarılmazsa yarın çok geç olabilir. Bu daha ne kadar kanıtsanacak? Buna daha ne kadar sessiz kalınacak? Bu saldırı Efrin’le sınırlı kalmayacak tüm Ortadoğu’ya yayılacak. Bu uyarıyı bu endişemizi belirtme sorumluluğundayız” dedi. Öte yandan Ceylanpınar ilçesinde de HDP ve DBP ortak basın açıklaması düzenledi. Açıklamada Efrîn halkının verdiği mücadelenin yanında yer alacakları sözünü veren partililer, hükümeti de yaptığı bu yanlıştan dönme çağrısında bulundu.
Şırnak
HDP ve DBP Şırnak il ve ilçe örgütleri de saldırıya yaptıkları açıklamayla tepki gösterdi. HDP Şırnak Merkez ilçe kongresi öncesi parti binasında yapılan açıklamaya, HDP Şırnak milletvekilleri Aycan İrmez ve Leyla Birlik, HDP ve DBP’li yöneticilerin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Saldırılara dikkat çeken Aycan, "Avrupa kentleri başta olmak üzere bütün Kürt halkının saldırıları kınama eylemlerini arttırma çağrısında bulunuyoruz. Kobanê’ye saldırarak bir şey elde etmediler. Bugün de hiçbir şey elde edemeyecekler. Saldırıları ve bombardımanları kesinlikle kabul etmiyoruz. Botan halkı olarak kınıyoruz. Ortadoğu halkları bu saldırılara karşı sesini yükseltsin” diye çağrıda bulundu.
İHD VE TİHV'den açıklama
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) da saldırılara ilişkin ortak açıklama yaptı. Yazılı açıklamada Türkiye’nin Suriye ve Irak'a dönük askeri müdahalede bulunabilmesi için bu konuda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararının gerekliliği hatırlatılarak, çıkartılmış olan Suriye/Irak teskeresinin bu duruma elverişli olmadığına dikkat çekildi.
Açıklamanın devamında, "20 Temmuz 2016’dan beri Türkiye’yi OHAL rejimiyle yöneten siyasal iktidar, şimdi de Suriye kantonlarının yönetim biçimlerini gerekçe gösterip Türkiye’yi bir oldubittiyle karşı karşıya bırakmış ve sıcak savaşa sürüklemiştir. Siyasal iktidar bu politikasından vazgeçmediği takdirde Türkiye’yi savaş haline göre yöneteceği açıktır. Böyle bir durumda da demokrasi ve insan hakları adına söylenebilecek hiçbir şey kalmamaktadır. Türkiye ve dünya kamuoyunu bilhassa da insan hakları hareketi ve kurumlarını başlatılan bu savaşın büyümeden sona erdirilmesi ve sorunların diyalog ve müzakereyle çözme konusunda inisiyatif almaya ve harekete geçmeye davet ediyoruz" denildi.








