Aydın ve sanatçılar: Nuriye ve Semih’in gülüşü solmasın
- 17:05 22 Ocak 2018
- Güncel
İSTANBUL - KHK ile ihraç edildikleri işlerine geri dönebilmek için 320 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'ya destek açıklaması yapan sanatçı ve aydınlar, "Nuriye ve Semih’in gülüşü solmasın” dedi. Salonda bulunanlara seslenen Nuriye ise, “En başından beri tek talebimiz var. Taleplerimiz kabul edilsin” dedi.
Aralarında Levent Üzümcü ve Barış Atay’ın da olduğu sanatçı ve aydınlar işlerine geri dönebilmek için 320 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek olmak için Müjdat Gezen Tiyatrosu’nda basın toplantısı düzenledi. Toplantının yapıldığı salona, “Nuriye ve Semih’in gülüşü solmasın” yazılı pankart asılırken, toplantıya avukat Eşber Yağmurdereli sanatçılar Levent Üzümcü, Barış Atay, Şenol Akdağ, akademisyen Sibel Özbudun, Yüksel direnişçileri Acun Karadağ, Veli Saçılık ile çok sayıda kişi katıldı.
Toplantıda ilk olarak Nuriye Gülmen’in gönderdiği videolu mesaj gösterildi. Nuriye mesajında, “Şuanda o salonda bulunan herkesi, sevgili basın emekçilerine ve açıklamayı dinlemeye gelmiş olan herkesi en içten duygularımla selamlıyorum. Bugün açlık grevinin 319’uncu günü yarın 320’inci günü olacak 10 buçuk aydır devam eden bir açlık var. Bugün çok farklı bir noktaya geldi. Müthiş kazanımlar elde ettik. Faşizm karşısında o teslimiyeti reddetmenin mutluluğunu yaşadık. Bu her şeyden öte benim özgürlüğümle ilgili bir şeydi. Oraya çıktığım gün ilk defa hayatımda özgür olduğumu hissettim. Bu bile çok büyük bir kazanım. Yine kazanacağız eminim. Oraya çıktığım ilk gün 9 Kasım’da bildiğim bir şey vardı, halka inanmak gerektiği. Sanki ben halktan ayrı bir yerdeyim gibi değil ben de bu halkın bu çocuğuyum bu halkın bir evladı olarak bir şey yaptığınızda oradan size bir şey etki geleceği bununla ilgili. Bunun meyvesini alacağınız, buna inanıyordum. Ve buna inancım hiç boşa çıkmadı, açlık grevine başlayana kadar milyonlar bizi sahiplenmiyordu ama oradan geçen inşalar sahipleniyordu. İlk günden itibaren biz bunu tecrübe ettik bunun boşa çıkmadığını gördük. Bugün de aynı şeye canı gönülden inanıyorum. Bizim yaptığımız şey halkına ve ülkesine saf ve temiz bir sevgi ile bağlı olmasını gerektiriyor. Biz halkımızı çok seviyoruz, bu sevgi hiç boşa çıkmadı bundan sonra da boşa çıkacağını düşünmüyorum. Bu sevgi sayesinde kazandık bundan sonra da kazanacağız” dedi.
Semih: Kazandığımızı göreceğiz
Semih Özakça da gönderdiği video mesajında, “Her direnişin tarihsel bir rolü vardır. Bu direniş bu rolü üstlenmiştir. Büyük bir direniş oluyor. Bu direniş boyunca bizim açlığımıza ortak oldunuz hepimizin direnişin olduğunu gösterdiniz. Çok bedeller ödedik bu acı ve bedeller ümidi biriktirdik. Orada bulunan bütün aydın ve sanatçılarla bu direnişi büyüttük. Bizler, bu direnişin sonunda somut bir kazanım elde edeceğimizi düşünüyoruz beraber bu kazanımları el ele olacağımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Esra'da mesaj gönderdi
Daha sonra Esra Özakça’nın videolu mesajı izlendi. Bu süreçte birçok aydın ve sanatçının kendilerine destek verdiğini belirten Esra, “Bu dayanışma Türkiye’deki dayanışma eksikliğini giderdi. Bir arada durabileceğimiz gösterdi. Oradaki herkese çok teşekkür ediyoruz” dedi.
Eşber: İktidar hak ihlallerini politikasının temeli haline getirdi
Ardından konuşan avukat Eşber Yağmurdereli, Semih ve Nuriye’nin işten çıkartılmasının haksız hukuksuz bir uygulama olduğunun bilindiğini belirterek, “Türkiye’de yaygın bir şekilde insan hakları ihlali var. Siyasi iktidar bunu kendi politikasının temeli haline getirdi. Grev hakkı özgürlüklerinin ortadan kaldırılmasıdır bu da rüşvet şekilde burjuvaziye rüşvet gibi verildi. Bunlar, Türkiye’de normal karşılanıyor. Bizim için söz konusu olan özgürlüklerin kullanılmıyor olmasıdır. Bize de yansıyan ölüm oruçlarıdır. Bir grup bir kitle bugün özgürlüklerini kullanamadığı için acı çekiyor. Vicdan Nuriye ve Semih için canlılığını gösteriyor” diye konuştu.
Şaban Gülmen: Sesimizi duyun
Nuriye’nin babası Şaban Gülmen de, açlık grevinin 320’inci gününde olduğunu hatırlatarak, “İlgilere yetkililere sağlıklarının eridiğini anlatamadık. Onlar mücadelelerini kazandı. Biz çocuklarımızın kaybetmek istemiyoruz. Biz ilgililerin sesimizi duyup işlerine geri iade etmesini bekliyoruz. En doğal haklarıdır bunlar. Siyasiler onların açlık grevlerinin talimatla yaptıklarını, bu mücadeleyi geniş kesimlerine anlatmak için başlattıklarını bizler de anlattığımız halde, ilgiler duymadı. Biz çocuklarımızın yaşamını yitirmeden işlerine geri iade edilmesini ve sağlıklarına kavuşmalarını istiyoruz.” dedi.
'Nuriye ve Semih’i yaşat!'
Daha sonra Acun Karadağ söz aldı. Hiç kimseden destek görmedikleri için bu eyleme başladıklarını anlatan Acun, hukuken hiçbir bilgilendirme yapılmadan işlerini kaybettiklerini belirtti. “Hukuksuzluğa sessiz kalamazdık” diyen Acun, eyleme de bu nedenle başladıklarını söyledi. Açlık grevinin kendiliğinden gelişmediğini söyleyen Acun, “Sessizliği biliyorlardı. Bu işe başlarken bu sessizlik içinde bir çığlık duyurmak zorundaydılar. Toplumu bir araya getirmek için onlar çığlık attılar. Bu çığlığın duyulmadığı hiçbir yer kalmadı” dedi. Topluma yapılan haksızlığın giderilmesi için başka şeyler yapmak gerektiğini söyleyen Acun, “Faşizmin istediği şey herkesin sessiz konuşması. Bugün buna izin vermiyor. Bugün acil olan şey Nuriye ve Semih’in yaşamı ancak hepimiz görmeliyiz çocuklarımızın geleceği söz konusu. Ankara’da direnen Cemal arkadaşımız diyor ki ‘Direnen değil seyreden korkar’ . Beraber direnelim. Buradan komisyonu göreve davet ediyorum. Biz komisyonun bağımsız olmadığını biliyoruz. İktidar sesleniyoruz vatandaşına sahip çık. Nuriye ve Semih’i öldürme” çağrısında bulundu.
Semih: Biz kazandık
Daha sonra salona canlı yayınla bağlanan Semih, bu direnişin tarihin en önemli direnişi olduğunu belirterek, “Direnişi büyütelim. Bunun sınırı yok. Dünyada ve Türkiye’de bu kadar meşru bir direnişin ortaya çıkarılması hepimizin eseri. Bu direniş kazanılmış bir direniştir. Her gün kalktığımda biz kazandık. Somut kazanımı da elde edeceğiz. Bu kazanımı dünya halklarına armağan edeceğiz” dedi.
Veli: Yere düşeriz, diz çökmeyiz
Veli Saçılık da konuşmasında, “Biz onların Yüksel Caddesi’nde korkularını büyüttük. Büyütmeye de devam edeceğiz. Onlar bizim işimizi çaldı, hayatımızı çaldı, özgürlüklerimizi çaldılar en son söylemlerimizi çaldılar. Nuriye ve Semih kazanmıştır. Adı OHAL komisyonu olan her şeyi gizli olan illegal kurumu tanımıyoruz. Biz bunu tanımıyoruz. Ancak, Nuriye ve Semih için bir yol açılmasını istiyoruz. Biz yere düşmeyiz, diz çökmeyiz” diye konuştu.
Barış Atay. OHAL komisyonu kararını açıklasın
Kamuoyundaki toplumsal gelişmelere tepkisiz kalan sanatçılara seslenerek konuşmasına başlayan sanatçı Barış Atay ise, “Sadece iktidarın verdiği yemeklere katılarak, istediği reklamlarda oynayarak sanatçı olunmaz. Bu sürecin sonunda yine yüz yüze bakacağız. Bizi, size selam vermekten utanç duyacak duruma getirmeyin” dedi. Barış son olarak kamuoyuna yazdıkları metni okudu. Metinde, “Nuriye ve Semih’in talepleri kabul edilmeli ve bu açlık grevi sona ermelidir. OHAL komisyonu derhal kararını açıklamalı” ifadeleri kullanıldı.
Nuriye: Talebimiz karşılansın
Barış’ın konuşmasının ardından salona Nuriye canlı yayın ile salondakilere seslendi. En başından beri söyledikleri şeyin “İşimizi geri istiyoruz” olduğunu hatırlatan Nuriye, bunun karşılanabilir, basit bir talep olduğunu söyledi. “Hepimiz KHK’lar ile işlerine iade edilen insanlar olduğunu gördük. Bu çok kolay bir şey. Hele AKP için bunu yapmak çok kolay. Sorgusuz sualsiz hukuksuz iş yapan AKP için bu çok kolay” diyen Nuriye, konuşmasını şöyle sürdürdü: “440 gündür bunu anlatıyoruz. Talebimizin karşılanmasını istiyoruz. En başından beri başka istediğimiz bir şey yok. Açlığımız çok uzadı. Sağlık sorunları yaşıyoruz. Talebimizin karşılanması büyük bir aciliyet gerektiriyor. Sağlımız bizim için önemli. Açlığımızı bitirecek sonucu getirelim, kazanalım.”
Açıklama, “Nuriye ve Semih yalnız değildir” sloganları ve alkışlar eşliğinde sona erdi.








