'İstismar suçlularına caydırıcı cezalar verilseydi…’

  • 09:21 24 Ocak 2018
  • Güncel
 
VAN - KHK ile kapatılan VAKAD aktivisti Songül Deniz, 115 çocuğun istismar sonucu gebe kalmasına ilişkin kayıtların örtbas edilmesine tepki göstererek, “İstismar suçlularına caydırıcı cezalar verilseydi, belki bu utanç listesini görmezdik” dedi. 
 
İstanbul Küçükçekmece'deki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sadece 5 aylık süreçte cinsel istismar sonucu gebe kalan 115 çocuğun başvuru yaptığı ortaya çıkmış, olayı örtbas etmeye çalışan hastane yönetimi ve Valilik kadınlar tarafından protesto edilmişti. İstismarı ortaya çıkaran hastane görevlisi İclal N. ise “Çocuklar için çalmadık kapı bırakmadım” diyerek, iki kez sürgün edildiğini belirtmişti.
 
Tepkilerin sonucunda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı 15 yaş altındaki çocukların ifadesi alınacağını bildirdi.
 
KHK ile kapatılan VAKAD aktivisti Songül Deniz de, kurumların istismarı örtbas etmeye çalışmasına tepki gösterdi. “Hastanelerde istismar sonucu gebe kalan çocukların kayıtlarının polise bildirilmesi gerekiyor” diyen Songül, kayıt altına alınmayan birçok istismar olayının olduğunu belirtti. 
 
‘Bu bir utançtır’
 
İstismar suçlarının bu denli artmasının sebebinin Diyanet ve iktidarın söylemleri ile bağlantılı olduğunu dile getiren Songül, “İstismarın meşrulaştırılması, bu tür suçları arttırdı. İstismarı ortaya çıkaran personeller ise sürgün ediliyor. Çünkü istismarın açığa çıkması devleti korkutuyor” dedi. 
 
Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi’ndeki kayıtların devletin ‘utanç listesi’ olduğunu ifade eden Songül, “Özellikle son dönemde Suriyeli çocuklar istismara maruz bırakılıyor. Savaştan kaçıyorlar ama kamplarda istismara maruz bırakılıyorlar.  Bu bir utançtır” diye konuştu. 
 
‘Caydırıcı cezalar verilseydi…’
 
Cinsel istismarlar olaylarına tepki göstermeyenleri de eleştiren Songül, “Diyanet ellerini çocuklarımızın ve kadınlarımızın üzerinden çeksin. Onların söylemleri sadece istismarı meşrulaştırıyor” dedi. 
 
Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi’ndeki tüm personel ve başhekimin suçlu olduğunu ifade eden Songül, “İstismar suçlularına caydırıcı cezalar verilseydi, belki bu utanç listesini görmezdik” diye belirtti.