Kadın örgütleri: Efrîn direnişine sahip çıkacağız

  • 11:52 24 Ocak 2018
  • Güncel
ANKARA- Türkiye'nin Efrîn saldırısına tepki gösteren HDP Kadın Meclisi, "Efrîn'e saldırıya karşı çıkmak faşizmin kurumsallaşmasına, tek adam diktatörlüğüne, savaşa ve halklar arasına sirayet ettirilmeye çalışılan düşmanlıklara karşı çıkmanın gereğidir" derken, SKM ise, "Dün olduğu gibi bugün de sırtımızı Rojava da yaratılan kadın devrimine yaslıyoruz. Efrîn işgaline birleşik kadın mücadelesiyle karşı duracağız" dedi. 
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, 5’inci gününe giren Efrîn saldırısına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. “Her gün medyasıyla, yargısıyla, kadın kazanımlarına dolaylı ve doğrudan yaptığı saldırılarla toplumun damarlarına şiddeti pompalayan AKP iktidarı; kadınlara, Türkiye halklarına ölme, öldürme ve savaş dışında bir gelecek sunmamaktadır" denilen açıklamada,  AKP'nin 7 Haziran sürecinden sonra içeride ve dışarıda Kürtlere yönelik savaş politikaları yürüttüğü belirtti. Açıklamada, "AKP-MHP koalisyonunun en temel harcı olmuş; faşizmi kurumsallaştırma ve tek adam diktatörlüğü projesine hizmet etmiştir. Ülke sınır ötesinde on yılları etkileyecek korkunç bir savaş macerasına atılırken tatile girerek halkı kaderiyle baş başa bırakan Meclis kendi kendini feshetmiş durumdadır” ifadelerine yer verildi. 
 
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: 
 
"Savaş, şiddet ve gerilim olmadan iktidarını sürdüremez hale gelen AKP-MHP rejiminin başlatmış olduğu Efrîn saldırısının arkasına dizilen CHP ve diğer kesimler, ülkenin bekasına değil, ülke içinde ve dışında hiçbir farklılığa tahammül edemeyen, yok etmeyi kendine hak gören faşist zihniyete hizmet etmektedir. Faşizmi tahkim etmektedir. ‘Kadın ile erkek aynı statüde olamaz, bu fıtrata aykırıdır’ diyen zihniyetin IŞİD vahşetine karşı kadın eşitlikçi toplum inşa eden Efrîn halklarına yönelik saldırısı, halkların demokratik ve eşit yönetimine; kadınların özgür yaşam ve eşitlik mücadelesine, barış umuduna saldırıdır.
 
'Rojava'yı savunacağız'
 
Biz kadınlar, kendine demokratım diyen hiç kimsenin kadın katillerine indirim yapan, 9 yaşında çocuklara evlilik fetvası çıkaran, kadınların kahkahasından giyimine, okulundan otobüsüne çalışmasına yaşamının her alanına müdahale eden, kreş açmayı israf sayan, kadın kurumlarını kapatan, çocuk tecavüzlerini cesaretlendiren bu kadın düşmanı zihniyetle tutacağı hiçbir ortak cephe olamaz diyoruz. Bu zihniyete karşı elbette Efrîn’de ve Rojava’da yeşeren kadın özgürlükçü, eşitlikçi, demokratik halkların birlikteliğini savunacağız.
 
'AKP ÖSO çeteleriyle iktidarını güvenceye almaya çalışıyor'
 
450 bin nüfuslu Efrîn’in savaş sürecinde mültecilerle birlikte nüfusu 1,5 milyonu bulmuştur. Abluka nedeniyle zaten yokluk çeken kanton ekmeğini mültecilerle paylaşmıştır. Bugüne kadar Efrîn’den ve diğer Rojava kantonlarından Türkiye’ye bir çakıl taşı dahi atılmamış, en ufak bir tehdit söz konusu olmamıştır. Halkların ve inançların savaşmadığı, kadınlar için köle pazarlarının kurulmadığı, huzur, güvenlik ve özgürlüğün bir arada olduğu Efrîn ile komşuluk tehdit değil güvencedir. Erdoğan IŞİD-ÖSO gibi cihatçı çetelerin zihniyetiyle kuşatılmış bir ülke hayal ederek iktidarını güvenceye almaya çalışırken Türkiye halklarına açıkça yalan söylemekte, operasyon adı altında Türkiye halklarını savaşın sonuçlarına ikna etmeye çalışmaktadır. Ayakta zeytin ağacı bırakmayanların, Yırcalı kadınlara 'zeytin mi tesis mi 'diye soranların savaşının adı ‘zeytin dalı’ olmuştur.
 
Gözaltılar, tutuklamalar, baskı 
 
Türkiye halkları yalanlar üzerine kurulu bir sonu gelmez savaş ve çatışma bataklığının içine sürüklenmiş bulunmaktadır. Savaşa hayır diyenleri, Efrîn saldırısını eleştirenleri susturmak, gelişmelere dair farklı kaynaklardan haberler paylaşılmasını engellemek için yapılmakta olan yaygın gözaltılar iktidarın yalan söylediğinin ve hakikatleri gizlemeye çalıştığının en açık kanıtıdır. Ülkenin savaş politikaları arkasında tek ses tek yürek durduğunu iddia eden AKP-MHP rejimi bu yalanı yaşatmak için savaş karşıtı ses ve yürekleri bastırma çabasına girmiştir. Bir gün içinde gazeteciler ve sosyal medya kullanıcılarından DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’e, HDP il ve ilçe yöneticilerine, çalışanlarına kadar yaygın kesimleri kapsayan 80’i aşkın gözaltı yapılmış, bu gözaltılar hala da devam etmektedir. Eş Genel Başkan Yardımcımız ve Van Milletvekilimiz Nadir Yıldırım hakkında hukuksuzca bir karar çıkarılmış, Saray’ın talimatıyla yeri-adresi TBMM olan bir halk iradesi temsilcisine daha 'tutuklama' kararı çıkarılmıştır. Bununla da kalmamış, savaşa hayır diyenleri susturmaktan öteye geçip savaşa destek beyan etmeyen sanatçılar kriminalize edilmeye çalışılmıştır.
 
'Efrîn direnişine sahip çıkıyoruz' 
 
Efrîn’e saldırıya karşı çıkmak faşizmin kurumsallaşmasına, tek adam diktatörlüğüne, savaşa ve halklar arasına sirayet ettirilmeye çalışılan düşmanlıklara karşı çıkmanın gereğidir. Efrîn halkının yanındayız, Efrîn direnişine sahip çıkıyoruz. Bu böyle gitmeyecek, kadınlar değiştirecek. Yaşasın kadınların devrimi!"
 
SKM: Efrîn işgaline karşı duracağız
 
Öte yandan Sosyalist Kadın Meclisleri de (SKM), Efrîn saldırısı ve bu gerekçeyle yapılan gözaltı ve tutuklamalara tepki gösterdi. Efrîn’e yönelik saldırılara tepki gösterdikleri gerekçesiyle gözaltına alınan ve tutuklananların bir an önce serbest bırakılmasını isteyen SKM, “Biz sosyalist yurtsever kadınlar olarak erkek egemen zihniyetin bir ürünü olan savaş ve işgale karşı dün Rojava'da kadın iradesi ile mücadele ettiğimiz gibi, bugün de mücadele etmeye devam edeceğiz. Gözaltına alıp tutuklayarak bizleri susturamayacaksınız. Dün olduğu gibi bugün de sırtımızı Rojava da yaratılan kadın devrimine yaslıyoruz. Efrîn işgaline birleşik kadın mücadelesiyle karşı duracağız" ifadelerini kullandı.