'AKP'nin savaş ve kan dışında argümanı kalmadı'

  • 09:02 25 Ocak 2018
  • Güncel
ANKARA - AKP iktidarının savaş ve kan dışında bir argümanı kalmadığını belirten HDP MYK üyesi Gülsüm Ağaoğlu, savaş karşıtı cephenin en önemli taşıyıcılarının kadınlar olduğunu belirterek, "Tepkimizi gösterelim" çağrısında bulundu. Kadın Meclisi üyesi Beycan Taşkıran ise, savaşın daha fazla yoksulluk ve ölüm anlamına geldiğine vurgu yaparak, "Bu işgale sessiz kalmayacağız" dedi. 
 
Türkiye’nin Efrîn’e yönelik saldırıları iç ve dış kamuoyunun tüm tepkilerine rağmen devam ediyor. Şu ana dek Efrîn köylerine yönelik hava, top ve obüs saldırılarında aralarında çocukların da bulunduğu 30’a yakın kişi yaşamını yitirirken, onlarca kişi de yaralandı. Saldırılara tepki gösteren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri Beycan Taşkıran ve Gülsüm Ağaoğlu, saldırılarla Efrîn halklarının ortak yaşam iradesinin hedef alındığını söyleyerek, bunun Türkiye açısından ciddi sonuçları olacağını vurguladı. 
 
‘Ortak yaşam mücadelesi veren tüm halklara saldırıdır’
 
HDP MYK üyesi ve Kadın Meclisi üyesi Beycan Taşkıran, iktidarın içeride uzun süredir halklara ve emekçilere karşı bir saldırı yürüttüğünü belirterek, “İçeride hüsrana uğrayan iktidar şimdi Efrîn halkını işgal ile bastırmaya çalışıyor” dedi.  Efrîn’de Kürt halkının yanı sıra diğer halkların da özgürlükçü ve demokratik temelde bir arada yaşadığını vurgulayan Beycan, “Orada aynı zamanda bir özgürlük modeli var.  Bu saldırıyı sadece Kürt halkına değil, orada ortak yaşam mücadelesi veren tüm halklara yönelik bir saldırı olarak görüyoruz” dedi.  
 
‘Bu işgale sessiz kalmayacağız’
 
HDP ve Kadın Meclisi olarak Rojava’daki özgürlükçü modelin tüm alanlarda yaşama geçirilmesi için mücadele ettiklerini ifade eden Beycan, “İçerisi ve dışarısı ve tüm Ortadoğu bu özgürlükçü modele yüzünü dönmüş durumda. Dünya kadınları Rojava kadın devriminden ilham alıyor. Bu nedenle Efrîn’deki kadınların özgürlük mücadelesini çok önemsiyoruz ve bu gidişata Türkiye’den ve dünyadan kadınların ve kadın kurumlarının tutum almasını bekliyoruz. Biz bu işgale sessiz kalmayacağız. Savaş ve işgal politikalarının Türkiye’de emekçiler açısından da ciddi sonuçları olacaktır” şeklinde konuştu. 
 
‘Savaş daha fazla yoksulluk, ölüm demek’
 
İktidarın içeride her anlamda kriz yaşadığını söyleyen Beycan, özellikle yeni yıldan hemen önce zam ve vergi yolsuzluğunun derinleştiğini belirterek Türk devletinin uluslar arası güçlere ciddi borçları var. Aslında bütün bu soygunlar bizim emeğimiz üzerinden çözülmeye çalışılıyor. Türkiye’deki emekçilerin bu gidişata dur demesi gerekiyor. Bu yoksul emekçi çocuklarının ölümle yüz yüze kalması, kardeş halklara kurşun sıkmak demek, eldeki ekmeğin küçülmesi demek, daha fazla işsizlik yoksulluk ve güvencesiz çalışmak demek” ifadelerini kullandı.
 
 Savaş ve yoksulluğun öncelikle kadınları vurduğunu dile getiren Beycan, “Kadınlar evlatlarını kaybetme riski ile yaşayacak.  Bizim savaş ve işgal girişimine karşı barışın, eşitliğin, onurlu bir yaşamın sesini yükseltmemiz gerekiyor” dedi.
 
‘Tepkimizi gösterelim’
 
 2018 yılının bu açıdan çok önemi bir yıl olacağını söyleyen  Beycan, Türkiye  ve Ortadoğu’da  özgürlük ve eşitlik için mücadele çağrısında bulundu.  Beycan, ‘Savaşa hayır ‘ diyen onlarca kişinin baskınlarla gözaltına alındığını söyleyerek şöyle devam etti: “ Gazeteci arkadaşlarımızın evine balyozlarla girildi. Asla geriye çekilmemek lazım sesimizi yükseltmeye devam edelim. Basın açıklamaları, etkinlikler, tencere tava vurma  ile sesimizi yükseltme, pazarlarda tepkimizi dile getirmek olur  ne olursa olsun farklı biçimlerde milyonların tepkisini göstermesi gerekiyor”
 
'İktidar savaştan besleniyor'
 
“Saray hükümetinin iç ve dış politikası savaş çığırtkanlığından besleniyor" diyen söyleyen HDP MYK üyesi Gülsüm Ağaoğlu ise, Efrîn’deki halklar mozaiğine dikkat çekerek, “Orada saldırdıkları salt Kürtler değil. Bir arada yaşam iradesini gösteren ve orada hayata geçen kadın özgürlükçü, ekolojik sistem ve halkların bir arada yaşam iradesi. Nitekim iç savaştan sonra 500 bin kişiye kucak açmış. Savaş öncesi nüfusunun üç katına çıkmış ve barış içinde yaşayan halkların iradesine ve o modele bir saldırıdır” diye konuştu. 
 
‘AKP’nin savaş ve kan dışında argümanı kalmadı’
 
AKP’nin savaş ve kan dışında politik bir argümanı kalmadığını söyleyen Gülsüm,  halkların bir arada yaşam mücadelesi için Efrîn halkının yanında olmanın önemli olduğunu vurguladı. Kadınların kendilerini ifade ettiği ve kadın özgürlüğünün yaşam bulduğu Rojava kadın devriminin Efrîn’de yaşam bulduğunu ifade eden Gülsüm, şunları söyledi: 
 
'AKP'nin kanlı politikaları teşhir edilmeli'
 
“AKP Saray iktidarının savaş çığırtkanlığına karşı ‘barış’ sesini en yüksek perdeden söylememiz gerekiyor. Savaş karşıtı cephenin en iyi taşıyıcılarından biri kadınlardır. Bu savaşın bizim değil AKP’nin savaşı olduğu iddiasında olan halklar , savaş karşıtı cepheyi yükselterek AKP’nin kanlı politikalarını teşhir etmesi gerekiyor.”