DİK: Hakikatin çarpıtıldığı zilletli bir yaşama teslim olmayacağız

  • 12:52 25 Ocak 2018
  • Güncel
ANKARA - DİK, Efrîn'e yönelik saldırılar başladığından beri camilerde okutulan Fetih suresinin algı operasyonu olduğunu belirterek, "Bizler için esas olan dün olduğu gibi bugün de hakikatlerin çarpıtıldığı zilletli bir yaşama teslim olmaktansa, onurlu bir hakikat mücadelesi vermek yolumuz olacaktır" dedi. 
 
Demokratik İslam Kongresi (DİK) Efrin'e yönelik saldırıya yayınladığı yazılı açıklama ile tepki gösterdi.  Açıklamada, "Barışa düşmanlık, Allah'a düşmanlıktır. Ülkemizde her geçen gün artarak devam eden bir iktidarcı din istismarı, hiç olmadığı kadar büyük bir inanç çürümesine ve zafiyetine sebep olmaktadır. Bu istismarın son örneklerinden biri de Efrîn savaşı ile gündem edilen din ve kutsallık istismarlarıdır" diye belirtildi. 
 
'Fetih süresi barışın müjdesidir'
 
Efrîn saldırıları için okutulan "Fetih" sureleri ile oluşturulan algının, Mekke müşriklerinin verdiği zarardan daha ileride olduğu vurgulanan açıklamada, "Bu algı ile dinin, Kur'an'ın özü bir kez daha tahrif edilmiştir. Bu oluşturulan algı ile Allah'a ve elçilerine iftiralar atılmıştır. Zira Fetih suresi bir savaş arifesi ve sonrasında değil, silahsız bir 'barış' antlaşması sonrası (Hudeybiye) ve silahsız büyük bir barışın öncesi (Mekke fethi)indirilen bir barış müjdesidir" sözlerine yer verildi. 
 
'İktidara ve baskılara boyun eğmeyeceğiz'
 
"Fetih toprakları gasp etmek değildir. Fetih asla savaş ve şiddetle birlikte anılamaz ve yorumlanamaz" denilen açıklamanın devamında, "Hz. Peygamberden sonra iktidarcı ve saltanatçı zalim yönetimlerin kendi zulümlerini halk nezdinde meşrulaştırmak için en fazla istismar ettikleri kavramlardan biridir 'fetih'.  Saltanatçı, egemenci ve Yezitçi iktidar anlayışlarına dün Hüseyin ve Zeynep'in, kadın ve erkek birlikte 'zillet bizden uzaktır ve biz asla zulme biat etmeyeceğiz' dedikleri gibi bugün de bizler bugünkü zulüm iktidarına ve baskılara boyun eğmeyeceğiz ve biat etmeyeceğiz."
 
'Savaşı değil barışı savunmak'
 
Açıklamada son olarak, "Bizler için esas olan dün olduğu gibi bugün de hakikatlerin çarpıtıldığı zilletli bir yaşama teslim olmaktansa, onurlu bir hakikat mücadelesi vermek yolumuz olacaktır. Savaşı değil, barışı savunmak Allah'ı, Peygamberi savunmaktır" denildi.