İHD'den cinsel istismara karşı TBMM'ye faks
- 14:12 25 Ocak 2018
- Güncel
İSTANBUL - İHD İstanbul Şubesi, cinsel istismarın engellenmesini sağlayacak taleplerinin yer aldığı belgeyi iletmek üzere TBMM Başkanlığı ve ilgili bakanlıklara faks çekti.
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 5 ay içerisinde 115 çocuğun cinsel istismar sonucu gebe kalması ilişkin Galatasaray Lisesi önünde basın açıklaması yaptı ve postaneye giderek, TBMM Başkanlığı'na ve bakanlara faks çekti. "Bir yılda 16 bin çocuk hamile bırakıldı. Çocuk susar sen susma" pankartının yer aldığı açıklamada, "İstismarı değil çocuk haklarını savun", "Çocukların evlendirilmesi yasaklansın", "Çocuk susar sen Susma", "Çocuk istismarına son" dövizleri taşıdı.
Burada konuşan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri çocuk istismarının boyutunun çok daha büyük olduğuna dikkat çekerek, "Sağlık Bakanlığı Hukuk Müşavirliği'nin oluşturduğu bir görüş var; biz hem bu görüşün hem de yine TCK ve Türk Medeni Kanunu'nda değişiklikler yapılması gerektiğini tespit ettik. Bu sebeple TBMM Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na faks göndererek bu taleplerimizi kendileri ile paylaşma ihtiyacı duyduk" diye belirtti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'in verilerini paylaşan Gülseren, bu verilere göre, 2011-2016 yılları arasında "Annenin yaş grubuna göre doğumlar" araştırmasına göre, sadece 2011 yılında 15-17 yaş aralığında 26 bin 420, 15 yaş altında 583 çocuğun doğum yaptığını belirterek, "Bu sayı yıllara göre nispeten azalma gösterse de 2016 verilerine göre 15-17 yaş aralığında 16 bin 396, 15 yaş altı 234 çocuğun doğum yaptığı kayıtlara geçmiştir. 6 yılda 15 yaş altı 2 bin 493, 18 yaş altı toplam 127 bin 928 çocuk erken yaşta evlendirilmiş, cinsel istismara uğramış ve hamile kalmıştır" bilgilerini paylaştı.
'İstismarın üzeri örtülüyor'
TÜİK ve Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2009-2015 yılları arasında bir gün bile yaşayamadan ölen her 10 bebekten 1'inin annesinin çocuk olduğunu ifade eden Gülseren, "Çocuğun varlığının ve gelişiminin korunması için cinsel istismarın önlenmesi şart. Ancak 18 yaş altı hamilelik nedeniyle hastanelere yapılan başvurular adli vaka olarak kabul edilmiyor. Bu başvuruların bildirimi ve takibi yapılmadığı gibi çoğunlukla evlilik yaşına gelmemiş çocuklar temsilcisi ya da hakimin kararıyla evlendirilerek cinsel istismarın üzeri örtülüyor" diye konuştu.
'Göz yumuluyor'
Çocuk yaşta evlendirilmelerin ve istismar sonucu gebe kalınmasının çocukların yaşam hakkını tehlikeye attığını kaydeden Gülseren, "Eğitim olanaklarından yoksun kalmalarına da göz yumuluyor. Ancak hem erken yaş evliliği hem de erken evlilikler teşvik edilmeye devam ediyor" diye belirtti. Bu konuda devletin kaçınılmaz bir sorumluluğu olduğunu ifade eden Gülseren, devletin toplumun gelenek ve görenekleri olarak ortaya çıkan ve çocuğa zarar veren davranışları çocuğun yararı için engellemesi gerektiğini vurguladı.
Açıklamanın ardından postaneye geçilerek, çocuk istismarının boyutlarını gösteren rakamların ve istismarın engellenmesi için ortaya konan taleplerin yer aldığı belge ilgili bakanlıklara ve TBMM Başkanlığı'na fakslandı.








